Tüm Versiyonu (Orjinalini) Göster : piyasaya yeni cıkan veya cıkacak olan ürünler


ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:04
Su soğutmanız için en iyi su pompası Asetek'ten WaterChill 12V

En sessiz ve en yüksek overclock çözümlerine genelde Su Soğutma'dan başka bir şey tavsiye etmek zor. Çünkü havadan yüksek yoğunluğu, akışkanlığı ve ısı taşıma kapasitesi ile su kesinlikle çok daha iyi bir çözüm. Fakat genelde PC'lerde kullanılan pompalar ya akvaryum pompaları ya da akvaryum pompalarından esinlenmiş modeller. Şimdi ise gaz soğutmada ki başarıları ile tanınan Asetek yeni WaterChill 12V serisi ile nihayet su soğutma ile uğraşanların her türlü sorununu çözecek bir model sunmuş oldu. İşte önemli özellikleri ;

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/Waterchill.jpg


İlk defa baştan aşağı sadece PC için üretilmiş bir pompa. Basınç, akım hızı ve enerji tüketimi bu yönde optimize edilmiş.
USB bağlantı özelliği sayesinde bünyesindeki her türlü bilgiyi okuma ve kontrol etme.
Entegre ısı sensörleri ve fan kontrolcüsü sayesinde bilgisayardan kontrol edilebilen ve diğer aksamlarla senkronize edebileceğiniz sistemler.
Profiller hazırlayarak belirli durumlarda pompa hızının, fan hızının hangi sıcaklıkta hangi hızlarda olacağını kayıt edebiliyorsunuz.
Entegre rezarvuarı ile yerden tasaruf ve rezarvuar ışığı ile estetik görüntü. Ayrıca rezarvuar dikkatli dizayn edilerek buharlaşmayı en aza indirgemiş durumda.
12 Volt ile çalışması sayesinde bilgisayar açıldığında otomatik açılabilme. Aynı hattan tüm devre sisteminin, fanların ve LCD ekranın enerjisi sağlanmakta.
Elektro Manyetik Zırhı ile PC'nin diğer bileşenleri ile bir etkileşime girmeyeceği garantisi.
Entegre LCD çıkışı ile isterseniz mini bir LCD panel bağlayarak verileri devamlı okuyup izleyebilme.
Fiyat performans olarak tahminen bulabileceğiniz en iyi çözümlerden birisi.
Fiyatlar 59€ ile 77€ arasında değişmekte. http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/12Vpump_waterchill.jpg

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:05
Kablosuz Internet ve yayıncılıkta yeni denemeler ; XG Technology'den xMax

Kablosuz bağlantı teknolojileri, her geçen gün daha uzak noktalara daha hızlı bağlantı sağlayabilecek şekilde gelişme gösteriyorlar. GSM, GPRS, 3G, Wi-Fi gibi teknolojilerle kişiler taşınabilir ve ya sabit cihazlarla Internete kablosuz olarak ulaşabiliyorlar. Bu teknolojilerin hepsinde ortak nokta kablosuz bağlantının sağlanabilmesi için çok sık aralıklarla baz istasyonlarının kurulu olması gerekliliği. Ayrıca bu saydığımız kablosuz bağlantı çeşitleri genelde Internet kullanımı için yeterli geliyorlar, bu teknolojilerle yüksek çözünürlüklü film veya benzeri yayınlar yapmak olanaksız.

Florida bazlı bir firma olan XG Technology'nin geliştirdiği xMax isimli kablosuz bağlantı teknolojisi, kullanıcılara şimdiye kadar sunulmuş en geniş kablosuz bağlantı alanını ve kablosuz bağlantı hızını vaad ediyor. Radyo sinyalleri üzerine bindirilmiş düşük güçlü fakat yüksek veri taşıma kapasitesi sahip sinyallerin uzak noktalara birbirlerine karışmadan iletilmesini sağlayan teknik, tek baz istasyonu ile 64 kilometre kare alanda kullanıcılara hizmet verebiliyor. Sinyaller basit radyo antenleri ile alınıp yollanabiliyorlar.

xMax'de verilerde herhangi bir sıkıştırma işlemi ve benzeri işlem yapılmıyor sadece uzun mesafelere yayılma özelliği olan fakat fazla bilgi taşıma yeteneği olmayan radyo sinyalleri üzerine düşük güçlü fakat daha fazla veri taşıyabilen birbirinden farklı ve birbirine karışmayan sinyaller bindirilip uzak noktalara gönderiliyor. Aslında bu şu anda antenler vastası ile izlediğimiz televizyon, radyo yayını veya cep telefonundada bu şekilde yapılıyor. Fakat xMax birim alana çok daha fazla sinyali birbirine karışmayacak şekilde bindirebiliyor ve kullanıcılar bilginin geldiği frekans üzerinden yine bilgi gönderebiliyorlar. Telsizde olduğu gibi çift taraflı bir kullanım söz konusu. UHF ve VHF radyo frekansları üzerinden yayın yapabilen xMax, kablo üzerinden de aktarılabilmekte.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/xgxmax.gif

Sağladığı uzak mesafeye erişim ve taşıyabildiği yüksek veri miktarı ile kablo tv şebekesi üzerinden 1000 kanala kadar yayın yapılabilmesi veya HDTV yayınları bu teknoloji ile mümkün oluyor. xMax ayrıca DSL hatlarının santrale olan ve en verimli çalıştıkları uzaklığı 10 kilometreden 20 kilometreye kadar çıkartabiliyor. xMax siyallerini almaya ve göndermeye yarayan entegrelerin maliyetleri yaklaşık 6$ ile 8$ arasında değişiyor. Baz istasyonlarının maliyeti ise 350.000$ civarında.

XG Technology, xMax in geliştirmesini tamamlamış durumda. Firma şu an için xMax ile uyumlu donanımlar üzerinde çalışmalar yapıyor. TV, PDA, telefon ve benzeri cihazlara teknolojiyi uyarlamaya çalışan firma aynı zamanda da lisans antlaşması yapacağı kuruluşlar arıyor. Kendisi entegre veya mobil cihaz üreticisi olmayan firma, teknolojiyi yayıncı kuruluşlara ve üreticilere satmayı amaçlamakta.

WiMAX ve Flash-OFDM gibi geliştirme aşamasında olan ve çok öncelerden duyrulmuş teknolojilere göre kendine ayrılmış ek bir band istememesi, kablolu ve kablosuz aktarıma uygun olması (radyo sinyalleri ile iletim olduğundan fiber hariç) ve kapsama alanı olarak oldukça etkileyici olan xMax, kablosuz bağlantı için gelecekte yeni bir alternatif olacak gibi.

xMax, kablolu kablosuz TV yayınları, kablolu ve kablosuz HDTV yayınları, hızlı Internet, gelecek nesil cep telefonları, IP Phone, görüntülü görüşme gibi bir çok teknoloji ile kullanılabilecek yeterlilikte. İleride basit bir alıcı anten ile kablosuz olarak evlerimizden HDTV yayınları izlememiz xMax ile vaad edilenler arasında. Eğer xMax ve XG Technology hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz haberin sonundaki linke tıklayarak üreticinin sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Tarih/Saat : 09 Temmuz 2005 Cumartesi / 15:16 Sayfanin Linki : http://www.xgtechnology.com/ (http://www.xgtechnology.com/)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:06
Intel Pentium D'yi sunucu pazarına sürmeyi planlıyor[/b]

Çift çekirdekli Opteron serisi Intel için şimdilik hala büyük bir tehdit olarak gözükse de, Intel ilginç bir adım atarak giriş seviyesi sunucularda özel sunucu çipseti ile birlikte Pentium D'yi sunucu dünyasına sunacak. E7230 adlı, Mukilteo kod adlı çipset çift kanal DDR2-667 ram veriyoluna sahip olacak ve watt başına en yüksek performansı Xeon DP'nin elinden alacak. Bus hızı 1066 Mhz destekli olacak olan çipset işlemcinin sunucu dünyasındaki tercih nedeni olacak, zira masa üstü çipsetler sunucu dünyası için çok güvenilir kabul edilmiyorlar. [/b]

Sunucu dünyasında yük paylaşımına uygun yazılımlarla çalışıyorsanız çokca güçlü ve çokca pahalı bir sistem almak yerine ucuz ama daha çok alabileceğiniz sunucular genelde daha mantıklı olmakta. Zira bir yandan güveninirliğiniz artarken (problem çıkması durumda bir sunucu kaybetsenizde hızınız düşer o kadar), bir yandan genişleyebilirliliğiniz artmakta (istediğiniz zaman yeni sunucu ekleyerek talebe cevap verebilirsiniz). Üstelik fiyat performans oranı genelde aşağı kısımlarda daha uygun.

Amd'nin, Pentium D platformuna cevap vermesinin tek şansı yakında duyrulacak olan çift çekirdekli, Registered ram ve ECC gerektirmeyen Soket-939'da sunulacak olan Opteron 1X5 serisi. Zira zaten Opteron çift soket ya da 8 sokete kadar çift çekirdekli sistemleri hali hazırda pazara sunmakta. Şu anda ki tek sorunu tek soketli ucuz ve çift çekirdek imkanı sunan bir platforma sahip olmayışı. Birde blade sunucularda yani ince ufak olan sunucularda Amd çok çok az enerji harcayan Opteron HE ve EE serisinin çift çekirdek versiyonunu çıkarmaya hazırlanıyor.

Intel'in Xeon platformunda çift çekirdeğe geçmesi ise gelecek yılı bulacak. Bensley kod adlı çift çekirdek Xeon'lar 65 nanometre teknolojisinde üretilip, 1066 Mhz bus yoluna , 2 x 2 Mb ön belleğe ve toplam 105 Watt enerji tüketimine sahip olacak. Yine de Pentium D uzunca süre blade sunucuları için hem ucuzluk hem de performans açısından kullanılacağı kesin. Intel böyle bir adım atarak sunucu dünyasında büyük bir başarıya imza atacağı kesin.

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:07
Fujitsu Siemens'den ST5022 Tablet PC ; Nokia'dan S40 3G telefon 6280

Fujitsu Siemens'den parmak izi korumalı, Stylistic Tablet PC ST5022

Fujitsu Siemens, ST50xx ailesinin üçüncü üyesi olan ST5022'in satışına Avrupada başladı. Özellikle parmak izi koruması ve boyutları ile dikkat çeken ürün, sürekli bilgisayara ihtiyaç duyulan ve hareketli çalışılması gereken ortamlarda (inşaat şantiyeleri, depo yönetimi, kurye vb) kullanılmak için oldukça uygun bir ürün.

12.1'' lik 1024x768 çözünürlüğe sahip, yansıma önleyicili dokunmatik TFT ekranı bulunan ve 324 x 220 x 25 mm (yaklaşık bir A4 kağıt kadar) ölçüleri ndeki ürün 1.56KG ağırlığa sahip. ST5052, işlemci olarak Pentium M733 (1.1Ghz) kullanıyor ve standart olarak 256MB ram ve 40GB disk ile gelmekte. Kullanıcı isterse ram'i 2GB a kadar, sabit diski ise 80GB'a kadar yükseltebilmekte.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/speedfsc-stylistic.jpg

Üzerinde entegre olan 855GME grafik yongası sistem belleğiyle paylaşımlı olarak 64MB ram kullanmakta. Harici bir ekranada çıkış verebilen ST5022, ikinci ekrana 1600x1200 çözünürlüğe kadar görüntü aktarabilmekte ve harici ekranla birlikte dahili ekran aynı anda kullanılabilmekte. Böylece ev veya ofis ortamında çoklu ekran desteği sayesinde işlerinizi hızlandırabilirsiniz.

Diğer donanımsal özellikler olarak, 56k V.92 modem, 10/100/1000 Ethernet, Bluetooth 1.2, iki adet USB 2.0 portu, bir Type II PCMCIA Genişleme yuvası, bir Smart Kart okuyucu, kızıl ötesi ve Memory Stick/SD kart okuyucu bulunduran ST5022'de kablosuz bağlantı kullanıcının seçimine bırakılmış. Kullanıcılar isteklerine göre Wi-Fi 802.11b/g veya 802.11a/b/g destekli olarak cihazı alabiliyorlar. Kablosuz bağlantı açıkken ST5022, 5 saat boyunca tekrar şarj gerektirmeden kullanılabiliyor.

Parmak izi okuyucu ve kaliteli bir ekrana sahip olan ürünün yaklaşık 3.800$ olan yüksek fiyatı haricinde eksisi bulunmamakta.

Nokia'dan yeni 6280

Dünyanın en büyük cep telefonu üreticisi Nokia, sürgülü tuş takımına sahip yeni 3G telefonu 6280'ni piyasaya sürmeyi planlıyor. Son modellerin aksine içerisinde S60 serilerinde olduğu gibi Symbian işletim sistemi bulundurmayan 6280, S40 işletim sistemi içeriyor.

1.5 metreye kadar etkili flaşı bulunan 2 megapiksel çözünürlüğünde dijital kameraya sahip olan telefon 3G üzerinden çift taraflı video konferans yapabilmek için ön yüzünde de 640x480 çözünürlükte de bir dijital kameraya sahip. Telefon 320x240 çözünürlükte 256K renk desteğine sahip ekranı ile kullanıcısına resim ön izleme ve wap üzerinden internete erişimde oldukça fazla kolaylık sağlıyor.

10MB dahili hafızaya sahip olan telefon 64MB SD kart ile birlikte gelmekte. Telefon stereo radyoya ve stereo bir müzik çalara sahip. Bünyesinde POP3 / IMAP4 / SMTP serverlardaki maillarınızı okumanızı sağlayan birde posta okuyucusu bulunan 6280, kullanıcılar için hepsi bir arada kullanımı kolay bir çözüm sunuyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/speed6280.jpg

6280 kablosuz bağlantı teknolojisi olarak Bluetooth kullanıyor ve PC ile kablolu bağlantısınıda USB 2.0 portu üzerinden sağlayabiliyor. 115 gram ağırlığa ve 100 x 46 x 21 mm boyurlara sahip telefon avrupada 375 avrodan satışa sunulacak. 6280 hem 3G ağlarda hem de GSM ağlarında çalışabilmekte. Symbian işletim sistemli telefonların sahip olduğu özelliklerle uğraşmaya vakti olmayan ve hızlı basit menülerle işini halletmek isteyenlerin göz önünde bulundurması gereken bir telefon.

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:08
Araç içi modifiyede son nokta ; Araç içi PC'ler

Araç modifiyesi dendiğinde artık motor ve dış görünüşte değişiklik yapmak yeterli gelmiyor. Aracınız dıştan ne kadar iyi görünürse görünsün araç içerisinde en azından iyi bir müzik sistemi ve ya görüntüleme sistemi aracınızı meraklı gözlerle inceleyen kişilerin baktıkları arasında. Durum böyle olunca sektörde ileri gelen firmalar araç içi ses ve görüntü sistemlerine her geçen gün yeni modeller ekliyorlar.

Şu sıralar 1000$ civarı bir harcama ile orta halli bir ses ve görüntü sistemini aracınıza koymanız olanaklar dahilinde. Yolculuklarınız sırasında bu sistemler sayesinde VCD, DVD, DivX izleyebilir veya MP3 dosyalarını çalabilirsiniz. Fakat bu tip işe özel yapılmış multimedya aygıtları yeni çıkan dosya formatlarına ve benzeri gelişmelere kapalı olduklarından belli bir süre sonra ihtiyaçlarınıza cevap veremeyeceklerinden değiştirmek zorunda kalabilirsiniz. Mesela bir sene evvel aldığınız bir DivX oynarıcı bu gün DivX 6.0 ın bütün nimetlerinden yararlanamayan güncelliğini kaybetmiş bir ürün oldu bile.

Araç içi modifikasyonda artık bu tip güncelliğini kaybeden veya tek işe özel yapılmış cihazlara çok güçlü bir alternatif var, bu alternatif hem genişleme özelliği hemde upgrade edilebilmesi ile rakiplerini geride bırakıyor ayrıca yazılım olarakta çok çok yol kattetmiş durumda. Yeni trend araç içi PC sistemleri. VIA ve Intel'in çok az güç tüketen ve az ısınan işlemciler üretmeyi başarmaları ile birlikte masa üstü sistemlerin işlerini görebilecek özelliklere sahip bilgisayarları oldukça küçük kasalar içerisinde monte etmek mümkün oldu. Mini ITX standartlarında bordlar kullanan ve yer yer onbord CPU dahi içeren modelleri olan Micro PC'leri masa üstü sistem olarakta temin etmek mümkün. Bu küçük PC lerin araçlarda, ses sitemleri için düşülen ön konsollardaki boşluklara sığabilen modelleride yurtdışında satılmakta. Soğutma sistemleri ve sarsıntılara karşı dayanıklı yapıları ile araç içi PC ler yol koşullarına hazırlıklılar.



http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/carpcspeed1.jpg





Araç bilgisayarları yurtdışında neredeyse araç içi DVD oynatıcılar ile aynı fiyatlardan satılmaktalar. Örnek vermek gerekirse içerisinde 40GB sabit disk bulunan, 24x CD Romlu, Bluetooth ve Wi-Fi kablosuz bağlantı yetenekleri bulunan, Audigy2 ZS 7.1 ses sistemi destekli ses kartı olan, 7'' 1600 x 1200 çözünürlük destekli dokunmatik ekrana sahip, 512 MB bellekli, Windows XP Home işletim sistemli ve 1.2Ghz VIA Nehemiah CPU bulunan bir sistemin fiyatı yaklaşık 1400$ a gelmekte.

Mini klavyesi, dokunmatik ekranı, kablosuz bağlantı yetenekleri güçlü ses düzeni ve araç için geniş sayılabilecek sabit diski ile 1400$ lık bu araç içi sistem film, müzik, Internet ve PC ile yapılan bütün işleri araç içerisinde yolculuğunuz sırasında yapmanıza olanak verecektir. Öyleki şehirler arası yolculuklarınızda Bluetooth destekli telefonunuzla GPRS veya EDGE üstünden internete bağlanıp sörf yapmanız bu tip bir sistemin yapabildiği basit sayılabilecek işler arasında.



http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/carpcscreenspeed.jpg





Araç içi bilgisayarlara GPS alıcıları takıp konum belirleme ve yön bulma için kullanmakta mümkün. Her ne kadar aracınızın ön konsoluna sığabilecek kadar küçük bir cihaz olsada sonuçta bu cihaz bir PC olduğundan genişleyebilirlik açısından sınırsız olanaklara sahip oluyorsunuz. İsterseniz USB portundan sisteme dilediğiniz cihazı takıp eklenen cihazın genişleme yeteneklerinden de faydalanabilirsiniz mesela yolculuk sırasında EDGE gibi hızlı bir bağlantı ile USB bir kamera üzerinden görüntülü görüşme yapmak inanılmaz bir deneyim olacaktır. Bilindiği üzere Turkcell ülkemizde mobil olarak hızlı Internet erişimi sağlayan ve 56kb analog modemle bağlanıyormuşçasına bir performans sunabilen EDGE kablosuz bağlantı hizmetini vermekte.

Ayrıca dahada ileri uç noktalarda çeşitli donanımlarla motor performansını dahi bu bilgisayarlar ile kontrol etmeniz olası. Günümüzdeki bir çok araçta bulunan bilgisayarlı beyin sistemlerine takılacak bir kontrol cihazı ile bilgisayar üstünden motorun turbo yönetimini kendi ayarlarınızla ele alıyorsunuz. Ve ya motorun performansını grafiklerle direk araç içerisinden izliyorsunuz. Kısacası araç içi PC sistemleri basit birer multimedya istasyonundan çok daha fazlasını sizlere sunabiliyorlar.

Ayrıca bu sistemlerin dokunmatik ekranları genelde S-Video girişlerine sahip oluyorlar ve bu sayede oyun konsolları veya televizyon alıcıları gibi cihazlarıda sisteme dahil etmeniz olasılıklar içerisine dahil oluyor. 1400$ her ne kadar fiyat olarak ilk başta ürkütücü olsada en az 20.000 YTL ödenerek alınan araçların fiyatları yanında oldukça küçük kalmakta. Aracınıza tek cihazla katabileceklriniz düşünüldüğünde araç PC leri arabası olan kişilerin göz önünde bulundurmaları gereken bir genişleme seçeneği.

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:08
Düşük seviye işlemcilerde Sempron ile beklediği başarıyı yakalayamıyan firma şimdi tüm giriş seviyesi işlemcilerini son teknolojilerle donatarak Intel'in pazar payından kapmaya hazırlanıyor. Amd tahminen uzun süredir üretim kapasitesinin sınırlı kalması ile düşük seviye işlemcileri Soket-A'dan bir türlü kurtaramıyordu. Hatırlarsanız sadece üst seviye Sempron'lar yüksek fiyatlarla satılıyordu. Şimdi ise sert giren Amd satış rakamını arttırma peşinde.

Yeni çekirdek sayesinde SSE3, 64-bit gibi komutlar eklendi. Kuzey köprüsü çekirdek üstünde olduğundan ram uyumluluğu geliştirilip farklı boyutlardaki ramlara destek, slotların tam dolu olmasında bile son hızda ramların çalışabilmesi ve daha iyi ram haritalama ile hız birazda olsa arttırıldı. İşte bu E3 revizyonuna sahip çekirdekli modellerin bilgileri ;



Sempron Model Saat Hızı L1 Ön bellek L2 Ön bellek Cool n Quiet Fiyat



3300+ 2000 MHz 128 Kb 128 Kb Var 140 $



3100+ 1800 MHz 128 Kb 256 Kb Var 113 $



3000+ 1800 MHz 128 Kb 128 Kb Var 98 $



2800+ 1600 MHz 128 Kb 256 Kb Yok 83 $



2600+ 1600 MHz 128 Kb 128 Kb Yok 74 $



Yukarda Palermo çekirdekli yani 0.09 micron ya da 90 nanometre teknolojisi ile üretilen 64-bit geçerli modelleri görüyorsunuz. Bir önceki Paris çekirdeği de 90 nm ile üretilmişti ama tüm yenilikleri Palermo çekirdeğindeki gibi içermemekteydi. Bu işlemciler dışında benzer adlandırılmalı ama farklı çekirdek revizyonunu (D0) sahip Paris çekirdekleride var. Bu eski çekirdekler hem daha az teknoloji içeriyor hem de tahminen daha çok ısınıyorlar.

Tavsiyemiz kesinlikle E3 versiyonunu almanız. Dikkat etmezseniz D0 ya da daha eski bir çekirdek bile almanız mümkün. Zira 3100+ da üç farklı çekirdek aynı anda satılmakta. Hatta aynı adlarda ama farklı soketlerde (Soket-A) Sempron satılması ilginç bir durum. Amd'nin en kısa sürede bu karmaşayı temizlesi temennimiz.

AmdZone'un hiç voltaj arttıramadan denemelerinde 2.4 Ghz stabil kullanılabilmiş. Daha iyi bir anakart ve soğutucu ile 2.7 Ghz görmek mümkün olabilir. Tabii ki Sempron platformunun bir açık noktası var oda şu an hala Soket-754 olarak piyasaya sürülmesi. Bu soket Amd'nin tek kanal yollu ram sistemi kullandığının belirtisi. Bu ram hızının çok ihtiyaç olduğu noktalarda bir sıkıntı oluşturabilir fakat Sempron çok iyi overclock olduğundan ram hızıda çok fazla önem arz etmeyecektir.

Ayrıca n-Force 4 çipsetli fakat soket-754 olan çeşitli anakartlar mevcut bunlardanda ülkemizde en çok tanınanı EPoX EP-8NPAJ. İşlemci zaten az önbelleğe ve düşük hıza sahip olduğundan hatta 0.9 nm üretim tekniğini ile üretildiğinden kaliteli bir soğutucu ile çok sessiz bir sistem için uygun bir işlemci.

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:09
Sanyo'dan Xacti C5 ; Video kamera ve 5 MP dijital fotoğraf makinası küçük bir kasadaÜlkemizde ismi kaliteyi çağrıştırmayan Sanyo, yurtdışında ve Japonyada ürettiği kaliteli elektronik eşyalar ile iyi bir yer edinmiş durumda. Bir çok ürününde Sony mekanik parçalarını ve donanımını kullanan Sanyo'nun kaliteli ürünlerini ülkemizde bulmak oldukça zor. Firmanın geçtiğimiz 2005 Mart ayından bu yana satışını yaptığı Xacti C5 dijital kamera ve fotoğraf makinasıda yurtdışında ilgi ile karşılanan oldukça başarılı ürünlerinden.

Sanyo'nun Dünyanın en küçük ve hafif dijital kamerası olduğunu iddia ettiği Xacti C5 kullanım kolaylıkları, görünüşü, ağırlığı ve bu tip bir cihazdan beklenmeyecek hızı ile göz dolduruyor. Ürün 67.5 x 108 x 32 mm boyutlarında ve 142 gram ağırlığındaki alüminyum gövde içerisinde 5x optik yakınlaştırmalı bir dijital kamerayı ve 640x480 / 30 kare sn MPEG4 kaydı yapabilen bir video kamerayı bir arada sunuyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/sanyospeedc5.jpg



Oldukça şık ve ince bir kasaya sahip olan Xacti C5, 1 GB depolama alanına sahip SD karta bir (1) saat MPEG4 video, 30 dakika MPEG kayıt yapabilmekte. Ürünün en etkileyici özelliklerinden biri de video kaydı esnasında tek tuşla beş (5) mega piksel çözünürlüğe sahip fotoğraflar çekebilmesi. Genelde bu tip ürünlerde video kaydı sırasında ancak video çözünürlüğü kadar resim çekmek mümkün olurken Xacti C5, hızlı işlemcisi sayesinde kısa sürede video modundan resim moduna geçip tekrar video çekim moduna geri dönebiliyor. Cihazın kapalı durumdan resim çekme moduna geçmesi de yaklaşık olarak 1.7 saniye sürüyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/sanyospeedc52.jpg

640x480 boyutlarında 30 kare / saniye görüntü kaydı yapabilen Xacti C5, size bir el kamerasını aratmayacak netlikte video kalitesi sunuyor. 5x optik yakınlaştırma yeteneğine sahip ürün, içerdiği image stabilizer sayesinde el titremesinden dolayı oluşan resim bozuklukluklarını en aza indirerek ufak bir sarsıntıdan dolayı, olayı kaçırmanızı engellemiş oluyor. Bu özellik aynı zamanda 5x optik yakınlaştırma esnasında da oldukça işinizi görecek zira yakınlaştırma ne kadar artarsa el titremesinin resme olan etkisi de o kadar artmakta.

Resim çekerken veya video kaydı yaparken kullanabileceğiniz optik bir vizörü olmayan Xacti C5, 2'' boyutunda ve 293 derece dönme kabiliyeti bulunan bir LCD ekran içermekte. Cihazın kasa boyutları göz önüne alınırsa, ekran boyutu ön izleme ve resim çektikten sonra tekrar izleme için oldukça uygun. CCD sensörü ile donanımsal olarak en fazla 5 mega piksel resimler çekebilen ürün yazılımsal olarak resimleri 10 mega piksele kadar büyütebiliyor. Bu yazılımsal büyütme işlemi pratikte hiç bir işe yaramamakta çünkü yazılımsal büyütme esnasında resimde bozulma ve netlik kaybı gerçekleşmekte.

Video kalitesi olarak giriş seviyesi el kameralarına yakın sonuçlar veren ürün resim kalitesi olarak pek tatmin edici değil. Resimleri piyasada oldukça fazla çeşidi bulunan 100, 150$ seviyesindeki ürünlerle eş kalitede olan ürün, farkını 5x optik yakınlaşma ve image stabilizer ile ortaya koyuyor. Bu sayede en azından yakınlaştırma yapıdığında ve el titremelerinde resim üzerinde bozulmalar en aza indirgenmiş durumda. Kapalı ortamlarda resim çekebilmek için dahili Flaşıda bulunan ürün sık sık seyahat eden ve gezdiği yerlerin hem resmini hemde video sunu kayıt altına almak isteyen amatör kullanıcılar için oldukça uygun. Çektiği videoları direk MPEG4 formatında hafıza kartına kayıt ettiği için kullanıcıların videolar üzerinde herhangi bir tekrar işleme veya düzenleme gerek yapmasına kalmıyor. Dosyaları cihazın USB 2.0 desteği sayesinde hızlıca bilgisayarınıza aktarıp anında izlemeye başlayabilirsiniz. Yada cihazın televizyona bağlanabilme özelliği sayesinde resimleri ve videoları direk televizyondan da izleyebilirsiniz.

Yurtdışında 700$ fiyatla satılmakta olan ürün Ülkemizde 1199$+KDV gibi oldukça yüksek bir fiyatla satılmakta. 700$ bile bir çok kişiyi bu ürünü almadan önce düşünmeye sevk edecek bir rakamken 1199$+KDV gibi yüksek bir rakamdan bu tip amatörlere ve işini pratik şekilde çözümlemek isteyenlere yönelik bir ürünü kim alır tartışılır.

Video ve resim örnekleri için : sanyo-dsc.com (http://www.sanyo-dsc.com/english/products/vpc_c5/image_sample/index.html)


Tarih/Saat : 13 Temmuz 2005 Çarşamba / 23:01 Sayfanin Linki : http://www.sanyo.com.tr/digicam/ (http://www.sanyo.com.tr/digicam/)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:09
ATi, nVidia'nın 6600GT ekran kartları ile yakaladığı başarıdan uzun süredir oldukça rahatsız. ATi'nin aynı fiyat seviyesindeki ürünü X700Pro grafik yongasını taşıyan ekran kartları 6600GT nin performansından çok uzakta kalıyorlar, X800 serisi kartlar ise nVidia'nın 6800 serisi kartları ile aynı fiyattan satıldıklarından kullanıcılar eğer fazla para harcamadan yüksek performanslı bir kart almak istiyorlarsa tek seçenekleri 6600GT oluyor.

X800GT hakkında bu güne kadar çıkan haberleri ve bilgileri derlersek ATi, uzunca bir zamandır Internette dolaşan, X800Pro ların fiyatlarının 6600GT lerle rekabet edebilmesi açısından 200$ seviyesine çekilmesi dedikodularının aksine, X800GT adında R430GPU sunun kırpılmış bir halini taşıyan yeni ekran kartları ile 6600GT nin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Rakibinden HDR ve Piksel Shader Model 3 gibi eksikleri bulunan X800GT'nin 6600GT'den daha düşük bir fiyatla piyasaya çıkarak teknolojik olarak eksiklerini fiyatıyla kapatması bekleniyor.

X800GT'nin 128MB lık versiyonunun 140$, 256MB lık versiyonunda 160$ civarında satış rakamları olacağı belirtiliyor. Eğer haberler doğruysa nVidia'nın X800GT çıkar çıkmaz 6600GT ler ve aşağı modellerde bir fiyat düzenlemesine gitmesi yüksek olasılık kazanıyor.

X800GT, grafik kartı R430 grafik yongasının donanımsal olarak iş hattı sayısının 16'dan 8'e düşürülmüş bir versiyonu ve 395MHz çekirdek 700MHz ram hızına sahip. İş hatlarının donanımsal olarak çekirdekten kapalı olarak gelmesi herhangi bir yazılım veya donanımsal müdehale ile kartın iş hattı sayısının yükseltilemiyeceği anlamına geliyor.

X800GT, GDDR3 veya DDR1 hafıza modüllerini destekliyorlar ve 256bit veri yolu desteği ile geliyorlar. Şu an için sadece PCIe arabirimini kullanacak gibi gözüken kartların, ATi'nin çok yakın bir zamanda üretimini tamamladığı ve X800 serisi kartların AGP versiyonlarını üretmek için kullandığı Rialto PCIe-AGP köprü yongası kullanılarak, AGP arabirimi kullanan versiyonlarınında üretilebileceği düşünülebilir.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/x800gtspeed.jpg

Kart henüz piyasaya çıkmadı fakat Japonya bazlı HKEPC.com HIS'in X800GT ekran kartı ile bir kaç test yapmış, bilindiği gibi bu sitede ULI'ın yeni ULI M1695 ve M1567 çipsetlerini kullanan referans anakartın testide yayınlanmıştı. X800GT, 6600GT ve 6600LE grafik yongalarını kullanan ekran kartları ile yapılan testlerde X800GT'nin 128MB'lık versiyonu Doom3 ve Half Life 2 dışında 6600GT ile bire bir aynı skorları almış. Doom3 de tahmin edebileceğiniz gibi 6600GT öne çıkarken, Half Life 2'de de X800GT açık ara öne geçmiş. (Test sonuçları için tıklayınız (http://translate.google.com/translate?u=http%3A//www.hkepc.com/hwdb/x800gt-5.htm&langpair=ja|en&hl=en&ie=UTF-8&oe=UTF-8&prev=/language_tools))

Test'de en dikkat çekici olan kartların beklenenden farklı olması, X800GT'de kullanılan çekirdeğin R430'un bir versiyonu olması beklenirken testde kullanılan kartlar R480 çekirdeği taşıyorlar ve ayrıca daha önceden belirtilen 395MHz işlemci hızı 700MHz bellek hızı yerine testte kullanılan kartların 128MB lık versiyonu 475/780 hızlarındayken 256MB lık versiyon 475/980 hızlarında çalışıyor. Test sonuçlarını dikkatli incelerseniz 256MB lık versiyonun genel olarak testlerde hız ve bellek farkından dolayı hep önde olduğu görülebilir.

Eğer HPEPC.com da yapılan testlerde bir kandırmaca yoksa ve kartlar gerçek X800GT lerse ATi sanılanın aksine daha hızlı ve daha gelişmiş bir çekirdek taşıyan kartlarla 6600GT'nin karşısına sağlam bir rakip çıkartmaya hazırlanıyor. Bundan önce yayınlanan haberlerle, testde kullanılan kartların çekirdek tipi ve işlemlemci / bellek hızları çok farklı olsalarda en azından eski haberlerde yayınlanan kartların çıkış fiyatları doğruysa 160$ a 256MB belleği olan, 256bit veri yoluna sahip 8 iş hatlı X800GT, kullanıcıların sistem toplarken ve ya ekran kartı upgrade ederken ki yeni seçimleri olacaktır.

Tarih/Saat : 03 Ağustos 2005 Çarşamba / 18:39 Sayfanin Linki : http://www.hkepc.com/hwdb/x800gt-1.htm (http://www.hkepc.com/hwdb/x800gt-1.htm)

neten alıntı

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:10
Samsung'dan dev boyutlarda uygun fiyatlı DLP teknolojisine sahip HDTV televizyonlar


Kullanıcılar bir televizyondan neler ister? Büyük olması, renklerin netliği, giriş çıkış portlarının güncel olması ilk başta akla gelenler. Televizyondan beklenen işlevler arasına son günlerde HDTV nin iyice yaygınlaşmasından sonra HDTV yayınlarına uygun yüksek çözünürlük içermesi, bilgisayar bağlantıları bulunması ve dijital yayınlara uygunluk gibi istekler eklendi.

Samsung, HLR5688W 1080p DLP TV ile sizlere, 56'' boyutlatında, 1080p ( 1920 x 1080p) çözünürlükte, havadan veya kablo şebekesi üzerinden yapılan dijital yayınları almaya uygun DLP teknolojisi ile 5000:1 gibi yüksek doygunluk oranlarında renkler gösterebilen bir televizyon sunuyor. ( Digital Light Process- Dijital Işık İşleme teknolojisi hakkında bilgi için sonraki mesaja bakın)

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/samsungdlptcspeed.jpg

HLR5688W, Samsung'un DLP konusundaki tecrubelerinin en üst düzey teknolojilerle harmanlanmış hali. Resim içinde resim gösterme, iki adet HDMI girişi, DVI ve analog bilgisayar girişleri, S-Video girişleri, dijital kablolu yayınlar için bütünleşik gelen kablolu kartı, program akışı gösterebilme 60W gücünde SRS TruSurround XT ses sistemi gibi oldukça üstün özellikler 5000$ gibi makul bir fiyatla kullanıcıya sunulmakta.

Samsung, HLR5688W ile birlikte daha küçük ekran boyutları bulunan 1080p yerine 720p destekli HLR5087W modeli DLP HDTV televizyonuda piyasaya sürmüş durumda. 3700$ gibi daha düşük bir fiyatı bulunan bu model düşük ekran boyutları ve çözünürlüğün yanı sıra üst modelde bulunan iki HDMI girişi yerine sadece bir adet HDMI girişine sahip. bilindiği üzere HD-DVD oynatıcılar ve yeni nesil konsollar (PlayStation 3 ve Xbox360 gibi) HDTV desteği için HDMI girişine sahip televizyonlar istemekteler.

Firma ayrıca 67'' ekran boyutu ile dünyanın en büyük DLP teknolojisine sahip televizyonu olan HLR6768W'yuda 7000$ gibi bir ücretle satmakta. Eğer 56'' bana küçük gelir derseniz 2000$ daha ödeyerek oturma odanıza bir cep sinema kurabilirsiniz.

Tarih/Saat : 02 Ağustos 2005 Salı / 23:22 Sayfanin Linki : http://www.samsung.com (http://www.samsung.com/)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:11
Samsung HLN617W 155 Ekran DLP Projeksiyon TV

Günümüzde büyük ekran teknolojileri arasında DLP teknolojisi müthiş şekilde öne geçmekte. Bunun nedeni CRT ve LCD bazlı projeksiyon tv'lerin görüş açıları ve boyutları tatminkar olmuyor. Hele her yönden kaliteli ama 3-4 sene ömürlü Plazma tv'ler özellikle yüksek fiyatları ile hiç mi hiç iyi bir tercih sayılmazlar. DLP (Digital Light Process- Dijital Işık İşleme) eski ve karışık bir teknoloji olsada boyutları hem küçültebiliyor, hem ucuz oluyor hemde uzun ömürlü olabiliyor. En büyük artılarından biriside tamamen dijital olarak görüntüyü işlediğinden PC gibi aygıtlara ve HDTV yayınlarına doğuştan uyumlu.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/l_HLM617W.jpg http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/HLN617W_side.jpg

Samsung'un son modeli olan 61" lik bu canavarda yurt dışında kısa sürede en iyi seçim haline gelmiş durumda. Üstelik doğal çözünürlüğü 1280x720 piksel olduğundan DVI veya VGA girişleri ile PC'nize bağlayarak oyun ekranı olarakda kullanabiliyorsunuz. Yazılarda aynı netlik ve güzellikle olabiliyor. Hatta yazarlar 4,5 metreden hiç bir font değişikliğine gerek kalmadan kablosuz klavye ve fare ile internette bile gezinebileceğinizi belirtiyorlar. Bunları yapabilme nedeni olan DLP ile ilgili biilgi için bu adresteki (http://www.dlp.com/dlp_technology/dlp_technology_overview.asp)demoyu mutlaka izleyin. Texas Instruments'ın keşfi üretimi olan HD2 çipini kullanan bu tv diğer HD1 çipini kullananlardan kesinlikle daha iyi.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/HLN617W_d3a.jpg http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/HLN617W_win2.jpg

Basitçe anlatmak gerekirse bir yüzeye döşenmiş ve yönlendirmeleri kontrol edilen binlerce minik ayna ile yapıldığı söylenebilir. Bu aynalara tutulan ışık kaynağını eğer ayna ekrana yansıtırsa aydınlık yansıtmaz ise karanlık sağlanıyor. Saniyede 5000 kez kapatıp açılabilen aynalar sayesinde ışığın tonları oluşturuluyor. Renklendirme ise bu yansıtılan ışık hüzmesinin önüne konan bir renk tekerleğinin dönüşüne göre ayarlanıyor. Çeşitli koordinasyonlar sonucunda 16.7 milyon renk elde edilebiliyor. Işık kaynağı lambada 4000-8000 saat ömürlü ve düzenli kullanımla 3 yılda bir 200-300$'lık masraf demek.



http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/unreal_oynarken.jpg

TV'nin tercih nedenlerinden biriside 720p ve 1080i HDTV yayınlarına uyumlu olması. Şimdilerde popüler olan HD DVD ilede çalışabiliyor bu sayede normaldende yüksek bir DVD kalitesi ile filmler izleyebiliyorsunuz. Bunun nedeni DVD'nin ayrıntılarını çıkartan ve medyadan TV'nin ekranına kadar gelen tamamen yüksek çözünürlüklü dijital görüntü. Aşağıdaki inceleme sitelerini mutlaka okumanızı tavsiye ederiz. Tüm bu özelliklere sahip en gelişmiş modelin yurt dışı fiyatıda 3000$ civarında.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/farcry_oynarken.jpg

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/HLN617W_io.jpg

Bizim nokta ise büyük ekran sorunu çeken PC oyun dünyasının bunun gibi monitör sayılabilecek TV'ler ile tekrar popüler olması. Normal TV'lerde gibi bulanık olmayan ve normal LCD ekranlar kadar keskin canlı olan bu TV teknolojisi ile Wide Screen'de (Geniş Ekran), kablosuz gamepad'ler (oyun kolları) ile oyun oynayabilme hayatımızı değiştirebilecek yeniliklerden. Şimdiden WideScreen destekli Unreal Tournament ve FarCry gibi oyunlar mevcut isterseniz 1024x768 ilede ufaltılmış kısımda tüm oyunları oynayabiliyorsunuz.

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:11
Saitek'den kablosuz gamepad ; P3000

Bilgisayarı genel olarak eğlence ve oyun amaçlı kullanan bir çok kişi çevre birimlerine, en az donanım parçaları kadar önem verir. Oyunlarda güzel bir klavye, hassas bir fare FPS ve strateji oyunlarında oldukça fayda sağlarken, iş platform ve spor oyunlarına geldiğinde oyun konsolları ile birlikte ortaya çıkan gamepad lerin sağladığı kolaylık ve rahatlık hiç bir şeyle değişilmez.

Gamepad ler, ele tam oturmaları, iki eli aynı anda kullanma olanağı sağlamaları ve fonksiyon tuşlarına hızlı bir şekilde erişilebildiklerinden oyunculara oldukça fazla olanak sunmaktalar. Gamepad'ler her ne kadar oyun konsolları ile hayatımıza girselerde, PC'ler içinde bir çok marka altında üretilen oldukça fazla gamepad modeli mevcut.

Oyun kontrolleri üretme üzerine oldukça deneyimli bir firma olan Saitek, P3000 Wireless Gamepad ile sizlere yeni nesil konsollarda standart halini alacak olan kablosuz gamepad'lerle oyun oynama keyfini şimdiden sunuyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/p3000.jpg

Saitek P3000, 8 adet programlanabilir fonksiyon tuşu, 2 tane aynı zamanda tuş görevide gören analog kontrol ünitesi, bir adet shift tuşu ve analog aktif/kapalı tuşu içeriyor. Shift tuşuna basıldığında gamepad üzerindeki bütün tuşlar daha önceden belirlenen diğer görevlerini yapıyorlar, tekrar shift tuşuna basıldığında ise tuşlar normal fonksiyonlarına geri dönüyorlar. Kısaca Shift tuşu sayesinde 20 adet programlanabilir fonksiyon tuşuna sahip oluyoruz. Gamepad ile birlikte gelen yazılım sayesinde tuşlara istediğimiz fonksiyonları atamak olası.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/p30002.jpg

Gamepad ile birlikte 2 adet şarj edilebilir pili kurulum CD'si ve masa üstü istasyanu gelmekte. Masa üstü istasyonu, kullanmadığınız zamanlarda gamepad'in dağınıklık yaratmasını önlüyor, kullanılmayan pilin şarj edilmesi işlemini üstleniyor ve aynı zamanda gamepad in bilgisayar ile haberleşmesinde alıcı anten görevi görüyor. Masa üstü istasyonu üzerinden gamepad in hangi frekanstan haberleşeceğini belirlemek mümkün, A ve B konumları bulunan frekans seçenek tuşu sayesinde, 2 adete kadar P3000'i kablosuz olarak sorunsuz şekilde kullanmak mümkün. Masa üstü istasyonu bilgisayar ile bağlantısını USB portundan sağlamakta ve herhangi ek bir güç kaynağına ihtiyaç duymadan USB den aldığı güç ile pilleri şarj edebilmekte.

Game pad üzerinden sinyal gücü ve pil şarj durumu gözlenebiliyor. Bu sayede oyunun en heyecanlı bölümünde pil bitmesi ve ya fazla uzaklaşmanız nedeni ile iletişim eksiklikleri yaşamadan oyun oynayabiliyorsunuz. Saitek P3000'in force feedback desteği bulunmamakta. Neredeyse bütün yeni oyunlar, oyunculara sanal ortamdaki tepkileri force feedback sayesinde hissettirebiliyorlar. Belki pil ömrü açısından ve gamepad'in hafifliği bakımından bu teknolojinin olmayışı bazı faydalar sağlamış olabilir ama son medel bir üründe kullanıcılar bütün teknolojileri bir arada görmek istiyorlar.

Gamepad, 10 metreye kadar sorunsuz bir şekilde çalışabiliyor ve tek şarjda kesintisiz olarak 8 saat oyun süresi sunuyor. Bütün gününüzü oyunlarla geçiren biriyseniz iki pille 16 saat boyunca sadece bir kez pil değişikliği yaparak oyun oynamaya devam edebilirsiniz. Gamepad'in PC ile haberleşmek için RF sinyalleri kullanıyor olmasıda olası kesiklikleri ve iletişim bozukluklarını tamamen önlüyor.

İncelemesi yapılan sitelerde oldukça hafif ve rahat olduğu belirtilen Saitek P3000'in yere düşme gibi durumlarda da hemen bozulmayacak sağlam bir yapıya sahip olduğu belirtiliyor. Gamepad yurtdışında 30$ gibi bir ücretle satılmakta.


Tarih/Saat : 04 Ağustos 2005 Perşembe / 18:30 Sayfanin Linki : http://www.saitekusa.com/usa/prod/P3000.htm (http://www.saitekusa.com/usa/prod/P3000.htm)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:12
Sony PlayStation 3, MacOS X Tiger'ı çalıştırabilecekmi?

Geçtiğimiz günlerde Sony'nin Ingiltere'deki resmi Internet sitesi olan www.sony.com.uk'da firmanın çıkartacağı yeni nesil oyun konsolu PlayStation 3'ün özellikleri hakkında yazılan bir yazıda yer alan "The integrated Cell processor will be able to support a variety of operating systems (such as Linux or Apple's Tiger)" ibaresi Internet'de PlayStation 3'ün Mac OS X Tiger'ı çalıştırabileceği dedikodularının ortaya atılmasına neden oldu.

PlayStation 3'ün içerisinde bulunacak olan Cell işlemcisinin değişik türdeki işletim sistemleri ile çalışabileceğinin belirtildiği yazıda, Linux gibi daha sonradan işlemciye ve donanıma özelleştirilebilecek bir işletim sistemi yanında Apple'ın Mac OS Tiger X'ininde parantez içinde örnek olarak verilmiş olması dedikoduların kaynağını oluşturuyor.

Bilindiği üzere Apple'ın Macintosh larında kullandığı PowerPC işlemciler IBM tarafından tasarlanıp üretilmekteler. Cell, her ne kadar Sony, Toshiba ve IBM'in ortak geliştirdiği bir teknoloji olsa da temelinde IBM'in PowerPC işlemci mimarisi yatmakta. Mac OS X Tiger'ın, Cell ile sorunsuz bir şekilde çalışacağı fikri buradan gelmekte. Firma her ne kadar yeni nesil Macintosh larda Intel bazlı işlemciler kullanacağını açıklasada Mac OS X Tiger PowerPC tabanlı işlemcili Macintoshlarda çalışmakta.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/ps3macosspeed.jpg

Sony'nin PlayStation 3 ile birlikte sabit disk vermiyeceği fakat kullanıcılara 80GB ve 120GB lık kapasitelerde genişleme imkanı sunacağı daha önceden netleşen ayrıntılar arasında. Bunun yanında Sony'nin sabit disklerle beraber kullanıcılara birde işletim sistemi sunması bekleniyor. Bir çok kişi bu işletim sisteminin Cell için uygun hale getirilmiş bir Linux sürümü olacağını tahmin etmekte fakat resmi sitede geçen yazıda Linux'un yanında Mac OS X Tiger'dan da söz edilmesi ve Sony'nin sabit disklerde yüklü olarak gelecek işletim sistemi hakkında resmi bir açıklama yapmaması bu dedikoduları körükleyen etkenler arasında.

Apple tarafından konu ile ilgili bir açıklama gelmemiş durumda fakat firmanın, Sony ile bu tip bir ortaklığa giderek olası ortaklıktan, konsollara çıkacak oyunların, kendi işletim sistemi olan Mac OS X Tiger ile uyumlu versiyonlarınında üretilmesini sağlamak gibi oldukça büyük kazancı olabilir. Firma bu şekilde Intel platformuna geçerken PowerPC tabanlı bir platformda da kazanç sağlamaya devam edebilir. Aslında düşünüldüğünde mantığa uygun gelsede şu an için bu tip bir konu oldukça uzak görünmekte ne Sony tarafından nede Apple tarafından bu konuya işaret eden hiçbir açıklama yapılmamış durumda.

Firmanın eğer bu tip bir olasılığın gerçek olması halinde hem MacOS X Tiger'ı çalıştıran hemde oyun konsolu görevini gören yeni ve daha pahalı bir cihazıda piyasaya sürmesi olası çünkü bilindiği üzere konsol satışlarından sürekli zarar eden Sony, oyun lisans ücretleri ile bunu dengeleyerek kar elde etmekte. Direk konsola işletim sistemi özelliği eklemek yerine daha pahalı bir ürün piyasaya sürmeside olasılıklar dahilinde.

Ufak bir yazıdan çıkan bunca dedikoduları ve teorileri bir kenara bırakıp eğer bu tip bir olay gerçekleşir ve Mac OS X Tiger gibi gelişmiş bir işletim sistemi Sony PlayStation 3 de kullanılabilir olursa neler olur? Biraz da bunu hayal edelim ;

Sony'nin CEO'su Ken Kutaragi tarafından söylenen ve Microsoft Xbox 360'ı Windows işletim sistemini çalıştırabilir bir halde dizayn edecek ve buna 'oyun makinası' diyecekmiş, biz ise konsolumuzu bir çok işletim sistemini aynı anda çalıştırabilecek şekilde dizayn edip buna 'süper bilgisayar' diyeceğiz sözü gerçekleşmiş olacak ve kullanıcılar bir oyun konsolundan çok daha fazlasına sahip olacaklar.

Ofis programları, video/ses işleme, Internet de gezme bir bilgisayar ile ne yapılabiliyorsa PlayStation 3 ilede bunları yapmak mümkün olacak ki bir çok kullanıcı PC'lerini zaten bunlardan fazlasını yapmak için kullanmamakta. Ayrıca video ve ses işleme gibi oldukça fazla işlem gücü gerektiren uygulamalarda Cell gibi karmaşık ve güçlü bir işlemciden faydalanma olanağıda doğacak.

Internet ve Oyun için kullandığımız büyük, gürültücü ve her sene geliştirilmeye ihtiyaç duyan PC'lerimizi oldukça kaliteli grafiklerde oyunlar sunan, her yeni oyunda ek bir donanıma ihtiyacı olmayan ve aynı performansı sunan, küçük, kibar görünüşlü, sessiz konsollarla değiştirme fırsatımız olacak.

Bir çok kullanıcı bu gibi bir durumda son model bir ekran kartı parasına alabilecekleri bir konsola kesinlikle sahip olmak isteyeceklerdir ki o zaman PC satan bir çok merkezde PlayStation 3 için özel bölümler görmek olasılıklar arasına girecektir. Hayali bile ne kadar güzel değilmi? Tabi ki bunların hepsi basit bir parantez içindeki yazıdan üretilmiş bir dedikodunun ardındaki fantazilerden öte değiller ama böyle bir şeyin çok ufak bir ihtimallede olsa olasılıklar arasına girmesi oldukça heyecan verici.



Tarih/Saat : 06 Ağustos 2005 Cumartesi / 18:34

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:12
ATI X850 XT Crossfire testleri ; Crossfire etkili fakat geç kalmış gibi!

Nvidia, SLI teknolojisini tanıtıp piyasaya süreli yaklaşık 8 ay geçmesine karşın ATI'nin çoklu görüntü işleme teknolojisi AMR'den pek bir ses seda gelmemişti. ATI 'nin ilk basın duyurularında AMR 'nin 2005 baharında piyasada olacağı söylensede bu zaman biraz uzadı ve günümüze kadar sarktı. Sounda beklenen zaman nihayet geldi ve ATI'nin AMR (ATI Multi Rendering) çözümü "CROSSFIRE" ismi ile geçtiğimiz aylarda basına tanıtıldı.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/crossfireintro.png

Tıpkı nVidia gibi ATI de kendi teknolojisine uygun bir anakart üretti. "Radeon Xpress 200 Crossfire edition" ismiyle anılan bu anakart, aslında modifiye edilmiş bir Xpress 200 yonga seti taşımakta. Hem Intel, hemde AMD platformu için 2 ayrı model bulunduran anakartın Intel modelinde entegre ekran kartı bulunurken AMD versiyonunda böyle bir seçenek bulunmamakta. Ati'nin bunu yapmasının sebebi kuşkusuz Intel'in entegre grafik pazarındaki tartışılmaz üstünlüğünden biraz pay kapmak.

Gelelim Crossfire kurmak için neler gerektiğine. En baştan da dediğimiz gibi ilk başta bir Crossfire destekli ATI anakart almanız gerekiyor. Bundan sonra gereken şey ise ATI'nin X 8xx serisi bir Crossfire kartını almak. Yönetici kart olarak görev yapacak bu kartın yanına yine herhangi bir X 8xx serisi bir kart takamanız gerekmekte. Burda bir iyi haberimiz var, şu an piyasada satılan tüm pci express X 8xx serisi kartlar Crossfire sistemlerde kullanılabiliyorlar.



http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/Crossfire_R480.jpg
X850XT Crossfire Edition

Özel Crossfire edition kartları temin etmek ise biraz zor olacak zira bu kartları sadece ATI üretecek ve bu çok yüksek adetlerde olmayacak. Fakat firmanın pazarda sorun yaratmayacak miktarda üretim yapacağını ve kullanıcıların ilk haftalarda zorluk çekselerde ilerleyen zamanlarda kart temininde sıkıntı yaşamayacağını tahmin ediyoruz.

Crossfire'ın SLI a göre bariz farkılılıkları bulunmakta, bunlardan en öneli olanı her marka X 8xx serisi kartın ATI'nin Crossfire kartları ile sorunsuz çalışabilecek olması ayrıca Crossfire aktif yapıldığında kullanıcılar çift monitör desteğinide kaybetmemekteler. Bunlara ek olarak ATI, Crossfire ile kullanıcılara her oyunda ek bir optimizasyona gerek kalmaksızın performans artışı sunuyor ve kenar yumuşatma iş yükünü kartlar arasında bölerek yüksek grafik kalitesini çok az bir başarım kaybı ile sağlayabiliyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/speedcrossfire.jpg

ATI'nin Crossfire edition ekran kartlarında Compositing Engine ismi verilen ek bir ünite bulunmakta. Bu ek ünite kartlar arası iş paylaşımı ve son olarak kartlardan gelen bilgilerin işlenip ekrana aktarılması görevini üstlenmiş durumda. Kartlar birbirlerine dışarıdan özel bir DVI kablosu ile bağlanıyorlar, SLI daki gibi içerden bir bağlantı yerine dışardan bağlantı kullanılmasının sebebi; ATI, daha önce yüksek düzey ATI ekran kartı almış olan kullanıcıların her hangi ek bir masraf yapmadan, Crossfire'ın getirilerinden yararlanmasını sağlama amacında ve bu yüzden elde olanı en iyi şekilde kullanarak sistemi dışardan bağlanabilir bir hale getirmiş.

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:13
ATI, Crossfire'da nVidia'nın SLI da sunduğu görüntü işleme metodlarına bir de SuperTiling ismini verdiği ve sadece D3D uygulamalarında aktif olan bir yöntem ekliyor. SuperTiling'de ekran 32x32 piksel boyutlarında karelere bölünüyor ve kartlar eşit olarak bu kareler içinde kalan görüntüleri işliyorlar. Altdaki şekilden daha rahat anlayabileceğiniz yöntem ile, sahnedeki yük olabilecek en eşit şekilde ekran kartlarına dağıtılmış oluyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/tiling1.jpg

ATI, Super AA adını verdiği yöntem ile AA yükünü kartlar arasında bölüştürerek 14x AA ya kadar kullanıcılara seçenek sunabiliyor. Ayrıca 8x AA veya 4x AA seçeneklerinde SLI'a göre oldukça büyük bir avantaj sağlayarak AA yükünü kartlar arasında eşit olarak dağıtıyor ve oldukça fazla performans artışı sağlıyor. (Crossfire hakkında daha ayrıntılı bilgi için bit-tech.net (http://www.bit-tech.net/hardware/2005/06/02/crossfire_preview/1.html)'i ziyaret edebilirsiniz)

Crossfire hakkında bir ön tanıtım yaptıktan sonra kartların performansına geçebiliriz. Anandtech'de yapılan X850 XT Crossfire testlerinde ATI'nin şu anki en hızlı kartları nVidia'nın en hızlı kartı olan ve geçtiğimiz haftalarda piyasaya sürülen 7800GTX ve 7800GTX SLI ile karşılaştırılmış. ATI uzun süren sessizliğin ardından gerçekten oldukça etkili bir çözüm geliştirdiğini testlerde kanıtlarcasına Crossfire ile her testte oldukça tatmin edici sonuçlara ulaşmış. Özellikle AA açık olduğu zamanlarda X850 XT Crossfire'ın çok ufak farklarla 7800GTX SLI'ın hemen ardında kalması, bu teknolojinin ne kadar verimli çalıştığının bir göstergesi.



http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/splintercell.jpg Anandtech.com da yapılan Crossfire Splinter Cell Chaos Theory Testleri

Splinter Cell Chaos Theory, son günlerdeki en popüler oyunlardan biri. Piksel Shader Model 3 desteğide bulunan ve grafikleri oldukça iyi gözüken oyunda 1600x1200 çözünürlükte yapılan testlerde Crossfire AA kapalı iken 7800GTX'i burun farkı geçerken devreye AA girdiğinde 7800GTX SLI ile başabaş sonuçlar alıyor. ATI'nin geliştirdiği yük dağılım teknolojisi gerçekten göz kamaştırıyor. Rakibine göre oldukça geç çoklu kart desteğine geçsede ATI, rakibinin bütün eksiklerini kapatarak çok daha iyileştirilmiş bir çözüm sunduğunu gösteriyor.



http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/doom3crossfire.jpg Anandtech.com da yapılan Crossfire Doom3 ve HalLife2 Testleri

Half Life 2 ve Doom 3 hiç kuşkusuz oyun severlerin çok uzun süre sabırsızlıkla bekledikleri ve FPS türünde şu ana kadar yapılmış en başarılı oyunlar. Doom 3 genel olarak nVidia kartlar için çeşitli optimizasyonlar içerirken Half Life 2, açık bir şekilde ATI kartları desteklemekte. Anandtech'in bu iki oyunda 1600x1200 çözünürlükte 4x AA açık olarak yaptığı testlerde nVidia'nın her iki oyundada 7800GTX SLI ile bariz bir üstünlüğü olduğunu görüyoruz. ATI X850 XT Crossfire'ın Doom 3'de 6800Ultra SLI'dan da geri kalması oyunun nVidia kartlar için çeşitli optimizasyonlar içeriyor olmasına bağlanabilir fakat Half Life 2'de farkın açık olması düşündürücü.

Anandtech.com da yapılan bütün testlere ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz (http://www.anandtech.com/printarticle.aspx?i=2477). Testlerden çıkan sonuçları yorumlarsak ATI'nin uzun süre beklemeye değecek oldukça güzel bir teknoloji geliştirdiğini söyleyebiliriz. AA açıkkenki performansı ve kartların her oyunda sürücü optimizasyonu gerektirmeden performans artışı sağlayabiliyor olmaları SLI ya göre Crossfire'ı oldukça üstün kılıyor. Fakat firmanın 7800GTX çıkana kadar bu teknolojiyi yetiştirememiş olması (Bir kaç haftaya kadar 7800GT lerde piyasada olacaklar) ve X850 XT lerin fiyatları göz önüne alındığında kullanıcıların bu teknolojiye geçmeleri pek mantıklı gözükmüyor. Ayrıca testler yayınlansalar bile şu sıralar Crossfire bir sistem kurmak için gerekli parçalar hala piyasada bulunamamaktalar.

X850 XT SLI sistem kuracak kullanıcılar, 150$ daha fazla harcama ile 7800GTX SLI yada biraz bekleyerek aynı paraya 7800GT SLI bir sistem kurabilirler ki nVidia'nın 7800 SLI'lı çözümleri şu an fiyat/performans olarak daha mantıklı gözükmekteler. ATI'nin bu tip bir teknoloji geliştirmesi kısa vadede kullanıcılara ve firmaya birşey kazandırmayacak gibi gözüksede uzun vade de firmanın yeni nesil ekran kartları çıktığında dahada olgunlaşmış olacak Crossfire, nVidia'nın SLI mimarisinde bazı değişikliklere gitmesini gerektirebilir. Her yeni teknolojide olduğu gibi kimin galip geleceğini ve piyasanın tepkisini bizlere zaman gösterecek.

Tarih/Saat : 05 Ağustos 2005 Cuma / 21:31

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:13
Sony PSP için çoklu ortam genişleme aksesuarları

Sony PSP için kolay yoldan video hazırlama ; Hori Memory Stick PRO Duo Video Recorder

Sony PSP, oldukça iyi grafikler sunabilen güçlü bir taşınabilir oyun konsolu olmasının yanında video oynatma, resim görüntüleme, müzik çalma gibi çoklu ortam kabiliyetleride içermekte. Sony'nin konsolun çıkışının hemen ardından piyasaya UMD filmler sürmesinin ardından konsolun video oynatım yetenekleri en az gelişmiş grafiklerde oyunlar sunabilmesi kadar konuşulur oldu.

PSP'de kullanıcılar sadece UMD filmlerle sınırlı değiller, dilerlerse Memory Stick'e yükleyecekleri MPEG4 kodlamasına sahip filmleri konsolarından izleyebiliyorlar. Oyun konsolları için aksesuarlar üreten Japonya bazlı Hori, PSP'niz için kolay bir şekilde film hazırlamanızı sağlayan, Memory Stick PRO Duo Video Recorder isimli bir cihazı piyasaya sunmuş durumda.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/horispeed.jpg

1GB lık Memory Stick hafıza kartına kalitesine göre 150 dakika ile 1070 dakika arası video kaydı yapabilen cihaz, en yüksek kalitede 320x240 piksel 30 kare/sn 768kbps görüntü ve 128kbps Stereo ses kaydı yapabiliyor. Tamamen bilgisayar bağımsız çalışan cihazı televizyona ve ya video kameraya bağlayarak kullanmak münkün.

Dilerseniz bilgisayarınızın TV çıkışını kullanarak siz diğer işlerle uğraşırken , normal encode işlemine nazaran uzun sürecek olsada hiç performans kaybı yaşamadan bu cihaz sayesinde PSP'niz için video kayıtları oluşturabilirsiniz. Ürün şu an için sadece yurtdışında satılmakta ve satış fiyatı 105$

NYKO Theater Experience ile Film zevkinizi ve şarjınızı 2 ye Katlayın

PSP'niz ile film izlerken eğer yakınlarınızda cihazı koyabileceğiniz bir masa ve ya benzeri bir yer varsa PSP'nizi elinizde tutmaktan kurtuluyorsunuz fakat bu seferde cihazın güvenli ve dik bir şekilde kalması sorun yaratabilir ve ya kulaklık gerektirmeyen bir ortamda sesleri direk hoparlörlerden duymak isteyebilirsiniz.

NYKO Theater Exprerience, PSP için dizayn edilmiş bir genişleme aksesuarı. Aliminyum koruyucu bir kutu olarakta görev yapan ürün, PSP için ek batarya, stereo hoparlör ve çift kulaklık çıkışı genişlemeleri saplıyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/horispeed2.jpg

Cihazı güvenli bir şekilde taşımanızı sağlayan NYKO Theater Exprerience, içerisindeki şarj edilebilir ek batarya sayesinde pil ömrünü 2 katına çıkartıyor. Böylece uzun süreli yolculuklarda kesintisiz film izlemeye devam edebilirsiniz. Yurtdışında 80$ ücretle satılmakta olan NYKO Theater Exprerience, PSP'si ile film izlemekten hoşlananların sahip olmak isteyebilecekleri bir ürün.

PSP Stereo Station ; Müzik dinlerken ek ses gücü isteyenler için

NYKO Theater Exprerience, da olduğu gibi PSP'niz için stereo hoparlör genişlemesi sunan set, özellikle güçlü ses çıkışı ve bass üstüne yoğunlaşmış. PSP'niz için aynı zamanda boyutu ayarlanabilen stand görevide görmekte özellikle film izlerken oldukça yararlı.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/horispeed3.jpg

Cihaz, enerjisini PSP'nin bataryasından, şarj adaptöründen ve ya ek olarak alınabilecek pilden sağlayabiliyor. Eğer çevremizde priz yoksa hoparlörleri ek bir bataryayla beslemek oldukça mantıklı zira çekecekleri güç PSP'nin şarj süresini oldukça azaltacaktır.

Ürünün yurtdışı satış fiyatı 60$ ile 70$ arasında değişmekte.

Tarih/Saat : 08 Ağustos 2005 Pazartesi / 17:59

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:14
Lian Li'den ofisiniz için Alüminyum çalışma masası ; Lian Li F1


Kullanıcıların bir çoğu, gerek iş gerek ev olsun günümüzde bilgisayar başında 4 saatten daha fazla vakit harcıyorlar. Internet'in yaygınlaşması, otomaston sistemlerinin gelişmesi, her geçen gün bilgisayar başında geçen süreyi uzatmakta. Harcanan zamanın büyüklüğünü baz alırsak, eğer zorunlu ve ya keyfi olarak en az 4 saat belli bir alanda duracaksak, orasının düzenli ve ihtiyaçlara cevap verecek düzeyde olması gerekir ki yaşam kalitemizi üst seviyede tutalım.

Söz ettiğimiz alan, konu iş ve bilgisayar olunca, tabi ki çalışma ve bilgisayar masası oluyor. Sadece iyi bir bilgisayara sahip olmanın yanında bu sistemi yerleştirmek ve kullanmak için işe özelleştirilmiş bir masamız yoksa, duyduğumuz rahatsızlık yaptığımız işten ve oynadığımız oyundan keyif almamızı engelleyecektir. Piyasada bir çok mobilya üreticisinin ürettiği bilgisayar ve çalışma masası modeli mevcut, bunlar genelde ahşap yapılı masalar ve mobilya tasarımcıları sektörün içinde olmadıkları için pekte kullanıcı dostu tasarımlara sahip oldukları söylenemez. Genellikle mobilya tasarımcıları ofiste ve ev de kullanım kolaylığından daha çok masalarda görünüşe önem vermekteler. Dünyanın ileri gelen kasa üreticilerinden Lian Li, piyasada profosyonel ofis ve ev kullanımı ihtiyaçlarını karşılamak için, tamamı alüminyumdan imal edilmiş, çizilmeye ve darbeye dayanıklı oldukça kaliteli çalışma ve bilgisayar masasını piyasaya sürmüş durumda.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/lianlif1speed1.jpg

Lian Li F1 alüminyum bilgisayar masası, kullanıcıların ofis ve bilgisayar başında çalışma ihtiyaçlarını bir arada gidermek ve ev kullanımından önce ofis kullanımı düşünülerek imal edilmiş bir masa. Çanta koyacağından, anahtarlı çekmecelere kadar ayrıntıların düşünüldüğü masada ayrıca Lian Li'nin PC-V1000 modeli kasası gömülü olarak gelmekte. Kabloların gizlenmesi için içerisinde kanallar olan masa, hafıza kartı okuyucu, ethernet girişi ve yerleşik elektirik prizleri gibi ayrıntılarıda barındırmakta.



http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/lianlif1speed2.jpg
Kart okuyucu, USB çıkışları, Ethernet girişi, kulaklık mikrafon giriş çıkışları ve telefonunuz için priz her şey düşünülmüş

Lian Li F1 , özellikle para gibi sert cisimlerle zorlansa dahi çizilmeyecek bir kaplama içeriyor, böylece ürünün ilk aldığınız günkü gibi kalması garantilenmiş. Kabloların göz önünde durup dağınıklık yaratmaması için masanın tasarımında kullanıcının ihtiyacı olacak kablolama ihtimalleri düşünülerek iç kısımlara tüneller ve ek güç prizleri yerleştirilmiş. Aşağıdaki resimde de görebileceğiniz gibi, kasanın hemen alt kısmında daha sonra üzeri kapatılabilen güç girişleri bulunmakta.



http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/lianlif1speed3.jpg
Kalem ve benzeri ofis malzemeleri için özel çekmece ve masa altında gizli elektirik prizleri

Ofis ortamında çalışma masaları, bilgisayar ile çalışılmasının yanında dosyaların incelenmesi, gerekli evrakların okunup imzalanması gibi işlemler içinde kullanılmakta ve masanın genel görünümü bazı yerler için büyük önem taşımakta. Lian Li, F1 ile oldukça ince ayrıntılara sahip iyi düşünülmüş bir bilgisayar masası yanında kullanıcılara, bütün ofis ihtiyaçlarını giderebilmeleri için araçları bulunan ve iyi görünümü ile ofisinizi zenginleştirecek çalışma masasınıda beraber sunmakta.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/lianlif1speed4.jpg

Ofisinizin tasarımına uygun olarak metalik gri ve siyah renk seçenekleri bulunan Lian Li F1'in boyutları modele bağlı olarak değişmekte. Masanın, 176 x 79 x 77 cm (Lian Li F1) ve 154.5 x 79 x 77 cm (Lian Li F2) olmak üzere iki farklı boyutu mevcut. Yurtdışında 2850$ etiketle satılan masanın direk ofis kullanımı için dizayn edilmiş bir ürün olduğunu düşünürsek fiyatı oldukça makul kalmakta. Günümüzde kaliteli ahşap çalışma masaların fiyatları 5000YTL ye kadar çıkabilmekteler

Tarih/Saat : 09 Ağustos 2005 Salı / 17:52 Sayfanin Linki : http://lian-li.com/Product/OA/OA_F1.htm (http://lian-li.com/Product/OA/OA_F1.htm)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:14
Kalite kayıpsız, yüksek kalitede kablosuz ses aktarımı ; BardOne ve BardUSB

Ev ve ya iş yerine kurulacak olan kapalı devre müzik sistemlerinde, eğer birden fazla hoparlör kullanılıcaksa kablolama büyük sorun yaratmakta. Duvar delmek ve ya kabloları kutular içerisinden geçirerek gizlemek hem çok zahmetli hem de görüntüyü bozan etkenler arasında. Fakat son zamanlarda elektronik cihazların kablolardan kurtulup, radyo dalgaları ve ya ışık ile haberleşmeleri sayesinde kullanıcılar büyük ölçüde bu tip kablolama sorunlarından kurtuldular.

Kablosuz bilgi ve ses taşımada sinyal kalitesi ve alıcı ile verici arasında ulaşılabilecek en uzun uzaklık önem taşımakta. Bilgi alış verişinde uzaklık arttığında, bilgi transfer hızı düşerken, ses aktarımında uzaklıkla beraber ses kalitesinde düşüş meydana gelmekte. Bilgi aktarım hızındaki düşüş çoğu zaman önemsenmesede, konu ses olunca kalite bozulması kabul edilemez olmakta.

Sonneteer, geliştirdiği kablosuz kaynaktan alıcılara ses aktarımını sağlayan ürünlerde kullanıcılara, kablosuz özgürlüğün yanında olabilecek en iyi ses kalitesinide bir arada sunuyor. İster USB portundan bağlanan BardUSB, isterse bütün ürünlerle uyumlu olarak çalışabilen BardOne olsun, cihazlar kaynaktan alınan ses sinyallerini alıcı hoparlörlere hiçbir sıkıştırma yapmadan ve kaliteyi bozmadan aktarıyor. Kablosuz veri iletişimi için 2.4GHz bandında radyo frekansı kullanan cihazlar 8 ayrı kanalda stereo yayın yapıyorlar.



http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/bardusb.jpg Bardone iPod, müzik seti veya benzeri sistemlere bağlanabilirken, BardUSB PC ve Mac sistemler için kablosuz ses aktarımı sağlamakta

BardOne ve BardUSB beraberlerinde BardOne RX ses alıcı ile beraber gelmekteler ve kullanıcı ne kadar fazla BardOne RX alıcı alırsa o kadar fazla odaya ses dağıtabilmekte. Firma ayrıca standart ses alıcıdan memnun olmayanlar için BardThree adında BardOne ve BardUSB'nin yaydığı sinyalleri alma kabiliyeti bulunan, direk prize takılarak kullanılabilen 120x65x65 mm boyutlarında ek bir alıcı cihazda üretmekte. Kanal başına 25W toplamda 50W RMS ses çıkışına sahip olan BardThree, anfisi bulunmayan hoparlörler ile de sorunsuzca kullanılabiliyor.



http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/bardthree.jpg Bardthree, alıcı cihaz istenen hoparlör ile kullanılabiliyor. Birden fazla alıcı ile bir çok odaya aynı anda yayın yapmak mümkün.

Sonneteer, tarafından sunulan kablosuz ses aktarım setleri 20 ile 40 metre arası uzaklıklarda çalışabiliyorlar. CD kalitesinde ses aktarım yetenekleri olan ürünler, 8 farklı kanaldan yayın yaptıkları için 8 farklı kaynaktaki ses istenirse herhangi bir parazit ve ya benzeri karışma yaşamadan değişik odalara kablosuz olarak aktarılabiliyor.

Sonneteer, şu an için sadece stereo ses aktarımı yapabilen ürünler üretiyor olsada gelecek nesil vericilerde SPDIF girişinede yer verecek ve bu sayede Dolby Digital ve DTS Surround ses aktarımı kablosuz olarak mümkün olacak. Cihazlar ev kullanımından daha çok kablolamanın sorun yaratacağı iş ortamları için düşünüldüklerinden fiyatları biraz pahalı. BardOne ve BardOne RX set halinde 825$ a satılmakta, BardUSB ve BardOne RX alıcı devrenin fiyatı ise 599$, eğer alıcı devre olarak daha kaliteli bir ürün olan BardThree'yi isterseniz bu sefer BardUSB ve BardThree beraber 700$ a mal olmakta.

Ses kalitesinden ödün vermediği için profosyonel kablosuz ses aktarımı gereken mekanlarda kullanılabilecek ürünler şu an için sadece yurtdışından temin edilebilmekteler.

Tarih/Saat : 10 Ağustos 2005 Çarşamba / 18:03 Sayfanin Linki : http://www.sonneteer.co.uk/bard/ (http://www.sonneteer.co.uk/bard/)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:15
nVidia 7800GT ; 399$'a yüksek irtifa uçuş

Nvidia'nın 7800GTX'i piyasaya sürmesinin üstünden bir aydan fazla geçmeden 7 serisi GPU ailesinin yeni üyesi 7800GT'de piyasada kullanıcıların beğenisine sunuldu. Nvidia bu sene uygulamaya başladığı yeni pazarlama kampanyası ile yeni grafik işlemcilerini resmi olarak duyurduğu anda bu duyrulan grafik işlemcisini taşıyan ekran kartlarını piyasada bulmak mümkün oluyor. Rakibi ATi'nin Crossfire teknolojisini bir çok sitede testleri yayınlanmasına rağmen hala kullanıcılara ulaştıramadığını düşünürsek, nVidia'nın bu taktiğinin kullanıcılar üstünde oldukça fazla olumlu etki bırakacağı kuşku götürmez bir gerçek.

Yeni GPU 7800GT, 7800GTX de olduğu gibi G70 yongası taşıyor fakat 7800GT de bulunan yongada 4 Piksel Shader ve 1 Vertex Shader kapatılmış durumda ayrıca GPU/Bellek saat frekansları üst model 7800GTX e göre daha düşük. Bu durum, teknoloji olarak yeni GPU'nun 7800GTX'in desteklediği bütün yeni filtreleme ve kenar yumuşatma gibi teknolojilere tam destek verdiği, tek farkın hız olduğu anlamını taşıyor. Kartın soğutma sistemi ve dizaynı tamamen 7800GTX ile aynı belki ilerde riva tuner tarzı programlarla kapalı iş hatlarını açmakta mümkün olabilir.

7800GT, fiyat olarak 6800 Ultra nın yerine konumlandırılacak bir ürün. Yurtdışında 399$ gini oldukça düşük bir rakamla piyasaya sunulan 7800GT, 6800 Ultra ile aynı fiyat seviyesinde kalacak. Nvidia'nın oyun severler tarafından fiyat/performans olarak oldukça beğeni toplayan ürünleri 6800GT ve 6800'ün yurtdışında 299$-199$ seviyelerinde olmaları ile firma hem üst düzey hem de orta düzeyde oldukça kaliteli ürünler sunuyor duruma geldi. ATi'nin X800XL GPU larını taşıyan ekran kartlarının 300$ seviyesinde satıldığını ve yeni çıkacak olan X800GT lerin ise 150$ seviyesinde satılacak olduğunu düşünürsek, bu durum karşısında ATi'nin de yakın bir zamanda tekrar fiyat düzenlemesi yapacağı söylenebilir.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/7800gtspeed.jpg

Standart hali ile 20 Piksel Shader ve 7 Vertex shader ünitesine sahip olan 7800GT, 400MHz işlemci 500MHz (x2 1GHz) bellek hızına sahip. İşlemci ve bellek hızı olarak 6800 Ultradan düşük olsada Piksel ve Vertex shader ünitelerinin fazlalığı yüksek çözünürlüklerde 6800 Ultra ile arasında çok fark açılmasını sağlıyor özellikle AA ve AF açıldığı zamanlarda fark oyuna göre %50 yi geçebiliyor. Güç gereksinimleri olarak 7800GTX'den farklı olmayan 7800GT, tek kullanımda 350Watt SLI kullanımında ise 500Watt bir güç kaynağına ihtiyaç duymakta. Son zamanlarda oldukça fazla önem kazanan güç kaynaklarını, sistemi toplarken o anki ihtiyaçların üzerinde almak olası sistem yükseltmeler esnasında size avantaj sağlayacaktır.

Anandtech.com'un yaptığı 7800GT testlerinde beklenildiği gibi yeni GPU, 6800 Ultradan daha iyi sonuçlar veriyor özellikle yüksek çözünürlüklerde devreye AA ve AF girdiği zamanlarda fark iyice açılıyor. 7800GT'nin sahip olduğu fazladan Piksel ve Vertex Shader üniteleri burada farkın açılmasında etkili olan faktörler. Fakat kart saat hızı ve iş hattı sayısının azlığına rağmen 7800GTX'i oldukça yakından takip ediyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/7800gtspeedbattlefield.jpg

Oldukça yeni bir oyun olan ve güzel grafiklere sahip Battlefield 2 ile yapılan testde 7800GTX ve 7800GT, SLI modunda iken oldukça yakın sonuçlara imza atmışlar. 2048x1536 gibi oldukça yüksek bir çözünürlükte yapılan testde 4x AA açıldığında ise 6800 Ultra oynanabilir hızda kalamazken 7800GT tek başına oyunu bu değerlerde 36.2 kare ile oynanabilir seviyede tutmayı başarmış. (Daha fazla oyun içeren testler için buraya tıklayınız (http://www.anandtech.com/video/showdoc.aspx?i=2496&p=1))

Görülen o ki nVidia yine oldukça iyi bir iş çıkarmış ve 399$'a olabilecek en iyi kartı kullanıcılara sunuyor. Piksel Shader Model 3, HDR, SLI ve SLI'ın yardımı ile de olsa çok işlemcili ekran kartları gibi bir çok teknolojik gelişmeye izin veren 6 ve 7 serisi grafik işlemcileriyle pazarda yerini sağlamlaştıran nVidia, ATi'nin geç kalan Crossfire, Piksel Shader Model 3 ve HDR gibi desteklerininden oldukça fazla avantaj sağladı. Yurtdışında resmi olarak duyrulduğu ilk gün 11 Ağustos'dan itibaren alınabilir olan 7800GT'nin saat hızları arttırılmış fabrika çıkışı overclocklu versiyonları dahi piyasada yerlerini aldılar.

Artık monitör limitlerine takılan çözünürlüklerde oyunlar oynamanızı sağlayan yeni nesil grafik işlemcileri ve F.E.A.R, Battlefield 2 gibi SLI ve DirectX 9.0 standartlarını sonuna kadar kullanan oyunlar sayesinde kullanıcıların oyunlardan aldıkları deneyim bir üst seviyeye taşınıyor. Nvidia 6 serisi ile yakaladığı başarıyı 7 serisi GPU larında da devam ettirerek, pazar lideri olan konumunu dahada sağlamlaştırıyor.

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:16
Adidas ve Polar Electro'dan ilk Akıllı Antreman giyim eşyası seti


Geçtiğimiz günlerde Adidas ve Fusion isimli proje için bir araya geldiği elektronik kalp ritmi izleme ve benzeri spor malzemeleri üreticisi Polar Electro, dünyanın ilk hepsi bir arada antreman setini basına tanıttılar. Daha öncesinde akıllı ayakkabı ile, bir koşu ayakkabısının içine mini bilgisayar ve taban yumuşaklığı ayarlayan bir sistem yerleştirerek dikkatleri üzerine çeken firma, Polar Electro gibi konusunda uzman bir firma ile çalışarak atletler ve profosyonel spor ile uğraşanlar için yaptıkları aktiviteler esnasında kalp atış hızı, hız ve alınan yol gibi bilgilerin izlenip kayıt altına alındığı ayakkabı ve elbiseden oluşan bir set geliştirdi.

Sistem kalp atışlarını izlemek için, tişörtün içine örgü esnasında gizlenmiş olan fiber kablolalardan yararlanıyor. Bu kabloların tişörtün üretimi esnasında içe gizlenmesinin nedeni göğüs hizasına kalp atışı izlemek için kullanılacak herhangi bir kemer ve ya benzeri aksesuarın takılmasını önlemek. Bu sayede atlet sadece üstüne tişörtü giyerek aynı zamanda kalp atışlarınıda izleyen bir sistemi kuşanmış oluyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/adidasspeed.jpg

Tişörtün içinde gizli olarak bulunan fiber örgüler tişörtün önüne yerleştirilmiş olan Polar Electro'nun geliştirdiği Polar Wear Link cihazına bağlanıyorlar. Bu cihaz topladığı bütün verileri kablosuz olarak saat içerisine gizlenmiş olan Polar RS800 giyilebilir bilgisayara aktarıyor. Bileğe takılan bilgisayardan o anki bütün veriler gerçek zamanlı olarak kayıt edilip, izlenebiliyor. Sistemin hız ve mesafe ölçümlerini yapabilmesi için birde özel dizayn edilmiş ayakkabı bulunmakta. adiStar Fusion shoe, içerisinde bulunan oldukça hafif Polar S3 adım algılayıcısından elde ettiği bilgileri yine kablosuz olarak RS800 giyilebilir bilgisayara aktarak işlenmesini sağlıyor. RS800 tarafından kayıt altına alınan veriler istendiği taktirde masa üstü bilgisayara aktarılarak performans grafiği oluşturmak ve yapılan antremanların ne kadar etki ettiğini görmek mümkün.

Firmanın belirttiğine göre dünyanın ilk kişisel kalp atış hızı, mesafe ve hız bilgilerinin kayıt edilip izlenebildiği giyilebilir seti olan Fusion ailesi spor ürünleri 2006 ilkbaharında 640$ gibi bir fiyatla yurtdışında satışa sunulacaklar. 640$ karşılığı alınacak set ile kullanıcılar tişört, giyilebilir bilgisayar RS800 ve adiStar Fusion shoe koşu ayakkabılarının sahibi olacaklar. Adidasın ayakkabı ile başlayıp sonunda kişisel antreman takip sistemine dönüşen akıllı spor cihazları gelecekte bilgisayar teknolojilerinin ne kadar büyük rol oynayacağının göstergesi. Eskiden sadece isim yapmış profosyonellerin kullandığı pahalı izleme setlerine artık her seviyedeki sporcu erişebilir olacak.

Tarih/Saat : 13 Ağustos 2005 Cumartesi / 17:25 Sayfanin Linki : http://www.adidas-polar.com/ (http://www.adidas-polar.com/)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:16
Logitech'den hızlı oyunculara yeni Fareler ve Klavye ; G5, G7, G15

Günümüzde PC oyun pazarındaki büyüme bir çok üreticinin kullanıcıların daha rahat oyun oynayabilmeleri için donanımlar üretmesine neden oldu. Oyun için gamepad ler, direksiyonlar üreten firmalar bununlada yetinmeyip özel klavyeler ve fareler'de ürettiler. Konu oyun ve PC çevrebirimleri olunca akla ilk gelen firmalardan Logitech, profosyonel oyuncular için yeni nesil fare ve klavyesini geçtiğimiz günlerde resmi olarak tanıttı. Önümüzdeki günlerde çıkması beklenen G5, G7 fare ve G15 klavye ile firma daha fazlasını isteyen oyuncuları tatmin etmek için elinden geleni yapmış gibi görünüyor.

Firmanın kablolu oyun faresi olarak piyasaya süreceği en yeni ürün olan Logitech G5, deneyimli FPS ve RTS oyuncularının hız ve kontrol ihtiyaçlarını karşılamak üzere dizayn edilmiş. Aynı MX1000 de olduğu gibi lazer ile okuma yapan G5, MX1000 den farklı olarak tam 2 kat daha fazla çözünürlük sunmakta (2000 DPI). Saniyede 500 örnekleme alarak bilgisayara yollayan fare USB portunun bütün band genişliğini kullanmakta. Standart farelerde bu değerin 200 civarında olduğu düşünülürse performans artışı oldukça yüksek.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/g5speed1.jpg

Logitech G5 ile kullanıcılara farenin hassasiyetini herhangi bir yazılıma ihtiyaç duymadan anında değiştirebilme olanağı veriyor. Fare üzerindeki küçük + ve - butonlarına basarak hassasiyeti 400, 800 ve 2000DPI değerleri arasında değiştirebiliyorsunuz. Farenin o anki hassasiyet oranı küçük, ışıklı bir barda kullanıcıya gösteriliyor. 3 seviyesi bulunan barda rakam bulunmamakta fakat barın doluluk oranına göre düşük orta veya yüksek tarama oranlarında olduğu rahatlıkla anlaşılabilmekte.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/g5speed2.jpg

G5 ile birlikte gelen ve hemen farenin altındaki kolayca açılıp kapatılabilen bir bölmeye konan dörder adet 1.7 gram ve 4.5 gram ağırlığı kullanarak kullanıcıların en rahat oldukları şekilde farenin ağırlığını ayarlamalarıda mümkün. Ayrıca farenin altına 3 noktada yerleştirilmiş olan kaygan yüzeyler ile farenin her ortamda rahat kullanımı sağlanmış.

Logitech'in yine oyun severler için geliştirdiği ve G5'in kablosuz versiyonu olan G7'de ağırlık seçeneği dışında G5 de bulunan bütün gelişmiş optik özellikleri desteklemekte. 2 adet şarj edilebilir Li-ion pil ile birlikte gelen fare pillerin hızlı bir biçimde değiştirilmesine uygun şekilde dizayn edilmiş. Bu sayede oyunun en hareketli esnasında bir şarjör değiştime hızında pilleri değiştirebilir ve aksiyona kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/g5speed3.jpg

2.4Ghz bandında radyo frekansı ile haberleşen fare, kablosuz bağlantının getirebileceği gecikme ve ya hareket algılamama gibi sorunların önüne geçebilmek için Logitech'in Bulletproof ismini verdiği bir teknoloji kullanıyor. Firma bu teknoloji sayesinde gecikmenin sıfıra indirildiğini belirtmekte. G5 de bulunan hassasiyet göstergesi yerini G7 de pil göstergesi almış bulunuyor ve bu sayede piliniz tamamen bitip sizi yarı yolda bırakmadan değişiklik yapmanız mümlün oluyor.

Firmanın belkide farelerden daha çok ilgi çekecek bir diğer ürünüde G15 oyun klavyesi, üzerinde 16 adet programlanabilir ek fonksiyon tuşu, multimedya kontrolleri ve arkadan aydınlatma bulunan klavyede en dikkat çekici bölüm hemen üst orta kısma konumlandırılmış olan LCD ekran oluyor. Bu LCD ekranda kullanıcı oyundaki mesajlaşma alanını ve ya güç, sağlık, mermi miktarı gibi bilgileri izleyebiliyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/g5speed4.jpg

Tuşlarının arkadan aydınlatmasıda bulunan G15, karanlıkta çok hoş bir mavi ışık yaymakta. Tamamen programlanabilme ve oyunlarda işinizi kolaylaştırma üstüne tasarlanmış olan klavyede 18 tane programlanabilir tuşun yanında birde M1, M2, M3 olmak üzete 3 tane mod tuşu bulunmakta. Mod tuşlarına değişik oyunlardaki düzenleri atayarak 3 mod x18 fonksiyon tuşu, 56 adet programlanabilir tuşa sahip oluyoruz.

Ayrıca Record tuşu sayesinde oyunlardaki tuş kombinasyonlarımızı kayıt altına alıp tek tuşla kombolar yapma olanağımızda G15 ile bize sunulanlar arasında. Fonksiyon tuşları haricinde oyunlarda oldukça işimizi görecek olan programsal olarak destekli arkadan aydınlatmalı LCD ekranın nasıl kullanılacağını ve yazılımsal olarak ne kadar destekleneceğini ancak klavye çıktıktan sonra görebileceğiz.

Önümüzdeki günlerde vitrinlerde yerini alacak olan G5 ve G7, 70$ (G5) ve 100$ (G7) fiyat etiketleri taşıyacaklar. G15 için ise firmanın belirlediği fiyat 80$ civarında.

Tarih/Saat : 15 Ağustos 2005 Pazartesi / 18:00

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:18
Samsung'un ilk Smart Phone'ları D720 ve D730


Cep telefonu pazarında kısa zamanda oldukça fazla yol alan Samsung, şu anda Motorola'yıda geride bırakarak dünyanın en büyük ikinci cep telefonu üreticisi ünvanını taşımakta. Firma son zamanlarda sadece Kore pazarı için sunduğu dijital televizyon ve ya oldukça yüksek çözünürlükte dijital kameralar taşıyan cep telefonları ile de kullanıcıların ilgi odağı olmayı sürdürüyor.

Firmanın, bir çok farklı özelliğe sahip cep telefonu bulunsada smart phone pazarında lider konumda olan Symbian işletim sistemini taşıyan telefonu bulunmamakta. Kullanıcıların büyük ilgi gösterdikleri ve Nokia egemenliğinin sürdüğü Symbian işletim sistemli smart phone pazarında, Panasonic, Siemens, SonyEricsson gibi firmalarında ufak pazar payları bulunmakta. Pastanın büyüklüğünün farkında olan Samsung, geliştirmesini tamamladığı D720 ve D730 ile smart phone pazarına merhaba diyecek.

D720, Samsung'un başarılı bir şekilde telefonlarında kullandığı sürgülü bir sistem kullanmakta. Tuşların kullanılmadığı zamanlarda kapalı durduğu tasarım istiridye kapaklı modellere oldukça iyi bir altarnetif oluşturmakta. Tuşların kullanım dışı oldukları zamanlarda gizlenmeleri telefonun boyutunu küçültüyor ve taşınmasını kolaylaştırıyor.



http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/d720speed.jpg Pdazone.ru sitesinden alınmış D720 ve D730 kapakları açık resimleri

Samsung D720, Symbian 7.0s işletim sistemi bulunduruyor ve 1.3 megapiksel çözünürlükte flaşlı bir dijital kameraya sahip. 1.8'' büyüklüğündeki ekran 176x208 piksel çözünürlüğe ve 262.000 renk derinliğine sahip. Menüde gezinmek ve benzeri işler için aynı zamanda tuş görevide gören yumuşak bir kontrol kolu bulunan telefonun, kontrol kolu etrafına yakın yerleştirilmiş ek fonksiyon tuşları ile kullanıcının tek elle bütün işlerini helledebilmesini sağlayan güzel bir dizaynı var.

Tuş takımı kapalıykende arama yapıp arama cevaplamaya izin veren telefonun sahip olduğu sürgülü tasarım daha önce Nokia 7650 dede kullanılmıştı fakat Samsung sürgülü tuş takımı tasarımını bir üst noktaya taşıyarak telefonu oldukça küçük tutmayı başarmış. Kapalı iken 99x47x22 mm boyutlarında olan telefon 110 gram ağırlığında. (Nokia 7650 114mm x 56mm x 26mm boyutlarında ve 154 gram ağırlığa sahipti)

İçerisinde yerleşik olarak 20.4 MB bellek ile gelen D720, mini MMCmicro sayesinde kullanıcıya hafıza genişletme olanağıda sunmakta. GSM 900/1800/1900 şebekeleri ile çalışan telefonda EDGE ve ya benzeri 3G desteği bulunmamakta. Artık her yeni telefonda görmeye alıştığımız kablosuz bağlantı teknolojisi Bluetooth'uda destekleyen telefonu isterseniz USB portundan da bilgisayara bağlamanız mümkün. D720, 1.3 MP çözünürlükteki dijital kamera ile 1280x1024 piksel fotoğraflar ve 352x288 piksel video görüntüleri kaydetmenize izin veriyor. Telefonun video kayıt çözünürlüğü oldukça tatmin edici.

Fiyatının yaklaşık olarak 700$ olması beklenen D720 ile iş adamları ve ya devamlı yolculuk halinde olup işlerini düzenli bir şekilde takip etmek isteyen kullanıcı grubu hedeflenmiş. Telefonun yapıldığı malzeme ve işçiliği inceleme siteleri tarafından kaliteli olarak değerlendirilmekte.



http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/d720speed2.jpg Pdazone.ru sitesinden alınmış D720 ve D730 kapakları kapalı resimleri

Firmanın istiridye kapaklı smart phone'u D730, D720 den 50$ daha ucuz olması beklenen ve işçilik dışında D720'den teknik olarak farkı bulunmayan bir telefon. 95x47x21 mm boyutlarında ve 95 gram ağırlığında olan D730, Microsoft Smart Phone işletim sistemi taşıyan Motorola Mpx220'nin Symbian işletim sistemli rakibi olarak düşünülebilir.

D720 de olduğu gibi 1.3 mega piksel çözünürlükte dijital kameraya sahip olan telefon 1280x1024 piksel çözünürlükte resim 352x288 piksel çözünürlükte video kaydı yapabilmekte. Telefonun kapak kısmında, kapalı konumdayken saat, arayan ve benzeri bilgi mesajlarını gösteren 1.18'' boyutlarında 96x96 piksel 65.000 renk derinliğine sahip bir ekran bulunmakta. İç kısımda ise D720 de olduğu gibi 1.83'' boyutlarında 176x208 piksel çözünürlükte 262.000 renk derinliği bulunan bir ekran bulunmakta.

Bluetooth, USB bağlantı desteği, MMCmicro genişleme yuvası gibi D720 de bulunan bütün özelliklere sahip olan telefonun 600$ ile 650$ arası bir satış rakamı olması bekleniyor. Firmanın ilk smart phone ları olan D720 ve D730 taşıdıkları özellikler ile farklılık oluşturmasalarda boyutları ile kullanıcıların büyük ilgisini çekecek gibi duruyorlar. Telefonlar için henüz resmi bir çıkış tarihi olmasada 2005 Eylül ayı gibi ve ya 2006'nın ilk çeyreğinde piyasada olmaları bekleniyor.

Tarih/Saat : 16 Ağustos 2005 Salı / 18:28 Sayfanin Linki : http://www.mobile-review.com/review/samsung-d720-en.shtml (http://www.mobile-review.com/review/samsung-d720-en.shtml)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:19
Fujitsu Siemens'den Tablet PC kıvamında, Notebook ; LifeBook P1500


Taşınabilir cihazlarda kullanıcıların ilk önemsedikleri şey boyut oluyor. Devamlı yanınızda taşıdığınız cihaz ne kadar küçük ve hafif olursa o kadar fazla taşınabilirliği artmakta. Boyutları eş olan cihazlar içinse alıcının seçimini belirleyen şey ne kadar fazla özellik cihazla birlikte geldiği oluyor. Özellikle notebook'larda kullanıcıların taşınabilirlik ve olabildiğince fazla özelliği bir arada görmek istedikleri taşınabilir aygıtlar arasında.

Fujitsu Siemens, LifeBook P1500 ile kullanıcılara yaklaşık olarak A4 kağıt boyutlarında (23.6 x16.7 x 3.45cm) kasada Tablet PC ile notebook karışımı cihazı bir arada sunuyor. 1.2 Ghz hızında çalışan 2MB L2 tampon belleği bulunan ve 400FSB veri yolu hızına sahip Intel Pentium M753 işlemci bulunan LifeBook P1500'de kullanıcıya sunulan en düşük konfigirasyonda 256MB bellek ve 30GB sabit disk bulunmakta. Notebookda bulunan 8,9'' boyutundaki 1024x600 piksel çözünürlüğe sahip dokunmatik WSVGA ekran ters olarak katlanarak tuşların üstüne yatırılabilmekte.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/lifebookp15001.jpg

Entegre Intel GMA900 çipseti kullanan notebook, grafik işleri için paylaşımlı olarak 128MB a kadar bellek ayırabilmekte. LifeBook P1500 ile ayrıca Wi-Fi 802.11a/b/g standartlarına destek, 10/100 ethernet, 56K V.90 modem, 2 tane USB 2.0 portu, SD/MMC ve Compact Flash kart okuyucu kullanıcıya sunulanlar arasında. Konu taşınabilirlik olunca, cihazın güvenliğide oldukça büyük önem taşımakta. Fujitsu Siemens'in yeni tablet PC lerinde kullandığı parmak izi okuyucu çözümü LifeBook P1500'de de kullanılmış. Kullanıcıya hızlı ve pratik bir biçimde yüksek güvenilirliği olan bir koruma yöntemi sağlayan parmak izi duyarlı şifreleme, ileride cep telefonlarından, PDA lara kadar bir çok alanda standart olması beklenen bir teknoloji.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/lifebookp15002.jpg

Standart paket ile gelen 3 hücreli Li-ion şarj edilebilir pil ile 3.5 saat kullanım süresi sunan LifeBook P1500'e sonradan alınabilecek yüksek kapasiteli pil ile kullanım süresini 7 saate kadar çıkartmak mümkün. Fujitsu Siemens cihazı düşük bir ücretle piyasaya sunabilme düşüncesi ile olsa gerek, dokunmatik ve katlanabilir bir ekrana sahip olan LifeBook P1500'de Windows XP Tablet PC Edition yerine Windows XP Pro kullanmış. Microsoft, Windows XP Tablet PC Edition'ı sadece üreticilere satmakta ve yazılımı geliştirmek için ek birim kurmak, fazladan masraf yapmak zorunda kaldığı gibi gerekçeleri bahane göstererek oldukça fazla lisans parası talep etmekte.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/lifebookp15003.jpg

LifeBook P1500'de Windows XP Pro kullanılması, dokunmatik ekran ve el yazısı tanıma gibi fonksiyonların tam olarak çalışabilmeleri için üçüncü parti yazılımlar kullanılmasını gerektirmiş. El yazısı tanıma, sanal klavye ve ek fonksiyonlar için ritePen 2.5, Fortune Fountain DialKeys programları cihaza önceden yüklenmiş olarak gelmekte. Yakın zamanda Amerika'da satışına başlanacak cihazın 1499$ fiyat etiketi olacak. Firma tarafından 3 yıl yerel ve ya 1 yıl uluslar arası garanti seçenekleri ile satışa sunulacak LifeBook P1500, küçük ve kullanışlı bir notebook isteyenlerin mutlaka seçenekler arasına almaları gereken bir ürün.

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:19
AMD' den çift çekirdek serisi X2' ye ucuz çözüm - AthlonX2 3800+


Çift çekirdek kavramı, ilk olarak intel' in Pentium4 çekirdeğinde sanal olarak kullanıdığı Hyper-Threading ile son kullanıcı ve oyuncuların kullanımına sunuldu. Amaç, sanal olarak oluşturulan ikinci bir işlemci ile işletim sistemi altında çalışan programların bu iki farklı çekirdekte paylaştırılarak performans arttırmak. Tabi ortada gerçek anlamda ikinci bir işlemci olmadığı için çoğu uygulamada bu özellik herhangi bi performans artışı sağlamadı. Fakat bu özelliği destekleyen programlardaki özel optimizasyonlar ufak ta olsa HT' nin gerçek amacını son kullanıcıya gösterme imkanı buldu.



http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/Athlon_x2.jpg

Daha sonra, normal masaüstü işlemcilere gerçek anlamda çift işlemci gerekliliği doğdu. Server tabanlı işlemciler de zaten daha önce kullanılmakta olan bu teknolojiyi, ilk olarak intel Pentium4 D serisi adı ile çıkardı. Performans olarak AMD' nin gerisinde kalan ve 64 bit desteiğine çok geç cevap veren intel (intel' e göre 64-bit' in henüz zamanı gelmemişti ve bu yüzden zamanı gelince çıkardıklarını iddia edyolardı), D serisi ile AMD' den bir adım öne geçmek istemişti. Gerçek anlamda, tek çekirdekte 2 ayrı işlemci, mantık olarak düşünüldüğünde neler yapılabileceğini çok güzel ortaya koyuyor aslında. Örneğin, işletim sistemi altında, tamamen işlemci ağırlıklı bir algoritma programı bir çekirdeği sömürürken, siz diğer tarafta ikinci çekirdeğiniz ile sanki hiç birşey olmuyormuş gibi oyununuzu oynayabiliyorsunuz.

İşte bu kadar önemli bir teknoloji olan çift çekirdek te, AMD' nin cevabı AthlonX2 adını taşıyan işlemciler oldu. İki çekirdek doğal olarak 2 kat fazla transistör ve önbellek anlamına geldiği için doğal olarak maliyet artıyor ve buda doğal olarak son kullanıcıya yansıyor. Öyleki, iki adet 2400MHz hızında çekirdek taşıyan ve toplam 2Mb önbelleği bulunan AthlonX2 4800+, 1000 doların üzerinde bir fiyata sahip. 2200MHz hızındaki çekirdeklere ve toplam 1Mb önbelleğe sahip olan AthlonX2 4200+ ise 600 dolar gibi bir fiyat ile satışta. Olayı bu yönden incelediğimiz zaman, yıllardır intel' e göre düşük fiyata daha yüksek perfomans sunması ile ünlenen AMD işlemciler, çift çekirdek söz konusu olunca piyasadaki en pahalı işlemciler oldular (Penitum D serisi ile karşılaştırınca). AMD' de bunu fark etmiş olacak ki, X2 serisine 2GHz hızında iki çekirdek ve toplam 1Mb önbellek taşıyan AthlonX2 3800+' ı ekledi. 154 milyon transistor içeren 3800+, 0.9mm SOI (Silicon-on-Insulator) teknolojisi ile üretilmekte ve 110W güç ihtiyacı olan abisi 4800+' a karşılık sadece 85W güç tüketmekte. İşlemciyi hemen overclock olarak düşünenler için söyleyelim, yine çarpan kilitli geliyor ve sadece sistem bus hızı ile overclock yapmak zorundasınız.

AthlonX2 3800+' ün performans değerlendirmesi için, karşısına intel D serisinin en düşük üyesini koymuş Trusted Reviews (http://www.trustedreviews.com/) . Yaklaşık 320 dolar gibi bir fiyata sahip olan PentiumD 820 (2.8GHz ve 1Mb önbellek), 2 GHz ve 1 Mb önbellekli 480 dolarlık AthlonX2 3800+ karşısında saat ve önbellek avantajını nasıl kullanmış, testlerde görebiliriz.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/1758-pcm04.jpg
Önbellek avantajı grafik performansını olumlu yönde etkiliyor

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/1758-sys.jpg

Aradaki 150 dolarlık fiyat farkını göz önünde bulundurunca AthlonX2 3800+, beklendiği performans olarak çoğu yerde D820' nin önünde. Dikkat edilmesi gereken bir nokta, PC Mark 2004' ün grafik testinde D820' nin önde olması. Fazla önbelleğin avantajı burada ortaya çıkmış gibi. Ayrıca tamamen çift çekirdekli işlemcilerin avantajlarını kullananan ve buna yönelik bir uygulama olan POV-Ray' de hem çift işlemci modu hemde tek işlemci modunda AthlonX2 önde. Zaten test sonuçlarına baktığınız zaman, iki işlemcili modda neredeyse 2 kata çıkan performans, bu uygulamanın çift çekirdeği ne derece verimli kullanabildiğini kanıtlıyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/1758-pov.jpg

Sonuç olarak, AMD' nin düşük modeller ile intel' in giriş seviyesi çift çekirdekli işlemcilerini fiyat olarak yakalamaya çalışmasının bir sonucu olan AthlonX2 3800+, hala 150 dolar daha pahalı olduğu D820' den açık olarak hızlı. Aradaki fiyat farkına değer mi, yada hangisi sizin için daha iyi bir seçim buna kendiniz karar vermelisiniz.

Tarih/Saat : 18 Ağustos 2005 Perşembe / 17:19 Sayfanin Linki : http://www.trustedreviews.com/article.aspx?art=1758 (http://www.trustedreviews.com/article.aspx?art=1758)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:20
EVDO ile 3G hatları üzerinden DSL hızında bağlantı

Kablosuz Internet erişimi taşınabilir aygıtlardaki performans ve pil ömrü devriminden sonra oldukça popüler olmuş durumda. Kullanıcılar yeni nesil cep telefonları, PDA ve notebooklarla her an istedikleri yerden kablosuz olarak Internete erişmenin özgürlüğünü yaşamak istiyorlar. Günümüzde 3G, Wi-Fi gibi gelişmiş kablosuz erişim seçenekleri var ve hali hazırda bir çok ülkede kullanılmaktalar. Wi-Fi hız olarak rakipsiz bir bağlantı şekli olsada kullanıcıların hotspot noktaları bulmak zorunda olmaları, servisin kullanım alanının kıstlı olması gibi etkenlerden dolayı şu an için yolculuk esnasında dahi kablosuz Internet erişimi istiyenlerin işini görmemekte. 3G, Wi-Fi'a göre oldukça yavaş olsada kapsama alanı bakımından büyük avantajlar sağlamakta.

3G ağları üzerinden kullanılan ve Wi-Fi'a oldukça iyi bir alternatif olan EVDO (Evolution Data Only, Evolution Data Optimized ) yeni kuşak kablosuz bilgi aktarım teknolojisi sizi telefonunuzun çektiği her yerden ortalama saniyede 400 ile 700Kbit arası download, 75Kbit upload hızı ile Internet'e bağlıyor. Ister arabada olun, ister trende yada parkta oturun herhangi bir hotspot noktasına ihtiyaç duymadan 3G şebekesi üzerinden DSL hızında Internet hizmetinizde.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/evdoDownload_Graphc.jpg

Amerikada kullanılan 3G CDMA şebekesi üzerinden yayın yapan servis ile kullanıcılar, aynı EDGE ve ya GPRS de olduğu gibi cep telefonları üzerinden, PDA'lardan yada bilgisayarlarından kablosuz hızlı Internet erişiminden yararlanabiliyorlar. Şu an hali hazırda Amerikada Veri Zone ve Sprint tarafından kullanıcılara sonulan geniş band Internet erişimi EVDO, neredeyse cep telefonlarının çektiği her noktadan ulaşılabilir durumda. Eğer kullanıcı EVDO servisinin verildiği kapsama alanından çıkarsa 3G ağlarında Internet erişimi sağlayan 1xRTT üzerinden ortalama saniyede 60 ile 80Kbit hızla Internete bağlanmaya devam edebiliyorlar. Bilindiği üzere EDGE servislerinde de eğer kapsama alanı dışına çıkılırsa GPRS üzerinden Internet servisi sağlanmakta.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/speedevdo_products.jpg

Cep telefonu servis sağlayıcıları baz istasyonlarında konuşma için ayrı, EVDO için ayrı olarak band genişliği bölüşümü yapmaktalar. Yani cep telefonu ile görüşen sayısının artması GPRS'de olduğu gibi hızda bir düşüşe neden olmamakta. EVDO servisi kullanıcıları cep telefonu konuşma servislerinden bağımsız olarak, Internete erişim için aynı kablo Internet servisinde olduğu gibi belli bir kapasiteyi paylaşmaktalar. Bunun anlamı baz istasyonu başına düşen EVDO kullanıcısı sayısı ne kadar fazla olursa hız o kadar düşmekte. Servis sağlayıcıları kullanıcılara ortalama saniyede 400 ile 700Kbit arası veri transferi vaad etmekteler. Henüz 2004 yılında verilmeye başlanan servis Amerika'da büyük ilgi ile karşılanmış durumda.

EVDO servisinde aynı Wi-Fi'da olduğu gibi kullanıcılar dilerlerse güçlendirici ek antenlerle servisin kalitesini ve kapsama alanını arttırabilmekteler. Araç içi ve ya ev kullanımı için düşünülmüş olan antenlerin taşınabilir versiyonlarıda bulunmakta. Her kablosuz bağlantıda olduğu gibi belli bir gecikme süresine sahip olan EVDO da ortalama olarak 160ms lik gecikme olmakta. VOIP ve ya online oyunlar gibi gecikmeye duyarlı uygulamalar dahi bu gecikme oranı ile sorunsuz bir şekilde kullanılabilirler. (World Of Warcraft ve benzeri oyunlar oynayan arkadaşlar kimi zaman ADSL üzerinden 300-500ms gibi gecikme oranları görebilmekteler)

EVDO, Amerika'da Veri Zone tarafından 80$ karşılığında aylık sınırsız kullanım ile kullanıcıya sunulmakta. Kablosuz olarak oldukça yüksek hızlı bir bağlantı için oldukça düşük bir miktar özellikle ülkemizdeki ADSL erişim hizmetleri ile karşılaştırıldığında 80$'ın EVDO gibi bir hizmet için ne kadar düşük bir fiyat olduğu açıkça görülebilir.

Tarih/Saat : 19 Ağustos 2005 Cuma / 08:00 Sayfanin Linki : http://www.evdo-coverage.com/ (http://www.evdo-coverage.com/)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:20
http://img224.imageshack.us/img224/1317/xbox3602rw.jpgYıl sonunda piyasaya sürülecek olan Xbox 360 'ın fiyatı nihayet belli oldu.
Microsoftun CNN'in veb sitesine yaptığı açıklamaya göre;Xbox 360 farklı iki modelle piyasaya sunulacak.

İlk modelde wiraless gamepad bulunmuyor.Yani standart koblolu gamepad kulanacaksınız.Üstelik bu ucuz modelde HDTV'ye bağlantı için gerekli kablolar da yer almıyor.299$ satışa çıkacak olan bu ürün ikinci ürünün biraz gölgesinde kalıcak gibi...

Xbox 360'da ikinci bir model daha bulunuyor.Bu model için 399$ ödeyerek 20GB sabit diskli, kablosuz gamepad , kulaklık-mikrofon setiyle ve uzaktan kumandaya sahib olabilecekler.

Xbox 360 deneyimini her yönüyle yaşamak isteyenler 399$ ödeyerek 20GB sabit diskli, kablosuz gamepad içeren, kulaklık-mikrofon setiyle ve uzaktan kumandayla birlikte gelen modeli alabilecekler.

Cihazın aksesuar fiyatları da ;
-Wiraless gamepad 50$
-Taşınabilir(20GB) diskler 100$
-Kulaklık-mikrofon setleri 20$
-Cihazınızı basit modifiye edebileceğiniz ön paneller 20$ olarak belirlenmiş.

Cihazın sabit diskin de müzik, oyun videoları gibi şeylerin bulunacağı belirtilmiş.Xbox 360 oyunlarının genelde 59$ sunulacaklarını daha evvel belirtmişlerdi.Tabi bu fiyatın Xbox oyuncularını pek memnun edeceğini söylemek biraz zor.

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:21
Logitech'den klavye, fare, uzaktan kumanda bir arada ; S 510 kablosuz set

Bilgisayarlar gün geçtikçe daha fazla kullanıcının oturma odasına giriyorlar. Televizyonda izlediğiniz programları kayıt etmek, müzik dinlemek ve ya DVD izlemek için oturma odalarında hepsi bir arada multimedya çözümü olarak bilgisayarlardan daha iyi bir çözüm yok. Oturma odasında kullanılan bilgisayarlarda kullanıcıların rahatlığı ve bilgisayarı oturdukları yerden kontrol edebilmeleri için kablosuz klavye, fare setleri oldukça önem taşımakta. Kullanıcılar klavye, fare setlerini seçerken, kablosuz olmasına, pil kullanım süresine, tasarımına ve sağladığı ek fonksiyonlara oldukça fazla önem veriyorlar.

Logitech, S 510 kablosuz klavye, fare seti ile kullanıcılara uzun pil ömrüne sahip, hafif ve güzel tasarımlı klavye ve fare vermenin yanında birde bir çok fonksiyonu rahatlıkla kontrol edebileceğiniz uzaktan kumandayı beraber sunuyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/logitechs510speed.jpg

S 510 kablosuz setle sunulan klavye, fare ve kumanda da cihazların olabildiğince küçük ve hafif olmaları açısından ek fonksiyon tuşları az tutulmuş. Klavye üzerinde ses açıp kapama, uygulamalara kısa yollar ve programlanabilir ek fonksiyon tuşları yanında resim görüntüleyicide resmi sağa sola çevirmeye yarayan tuşlarda bulunmakta. Klavyede resim görüntüleyici için ek fonksiyon tuşlarının bulunmasındaki amaç oturma odasındaki bilgisayarların genelde tatilde çekilen resimlerin gösterilmesi ve diğer multimedya işleri için sıklıkla kullanılıyor olmalarından gelmekte.

Setle birlikte gelen farenin optik okuma yapması için gereken ışık insan gözünün algılayamayacağı bir bandda olduğu için karanlıkta kullanırken rahatsızlık vermemekte. Kapatma açma tuşuna bulunan fare ayrıca ek güç tasarrufuda sağlamakta. Logitech'in belirttiğine göre standart kullanımda klavye 6 ay fare ise 7 ay boyunca pil değiştirmeksizin kullanılabilmekte. Ayrıca klavye üzerinde F1 tuşuna basıldığında pil durumunu gösteren bir led bulunmakta ve pil bitmek üzereyken kırmızı pil durumu yeterliyken yeşil yanarak kullanıcıya pil durumu hakkında bilgi vermekte. Işık kırmızı yandığında yani pil yetersiz uyarısı alındığında set yaklaşık 6 gün daha kullanılabilir kalmakta. Seti klavyesi Logitech'in ultra-flat ve Zero Degree Tilt olarak isimlendirdiği oldukça ince ve açısız bir tasarıma sahip. Klavye tasarımında kullanıcının rahatlığı ön planda tutulmuş. Fazla bilek hareketi yapmadan klavyenin bütün tuşlarına erişilebilmekte.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/logitechs5102speed.jpg

S 510 kablosuz klavye, fare setinde en ilgi çekici ürün olan uzaktan kumanda, 7 adet programlanabilir tuşa sahip. Bu 7 tuştan 3 tanesi ayrıca basılı tutuldukları taktirde ek işler üstlenebiliyorlar. Yani toplamda 10 değişik işi kumandadan yönetmeniz mümkün. Ayrıca kumandanın ortasına konumlandırılmış kaydırma çubuğu sayesinde rahatlıkla Logitech'in setle beraber verdiği Logitech MediaLife yazılımı menüleri arasında dolaşmak mümkün. Bu yazılım sayesinde aynı Windows XP Media Edition da olduğu gibi tam ekran çalışan ve çeşitli multimedya görevleri arasında kolayca geçiş yapmanızı sağlayan bir menununde sahibi oluyorsunuz.

Set ile birlikte gelen uzaktan kumanda popüler medya oynatıcılarlada uyumlu olarak çalışmakta, iTunes, Musicmatch, Windows Media Player, ve WinAmp gibi medya oynatıcıları rahatlıkla oturduğunuz yerden kontrol edebiliyorsunuz. 24Khz bandında radyo frekansı ile haberleşen set 5 metre uzaklığa kadar kullanılabilmekte. 5 metre oldukça az görünsede standart oturma odası için fazla bile sayılabilir. Setin bilgisayar ile haberleşmesini USB portundan takılan bir alıcı sağlamakta. Eylül ayında piyasaya sürülecek olan bu güzel set için önerilen yurtdışı fiyatı 99$.

Tarih/Saat : 21 Ağustos 2005 Pazar / 17:54 Sayfanin Linki : http://www.logitech.com/index.cfm/products/details/US/EN,CRID=2162,CONTENTID=10711 (http://www.logitech.com/index.cfm/products/details/US/EN,CRID=2162,CONTENTID=10711)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:21
VESA geleceğin görüntü ve ses aktarım standartını duyurdu ; DisplayPort

VESA (Video Electronics Standards Association), günümüzün ve geleceğin görüntü aktarım ihtiyaçlarını karşılamak için geliştirilen DisplayPort'u geçtiğimiz günlerde yaptığı bir basın açıklaması ile duyurdu. Şu an hali hazırda kullanılmakta olan VGA (video graphics array) ve DVI'ın (digital visual interface) yerini alacak yeni standart ile daha yüksek renk derinliği olan, daha yüksek çözünürlük ve tazeleme oranlarına sahip monitörlerle çalışmak mümkün olacak. DisplayPort saniyede 10.8 gigabit veri gönderme kapasitesine sahip olacak. DVI'ın sahip olduğu band genişliği ile en fazla saniyede 1.65 gigabit veri aktarımı yapılabildiği ve en fazla 1920x1280 çözünürlükte 60 hertz tazeleme oranına kadar destekleyebildiği düşünülürse, DisplayPort'un bize sunduğu band genişliğinin günümüzdeki ve gelecekteki uygulamalar için ne kadar yeterli bir seviyede olduğu görülebilir.

DisplayPort, sadece bilgisayarlar için geliştirilen bir standart değil, teknolojide hedef DVD oynatıcıdan, televizyona ve diz üstü bilgisayarlara kadar geniş bir yelpazede bu video aktarım standartının kullanılması. Standartın geniş bir yelpazede desteklenmesi kullanıcılar için avantajı bilgisayar ile televizyonu ve ya DVD oynatıcı ile televizyonu birbirine bağlarken aynı kabloyu kullanabilmeleri olacak. Port karmaşası ve ya kablo yığını ortadan kaldırılacak. Düşük güç ihtiyacı bulunan DisplayPort, notebook ve LCD ekranlarlada sorunsuz bir şekilde kullanılabilecek.

DisplayPort, yapı olarak DVI ve VGA dan daha küçük olacak, henüz tam büyüklüğü VESA tarafındna açıklanmasada HDMI kadar olacağı düşünülebilir. DisplayPort aslında şu anda kullanılmakta olan ve XBox 360, Play Station 3 gibi yeni nesil konsollarında desteklediği HDMI çıkışı ile oldukça fazla benzerlik göstermekte. Her iki teknolojide yüksek band genişliği mevcut ve tek kablodan ses ve görüntü aktarımı aynı anda yapılabilmekte. Belki DisplayPort'un görüntü yanında ses de aktarabilmesi bilgisayar kullanıcılarında bu nasıl olacak gibi bir düşünce yaratabilir fakat bu teknolojinin DVD oynatıcılar ve benzeri cihazlar içinde kullanılacağı düşünülürse aynı kablodan ses aktarımı oldukça yararlı ve dağınıklığın önüne geçen bir yöntem.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/vesa.gif

DisplayPort, cihazların tek kablo üzerinden birbirleri ile haberleşmesinede izin vermekte. Bu bağlantıda televizyon ile DVD oynatıcı arasında ve ya bilgisayar ile dijital video kameranız arasında bilgi aktarımı yapılabilmesi mümkün. HDMI'da da bulunan bu özellik sayesinde yeni nesil dijital televizyonlar ve video kameralarda kontrol ve kullanılabilirlik en üst düzeye çıkartılmış oluyor. DisplayPort, bütün cihazları kapsayan bir standart olarak geliştirildiğinden dolayı DVI ve HDMI'a göre yayılma oranı daha hızlı olacak. Şimdiden Dell, HP, Samsung ve Philips gibi teknoloji devi üreticiler yeni cihazlarına bu portları yerleştirmek için hazırlıklar yapmaya başlamış durumdalar. DisplayPort tam olarka tak ve çalıştır a destek vermekte, bu sayede cihazların birbirini tanıması ve ya bilgisayara tanıtılmaları en hızlı ve kolay şekilde sağlanmakta.

DisplayPort'da, AES (Advanced Encryption Standard) şifreleme içeren içerik koruma teknolojisi sayesinde geleceğin güvenilir bilgi işlem teknolojilerine de destek verilmiş oluyor. Philips tarafından geliştirilen içerik koruması ile güvenli iletişim destekli bir işletim sisteminde ve ya elektronik cihazda bulunan içeriği ancak güvenilir bir cihaz görüntüleyebiliyor. Örnek vermek gerekirse içeriği korunmuş olan bir görüntü ekrana aktarılacaksa, eğer bu verinin kopyalanmasına olanak verecek bir durum söz konusu ise ekran açılmıyor ve kullanıcı görüntü dosyasını izleyemiyor. Hollywood ve müzik üreticileri tarafından içeriğin korunması ve kopyalamanın önüne geçilmesi büyük önem taşımakta.

6 ay içinde DisplayPort destekli cihazların duyurulması ve gelecek sene bu zamanlarda DisplayPort destekli ilk örneklerin piyasada olması bekleniyor. 120 tane sektörde isim yapmış firma tarafından desteklenen VESA, nVidia, Ati, HP, Samsung, Philips gibi devlerinde aralarında bulunduğu üreticilerinde üzerinde geliştirme çalışmaları yaptığı DisplayPort için bütün hazırlıkların tamamlanmış durumda. Özellikle Ati ve nVidia'nın gelecek nesil ekran kartlarında DisplayPort çıkışlarını görmek pek şaşırtıcı olmayacaktır.

Tarih/Saat : 22 Ağustos 2005 Pazartesi / 18:14 Sayfanin Linki : http://www.vesa.org/press/displayportaug.htm (http://www.vesa.org/press/displayportaug.htm)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:22
Canon'dan 9 yeni dijital fotoğraf makinası modeli

Canon, 9 yeni dijital fotoğraf makinası ile giriş seviyesinden, üst düzeye kadar oluşan geniş bir yelpazede fotoğraf makinası modellerini güncelledi. Ultracompact katagorisinde SD400 ve SD500 ün yerini alan SD450 ve SD550, bir önceki modeller olan SD400 ve SD500 ile aynı kasaya sahipler. Fark olarak 2.5'' boyutlarında eskisine nazaran daha büyük bir LCD ekrana sahipler.SD450, 15 farklı fotoğraf çekim moduna, 5 mega piksel resim çekme kabiliyetine ve sesli video kayıt yeteneklerine sahip. SD550 ise 7.1 mega piksel çözünürlüğe ve 320x240 piksel çözünürlükte saniyede 60 kare , 640x480 piksel çözünürlükte de saniyede 30 kare video kaydı yapabilme yeteneğine sahip. SD450 için düşünülen yurtdışı fiyatı 399$ iken SD550 de 499$ fiyat etiketi bulunmakta. Her iki makinada da kullanılmadığı zamanlarda otomatik kapanma ve optik vizör bulunmakta.

Ultracompact makinalar içinde SD10 ve SD20'nin takipçisi olan SD30 da yeni eklenen modeller arasında. 399$ yurtdışı satış fiyatı bulunacak olan makinanın altın, kırmızı, mor ve siyah olmak üzere 4 farklı kasa renk seçeneği olacak. 2.4x optik yakınlaştırması, 5 mega piksel resim çözünürlüğü ve 1.8'' LCD ekranı bulunan SD30'un en güzel yanlarından biride uzaktan kumanda ile gelecek olması. Bu sayede fotoğraflar içinde sizde acele ve koşuşturma olmadan rahatlıkla yer alabileceksiniz.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/sd30canon.jpg

Canon, compact A serisi makinalarında PowerShot A510 ve A520 de fiyat indirimine giderken, seriye 3 yeni model daha ekledi, bunlar A410, A610 ve A620. A410, yurtdışında 149$ fiyatı bulunacak olan girişi seviyesi bir model. 3.2x optik yakınlaştırma özelliği, 14 farklı çekim modu ve 1.5'' LCD ekranı bulunan A410, sessiz olarak video kaydıda yapabilmekte. A serisinin diğer iki yeni modeli PowerShot A610 ve A620 299$ ve 399$ fiyat etiketleri ile satışa sunulacaklar. Her iki makinada da 4x optik yakınlaştırma, 20 adet çekim modu ve 7 adet önceden tanımlanmış sahne modu bulunmakta. 2'' boyutunda LCD ekranlara ve optik vizörlere sahip olan fotoğraf makinaları sesli video kaydıda yapabilmekteler. A610 5 mega piksel fotoğraflar çekebilirlen, A620 7.1 mega piksel çözünürlükte fotoğraflar çekebiliyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/sd450canon.jpg

Bir diğer yeni model olan PowerShot S80, yüksek çözünürlükte resim çekim kabiliyeti ve video çekim yetenekleri ile ilgi çekici bir ürün. 3.6x optik yakınlaştırmalı geniş açı lensleri bulunan S80, 8 mega piksel çözünürlükte resimler çekebilmekte. VGA(640x480) ve XGA (1024x768) modlarında video kaydı yapabilen fotoğraf makinasıi XGA modunda Canon'un belirttiğine göre saniyede 15 kare görüntü yakalayabilmekte. Ocak ayı gibi piyasada olması beklenen makinanın 550$ yurtdışı satış fiyatı olacak. PowerShot S80, 21 değişik çekim moduna ve 2.5'' LCD ekrana sahip.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/sd550canon.jpg

Canon giriş seviyesi ve orta düzey makinalarının yanında profosyonellere hitap eden D-SLR makinalarınada EOS 5D ve EOS 1D Mark II N. model isimlerinde 2 yeni makina ekledi. 12.8 mega piksel resim çözünürlüğüne, magnezyum kasaya ve 2.5'' LCD ekrana sahip olan 5D, 0.2 saniye içinde fotoğraf çekmeye hazır hale gelebiliyor. 12.8 mega piksel çözünürlükte saniyede 3 kare fotoğraf çekebilen 5D, burst modunda 60 kare JPEG ve ya 17 kare RAW formatında resim çekebilmekte. Canon makinanın konu izleme ve AF performansını arttırmak için standart 9 noktadan AF hesabı sisteminin yanında , 6 noktadan hesap yapan Supplemental AF sisteminide cihaza eklemiş durumda. 5D hafıza kartı olarak compact flash kart kullanmakta. Cihaz için düşünülen yurtdışı satış fiyatı 3300$ civarında. EOS 1D Mark II'nin güncellenmiş versiyonu olan EOS 1D Mark II N'de, ek olarak 2.5'' LCD ekran ve Compact Flash kartların yanında SD kartlarlada çalışabilme özelliği bulunmakta. 4000$ civarında satış fiyatı bulunacak makinada (sadece gövde) Canon, en büyük değişikliğin kullanıcı ara yüzünde olduğunu belirtiyor. Bütün yeni modellerin Ocak ayı içinde piyasada yerlerinin alması beklenmekte.

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:23
Enermax'dan 1000W lık güç kaynağı ; Enermax Galaxy

Dünyanın önde gelen PC güç kaynağı üreticilerinden Enermax'ın, Ocak ayında piyasaya sürmeyi planladığı 1000W gücündeki yeni Galaxy modeli şu ana kadar üretilmiş en güçlü bilgisayar güç kaynağı ünvanını alacak. 1 KW gücündeki Galaxy, 25 cm derinliğinde ve 3.5 kilo ağırlığında. Boyutları bakımından küçük kasalarda sorun yaratacak olan Enermax Galaxy'yi zaten küçük bir kasada düşünmek oldukça zor, zira 1KW lık güç ihtiyacı olan bir PC'nin dörtden fazla sabit diski ve çevre birimi olacağından CM Stacker ve ya TT Armor gibi büyük kasalarda muhafaza edileceği düşünülebilir.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/enermax-galaxy-speed.jpg

Bütün modern çıkışlara sahip olan Galaxy'nin ATX 12V çıkışları v2.8 standartlarını destekliyor. Çift PEG güç bağlantısı bulunan güç kaynağı, 12v çıkışlarını 4 ayrı kanaldan sağlamakta. Galaxy, 2x18A, 2x16A olmak üzere 12V çıkışlarından 2 farklı gurupta toplamda 66A güç verebilmekte (toplam 68 yapsada firma tarafından 66 olarak belirtilmiş). +3.3V 30A, +5V 30A, +12V1 18A, +12V2 18A, +12V3 16A, +12V4 16A, -12V 0.8A, 5Vsb 3.5A güç dağılımı bulunan Galaxy sağlayabildiği güç değerleri ile tam donanımlı 2 PC için yetecek güçte. Güç kaynağı ayrıca ısı kontrollü fanları sayesinde sessiz bir soğutma sağlıyor.

FX işlemcili ve SLI ekran kartlı tam yüklü bir sistemin 600W lık güç kaynakları ile çalıştığını düşünürsek hangi PC 1KW lık bir güç kaynağına ihtiyaç duyar tartışılır fakat her zaman sağladığı güçten çok daha fazlasını şebekeden çekecek olan güç kaynağının, elektirik faturanızda bir kabarıklığa yol açacağı çok açık. Ocak ayında piyasada olması beklenen ürünün 200 ile 300 avro arası bir fiyatının olması bekleniyor.

Tarih/Saat : 24 Ağustos 2005 Çarşamba / 18:31 Sayfanin Linki : http://www.golem.de/0508/39957.html (http://www.golem.de/0508/39957.html)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:23
Casper Hand Office M500 (E-Ten M500) ; Cebinizdeki çoklu ortam, ofis ve iletişim arac

Ülkemizde sayıları hızla artan hızlı Internet ve bilgisayar kullanıcılarına paralel olarak teknolojik gelişmeleri yakından takip eden ve ihtiyaçlarını giderecek ürünü bir çok seçeneğin arasında eleme yaparak seçip alan bilinçli kullanıcısı sayısında da artış oldu. Internet sayesinde teknolojiyi yakından takip eden kullanılar, ülkemizdeki büyük küçük bir çok firmayı ileri teknoloji ürünleri ithal etmeye sevk etmekte. Bu gün son model cep telefonlarından, PDA'lara, diz üstü bilgisayarlardan, bilgisayar donanımlarına kadar çok sayıda ürün pazara sunulduklarından en geç 1-2 ay sonra ülkemizdeki kullanıcıların beğenisinede sunuluyorlar.

Casper'ın kendi markasını altında ithal ettiği ve Casper Hand Office M500 ismi ile ülkemizde satışına başlanan E-TEM M500, teknolojiyi yakından takip eden ve sürekli hareket halinde olan kullanıcıların, iletişim (Internet, GSM), çoklu ortam ve ofis ihtiyaçlarının hepsini bir arada karşılamak üzere tasalarmış bir Pocket PC Phone.Samsung 2440A 400 MHZ işlemci, 128 MB rom, 64 MB sdram, 2.8'' boyutlarında 240x320 piksel çözünürlüğünde 65.536 renk TFT dokunmatik ekran, yerleşik mikrofon, hoparlör ve stereo kulaklık girişi, sdio kart genişleme yuvası, Bluetooth, flaşlı 1.3 mega piksel çözünürlüğünde dijital kamera, li-ion 1440 mAh şarjlı pil gibi donanımsal özellikleri bulunan M500 gsm quad-band (850/900/1800/1900 MHz) desteğine ve GPRS üzerinden Internet erişim yeteneğine sahip.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/casperhandofficem500.jpg

M500, işletim sistemi olarak şu anki en güncel Pocket PC Phone işletim sistemi olan Windows Mobile 2003 Second Edition for Pocket PC Phone kullanmakta. E-Ten bu yıl sonunda kullanıcılara Windows Mobile 2005 upgrade'ide sunmayı planlamakta. İngilizce ara yüze sahip olan Casper Hand Office M500, istenirse daha sonradan 20$+KDV karşılığında Casper'dan alınabilecek Türkçeleştirme paketi ile Türkçe ara yüze sahip olabiliyor. Bu, yabancı dille arası pek iyi olmayan kullanıcıların ürünü almadan önce dikkat etmeleri gereken önemli bir husus. Aslında Türkiye'ye getirilen ve üzerinde Türk firmasının markası bulunan bir cihaz için Türkçeleştirme paketinin sonradan ücretli olarak alınıyor olması kötü bir izlenim oluşturuyor. Aletin teknik özelliklerinden sonra kullanım açısından oldukça fazla önem taşıyan boyutlarına ve ağırlığına göz atarsak M500'ün 111.7 x 60.7 x 22 mm olan ölçüleri ülkemize Genpa tarafından ithal edilen I-Mate Jam e nazaran biraz büyük kalmakta (108x58x18.1 mm). 170 gram ağırlında olan Casper M500, yine ülkemizdeki en yakın rakibi I-Mate Jam'e göre 20 gram daha ağır.

Mobiletechreview.com (http://www.mobiletechreview.com/e-TEN-M500.htm)'da yapılan incelemede Casper M500'ün (E-Ten M500), I-Mate Jam a göre biraz daha ağır ve büyük olsada daha parlak bir ekrana ve %32 ye varan oranlarla daha iyi bir performansa sahip olduğu görülmüş. Ayrıca Pil ömrü olarakta ortalama kullanımda 2 güne yakın bir süre boyunca tekrar şarj edilmeden kullanılabildiği incelemede belirtilenler arasında. Pocket PC Phonelar'da performansın ve ekran parlaklığının en az boyut ve ağırlık kadar önemli olduğu düşünülürse Casper M500, boyut ve ağırlık bakımından eksikliklerini ekran parlaklığı ve performansla kapatarak ülkemizde Genpa tarafından ithal edilip satılmakta olan I-Mate Jam'e güzel bir alternatif oluşturuyor.



http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/m500car_small.jpg (http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/m500car.jpg) http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/m500carmel_small.jpg (http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/m500carmel.jpg) http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/m500odwalla_small.jpg (http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/m500odwalla.jpg) Mobiletechreview.com (http://www.mobiletechreview.com/e-TEN-M500.htm)'da yapılan E-Ten M500 incelemesinden örnek resimler

Cihazın teknik özellikleri ve boyut, ağırlık detayları ile ilgili bilgilerden sonra biraz da Casper Hand Office M500 ile neler yapabileceğinize değinelim. Aslında deneyimli kullanıcılar Pocket PC lerle cep telefonları karışımı olan bu cihazlarla neler yapılacağı hakkında oldukça fazla bilgiye sahipler fakat son günlerde televizyonlarda dahi reklamı yapılan ve kullanıcılarda merak uyandıran bu cihaz hakkında biraz bilgi vermekte sakınca olmayacağı kanısındayım. Casper Hand Office M500 ile, cep telefonu görüşmeleri yapabilir, GPRS üzerinden Internet bağlantısı kurarak Internet Explorer sayesinde web sayfaları gezebilir MSN Messenger ve ya daha sonradan yükleyebileceğiniz ICQ, Yahoo messenger gibi programlarla anında mesajlaşma olanaklarından yararlanabilirsiniz. Ayrıca e-mail alıp gönderme, randevu takibi / düzeni, oyun oynama, film izleme, resim görüntüleme, MP3 yada benzeri müzik dosyalarını çalma gibi çoklu ortam görevlerinide aynı cihazda gerçekleştirebilirsiniz. Cihazın üstünde entegre olarak bulunan 1.3 mega piksel dijital kamera ile fotoğraflar çekebilir ve ya daha sonradan yükelenebilecek programlarla hareketli görüntü kaydı yapabilirsiniz. Ayrıca çeşitli firmalar tarafından yazılmış olan yazılımlarla ürünün özelliklerini çoğaltmakda elinizde.

Casper tarafından son kullanıcı için önerilen fiyatı 699$ + KDV olan Casper Hand Office M500, sürekli hareket halinde olan ve iletişim, çoklu ortam, ofis ihtiyaçlarını tek bir cihaz ile karşılamak isteyenlerin göz önünde bulundurmaları gereken bir ürün.

Tarih/Saat : 26 Ağustos 2005 Cuma / 12:38 Sayfanin Linki : http://www.casper.com.tr (http://www.casper.com.tr/)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:24
Sony PSP'nin gelecekteki frimware güncellemeleri ile eklenecek olan yenilikler

Sony'nin PSP için Internet gezgini gibi yenilikler içeren versiyon 2.0 firmware güncellemesinin üstünden 1.5 ay geçmeden gelecekteki güncellemelerde popüler el konsoluna neler ekleneceği hakkında bilgiler Internette dolaşmaya başladı. Sony'nin PSP için ileriki zamanlarda çıkartacağı firmware güncellemeleriyle PSP'ye e-mail almak ve göndermek için ayrı bir programdan tutunda, geliştirilecek Internet gezgini ile web sayfalarında gezinmenin yanında kullanıcılara Video dosyaları download edip, bunları memory stick e kaydedebilme ve ya Internetten sürekli yayın halinde olan video görüntülerini izleyebilme (Internet üzerinden yayın yapan TV ve ya benzeri) olanakları verilecek.

PSP yazılım geliştirme bölümü başkanı Izumi Kawanishi, Gamespot'da yayınlanan söyleşisinde, PSP için leriki zamanlarda çıkacak güncellemeler ile cihaza ne gibi yenilikler ekleneceği hakkında bilgiler verdi. Versiyon 2.0 güncellemesi ile PSP ye eklenen Internet gezgini ileride çok daha geliştirilerek video ve ya oyun içeriği downloadlarına izin verecek bir yapıya getirilecek. Ayrıca kullanıcılar yeni Internet gezgini ile Internet üzerinden yayın yapan TV ve ya benzeri akan video içeriğini görüntüleyebilecekler. Izumi Kawanishi, yeni Internet gezgininde içerik hakları yönetimi ile ilgili geliştirmeler düşünüldüğünüde sözlerine ekliyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/dhonpsp.jpg

Asıl ilginç olan nokta kullanıcılar yeni geliştirilecek olan Internet gezginini oyun oynadıkları sırada da görüntüleyebilecekler. Kullanıcı oyun oynarken oyunu o an için dondurup, Internet gezgini açıp, üreticinin hazırladığı oyun ile ilgili içeriğin bulunduğu resmi sayfadan, yeni harita, ses ve ya güncellemeleri download ettikten sonra yeni içerikle birlikte oyunu kaldığı yerden oynamaya devam edebilecek. Izumi Kawanishi, yeni güncelleme ile birlikte kullanıcılara birde e-posta alıp gönderebilmeleri için program sunacaklarını belirtiyor. Yeni program sayesinde kullanıcılar video ve ses içeriğinin bulunduğu e-postalar alıp gönderebilecekler.

Görünen o ki, Sony popüler el konsolunu ileride Pocket PC'lerin kullanım alanlarına iyice sokacak. Film izlemek, oyun oynamak, müzik dinlemek, Internet'de gezmek, e-mail alıp göndermek, video ve ya oyun içeriği download etmek gibi özelliklerini ileriki güncellemelerle kazanacak olan PSP'nin Pocket PC lerden tek eksik tarafı dokunmatik bir ekran olacak gibi görünüyor. Tabi PSP için bulunan mini klavyeleri saymazsak.
Tarih/Saat : 27 Ağustos 2005 Cumartesi / 22:56 Sayfanin Linki : http://www.gamespot.com/news/2005/08/10/news_6130699.html (http://www.gamespot.com/news/2005/08/10/news_6130699.html)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:24
Samsung SGH-i300 ; 3GB sabit diskli yeni MS Smartphone

Cep telefonu pazarında oldukça hızlı yüsekelen ve Nokia'dan sonra en çok pazar payı sahibi 2. firma olan Samsung'un neredeyse her ay çıkacak ve ya çıkmış yeni modelleri ile ilgili haberler kullanıcılara ulaşmakta. SGH-i300 Smartphone'da firmanın merakla beklenen yeni telefon modellerinden biri. 2005'in 4. yarısında satışa sunulacak olan SGH-i300, 320x240 yüksek çözünürlükteki 262,000 renk ekranı, Windows Mobile işletim sistemi, 1.3 megapiksel kamerası, stereo hoparlörleri yanında 3GB yerleşik hafızası ile kullanıcıların iştahını kabartıyor.

Piyasadaki en büyük yerleşik hafızalı telefon olan Nokia N91'den sonra gelen SGH-i300, kullanıcılara 3GB hafızayı taşınabilir depolama alanı olarak kullanma imkanıda sunuyor. Ortalama 800 ile 1000 arası MP3 dosyası depolayabileceğiniz telefon, MP3, WMA, AAC, AAC+, OGG ses dosyalarını ve MPEG4, H.263, H.264, WMV video dosyalarını tanıyıp çalabiliyor. Kablosuz erişim için Bluetooth ve IrDA destekli olan Samsung SGH-i300, bilgisayar ile USB 2.0 portundan da bağlantı sağlayabiliyor. Dosya transferi sırasıdan kablolu hızlı bağlantı kullanıcıların işini oldukça hızlandıracaktır. Ek hafıza genişleme yuvası olarak TransFlash kullanan SGH-i300, eğer 3GB hafıza size yeterli gelmez ise limitleri aşmanıza izin veriyor. (TransFlash yuvası en fazla 256MB lık kapasiyeye sahip kartlara destek vermekte)

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/samsungi300.jpg

Windows Mobile işletim sisteminin olanaklarından yararlanan telefon çoklu ortam dosyalarını oynatabilme yetenekleri yanında gelişmiş Internet araçlarıda barındırıyor. Mobile Internet Explorer, Outlook, MSN Messenger gibi uygulamalara sahip SGH-i300 ile web sayfalarında gezinme, e-posta alıp gönderme ve ya anında mesajlaşma olanaklarından yararlanmak mümkün. İstenirse sonradan yüklenebilecek 3. parti yazılımlarla telefonon yeteneklerinin arttırılmasıda mümkün.

113 x 48 x 20 mm boyutlarında ve 130 gram ağırlığında olan SGH-i300, GSM 900/1800/1900MHz bandlarında çalışabilmekte. Internet bağlantısı için EDGE ve ya EVDO gibi destekleri bulunmayan telefon GPRS üzerinden veri alış verişi yapmakta. Windows Mobile for Smartphone 5.0 işletim sistemi içeren SGH-i300, SRS 3D ses gibi gelişmiş seçenekleride kullanıcısına sunacak. Kontrol tuşları bakımından yön kontrolü için daire şeklindeı yerleştirilmiş yön tuşları ortasında seçim tuşu bulunan telefonun sağ ve solunda ses açıp kapama, kameraya hızlı ulaşım ve ya kaydırma gibi fonksiyonları üstlenen tuşlarda bulunmakta.

Ocak ayında yaklaşık 700$ fiyat etiketi ile satışa sunulacak olan telefon, smartphone telefonlara ilgi duyan kullanıcıların mutlaka almak isteyecekleri bir ürün. Çoklu ortam oynatım özellikleri oldukça ön planda tutulan telefon ile istenirse bluetooth destekli kablosuz kulaklıklar kullanmakta mümkün. Fakat Mobile-review.com (http://www.mobile-review.com/review/samsung-i300-en.shtml) 'da yapılan incelemede telefonun MP3 dinlerken 5 saat tam yük altında da 1 saat 30 dakika içinde şarjının bittiği görülmüş. Bu tüketim değerleri belki telefon çıkana kadar düzeltilir fakat eğer bir düzeltilme olmaz ise 3GB kapasite ile çoklu ortam dosyalarının oynatımı için kullanılacak bir telefon için oldukça kötü değerlere sahip.

Tarih/Saat : 29 Ağustos 2005 Pazartesi / 18:44 Sayfanin Linki : http://www.samsung.com/PressCenter/PressRelease/PressRelease.asp?seq=20050311_0000102071 (http://www.samsung.com/PressCenter/PressRelease/PressRelease.asp?seq=20050311_0000102071)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:25
Thermaltake Symphony : Estetiğin soğutucu hali

Performanslı ve göze hitap eden ürünleriyle kullanıcıların gözünde iyi bir imaj yakalayan thermaltake firması, Symphony isimli yeni su soğutma sistemi ile bu imajını tazeleme peşinde. Harici bir su soğutma sistemi olarak tasarlanan Symphony, aslında bir sogutma sisteminden çok bir ev sinema setinin höperlörüne benziyor. Sistemin dışında duran soğutucu kısmının yerden yüksekliği 1 metre 10cm. Ürün her ne kadar çalışma prensibi olarak Zalman Reserator a benzese de, görünüş ve boyut bakımından zalmandan bir hayli farklı bir ürün.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/symphony1.jpg

Boyutlarıyla adeta bir kuleyi andıran Symphony'nin 72x12cm büyüklüğünde bir radyatörü bulunmakta. Bu radyatörün üzerine sıralı olarak 5 adet 12cm'lik düşük devirli fanlar bulunuyor. Fanların önünde bulunan toz filtresi sayesinde ise hem fanlar gizlenmiş oluyor hemde ürün şık bir görünüm kazanıyor. Radyatörün altında ise su haznesi ve su akışını sağlayan iki adet pompa bulunmakta. Sistemin genelinde suyun dolaşacagı yol uzun olduğundan 2 pompa ile su akışının rahat olması sağlanmış.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/symphony11.jpg

Sistemin hortumları ise son derece kaliteli. Kolay katlanıp ezilmiyen cinsten olması güzel. Ayrıca sisteme has özel bağlantı uçları sayesinde kolay ve zahmetsiz bir montaj yapmak mümkün. Olası bir durumda sistemi sökmeniz gerekse bile öçindeki suyu tahliye etmenize gerek yok. Birleşme noktalarındaki uçların özelliği sayesinde uçları birbirinden ayırdığınız zaman hortumlardaki su dışarı akmıyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/symphony2.jpg

Sistemin birazda kasa içine giren bölümünden yani bloktan bahsedelim. Bilindiği gibi su soğutmalı sistemlerde en önemli parça işlemci bloğudur. Blok ısıyı ne kadar iyi emerse sistem de o kadar verimli çalışır. Resim de de görüldüğü üzere Thermaltake' in bloğunun temas yüzeyi son derece pürüzsüz. Ayrıca bloğun kendine has giriş çıkışları bulunuyor. Hortum bağlantılarının hazır olduğu sette size sadece bloğu takmak ve hortumları birbirine bağlamak oluyor. Bloğün günümüzdeki tüm güncel sistemlerle uyumlu olması da bir başka artı yönü ...

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/symphonytemp.jpg

Birazda ürünün performansını konuşalım. 2.8 GHz hızında çalışan bir prescott işleciyi tam yük altında 48 derecede tutmuş. Ürünün hitap ettiği kesime rağmen böyle yüksek bir performans sunması gayet iyi. Hem şık hemde soğutma performansı başarılı olan bu ürün, vereceğiniz parayı sonuna kadar hakedecektir. Şu an piyasada çok yeni olduğundan ülkemizde bulunmayan ürünün Amerika satış fiyatı yaklaşık 350$ olarak belirlenmiş. İlk başta ibraz pahalı gözüksede kaliteli işçiliği ve parçaları ile bu parayı vermeye değecek bir ürün Thermaltake Symphony. Sanıyoruz ki bu ürünü yakın bir zamanda Dijitalcenter aracılığı ile temin edebileceksiniz...

Tarih/Saat : 31 Ağustos 2005 Çarşamba

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:25
BTST 9000D ; Cep telefonu, bilgisayar ve ya MP3 çalar her yerde kablosuz özgürlük

Kablosuz iletişim teknolojileri günümüzde altın çağını yaşıyorlar. Data ve ses iletişiminde artık kablolar olmadanda başımızın çaresine bakabiliyoruz. GSM, Wi-Fi, Bluetooth, Irda gibi kablosuz iletişim teknolojilerini barındıran bir çok cihaz hali hazırda evlerimizde, ofislerimizde ve ya taşınabilir ortamda kullanılmakta. Hiç kuşkusuz bu iletişim teknolojilerinden en çok kullanılanı büyük bir yayılma hızı gösteren Bluetooth kablosuz erişim teknolojisi.

Özellikle cep telefonları sayesinde hayatımıza hızlı bir giriş yapan Bluetooth, bu gün MP3 çalarlardan GPS uydu konum takip cihazlarına ve PDA lara kadar geniş bir kullanım alanı bulmuş durumda. 1.2 versiyonu ile stereo ses iletim kabiliyetlerinede kavuşan bluetooth teknolojisi sayesinde artık taşınabilir müzik çalarımızla ve ya video oynatıcımızla vakit geçirirken kulaklık kablolarıyla uğraşmak zorunda değiliz. Piyasada bir çok Bluetooth destekli ve müzik çalarlarla kullanılmak üzere tasarlanmış kulaklık bulunmakta. Sizlere şimdi tanıtacağımız Japonya bazlı bir üretici olan Princeton tarafından üretilen BTST-9000D, diğer kulaklıklardan farklı olarak sizlere uzun süreli pil ömrü, üzerindeki küçük iyi gizlenmiş mikrofon sayesinde cep telefonları ilede kullanılabilme ve seti kullanılacağı cihaz Bluetooth destekli olmasa bile kablosuz erişim yeteneklerinden yararlanma avantajı sağlıyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/btst9000d.jpg

BTST-9000D Bluetooth kablosuz kulaklık setinin kutusundan tac sitili mikrafonlu stereo kulaklık ve standart stereo bağlantısına sahip bir verici çıkıyor. Eğer bu kulaklık setini kullanacağını zürün Bluetooth desteğine sahip değilse vericiyi cihazın kulaklık çıkışına bağlayarak kablosuz teknolojinin avantajlarından yararlanmaya başlayabiliyorsunuz. Eğer bilgisayarınızda Bluetooth desteği varsa kulaklığı, Skype ve ya benzeri programlar vasıtası ile voice IP görüşmeleri yaparkende kullanabilirsiniz.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/btst9000d2.jpg

Set ile gelen kulaklık taşımanın kolay olması için katlanabilir bir yapıya sahip. 151 × 64 ×116 mm boyutlara ve 70 gram ağırlığa sahip olan kulaklığın üzerinde çeşitli görevler üstlenmiş olan 3 adet fonksiyon tuşu bulunmakta. Bunlardan ikisi ses açıp kapama ve ürünü aktif yapma ve ya bekleme konumuna alma görevlerini üstlenirken, üçüncü tuş kullanım alanına göre değişik fonksiyonlar yerine getirmekte. Telefon ile kullanılırken, görüşme başlatma ve sonlandırma işine yarayan bu tuş, müzik çalarla kullanılırken de durdurma ve tekrar başlatma görevleri üstlenmekte. Kulaklık, 20 gram ağırlığı bulunan ve 44 × 14 × 34 mm boyutlara sahip verici ile 10 metreye kadar sorunsuz bir şekilde kullanılabilmekte.

Yerleşik Li-ion şarj edilebilir pil taşıyan kulaklık ve verici 6 saat kullanım, 230 saat de bekleme süresine sahip. Bu güzel tasarımlı evrensel Bluetooth kablosuz kulaklık seti özellikle yeni çıkan MP3 çalarlı ve Bluetooth destekli cep telefonları ile mükemmel bir ikili olacaktır. BTST-9000D yurtdışından yaklaşık olarak 110$ ücret ödenerek temin edilebilir.

Sayfanin Linki : http://www.princeton.co.jp/product/digitalaudio/btst9000d.html (http://www.princeton.co.jp/product/digitalaudio/btst9000d.html)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:26
Nikon S4 ; 10x optik yakınlaştırmalı compact dijital fotoğraf makinası

Fiyat, boyut ve içerdikleri özelliklerle geniş bir kullanıcı kitlesine hitap eden compact dijital fotoğraf makinaları, kullanıcının fazla ayar yapmadan en iyi sonucu alabilmelerini sağlamak için her geçen gün biraz daha gelişiyorlar. Genelde 5-7 mega piksel çözünürlüğe sahip ve ortalama 3x optik yakınlaştırmadan fazlasına sahip olmayan compact dijital fotoğraf makinalarına, Nikon'un Almanyada yapılan IFA2005'de tanıtımını yaptığı 6 yeni modelden biri olan S4 ile rakiplerine oranla bir çok gelişmiş özelliği bulunan bir seçenek daha ekleniyor.

Nikon S4, 6 mega piksel çözünürlüğe ve sınıfında pek rastlanmayan 10x optik yakınlaştırmaya sahip. 111.5 x 68.5 x 37 boyutlarında ve 205gram ağırlığındaki fotoğraf makinası, 2.5'' boyutlarında 110.000 pikselden oluşan bir LCD ön izleme ekranına sahip. Cmpact makinalar boyutları gereği kullanıcıların sürreekli yanlarırnda taşımasına ygun olduklarından, Nikon S4'de kullanıcılarırn en az pil sorunu yaşamalarını sağlamak için makinada özel şarjlı piller yerine standart 2 adet AA batarya kullanmış. Bu şekilde kullanıcıların tatilleri ve ya gezileri esnasında batarya bulamama ve ya şarj bitmesi gibi olaylar nedeniyle sorunlar yaşama olasılığı en aza indirilmiş. Nikon S4, ek hafıza genişletme yuvası olarak SD kart slotu kullanmakta.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/nikons4.jpg

S4'de kullanıcıların ek bir çaba sarf etmeden en iyi başarımı almalarını sağlayacak bir çok fonksiyon bulunmakta. Flaşın yetersiz kaldığı ve ya ters yönden kuvvetli ışık geldiğinden dolayı istenen kalitenin sağlanamadığı fotoğraflarda makina içerdiği D-Light fonksiyonu ile resim üzerinde otomatik beyaz ayarı yaparak resmin ayrı bir kopyasını oluşturuyor böylece çektiğiniz fotoğraları tekrar izlerken kötü süprizlerle karşılaşmıyorsunuz. Makinada bulunan bir diğer fonksiyon, otomatik kırmızı göz düzeltme sayesinde flaş yüzünden gece çeekimlerinde oluşan kırmızı göz görüntüsünü resmi kayıt etmeden önce otomatik olarak düzeltiyor.

S4, kullanıcılara portre çekimlerinde yardımcı olan Face priority AF, isimli bir mod içermekte. Kamera bu mod da iken sahnedeki kişinin yüzünü diğer objelerden ayırarak odaklamasını ona göre ayarlıyor ve en yüksek başarımda portre çekimleri yapılabilmesine olanak sağlıyor. Ayrıca Anti Shake özelliği ile fotoğraf çekimi esnasında eğer makina titretilirse, kullanıcıyı fotoğrafın bulanık çıktığına dair uyararak anı kaçırmasını engelliyor.

Nikon S4'de bulunan 16 farklı sahne modu, otomatik ve el ile ayar seçeneklerininde bulunduğu 7 farklı beyaz ayarı, 5 farklı flaş modu, 4 cm den makro çekim yapabilme, dahili flaş, 160x120 30 kare/sn den başlayarak en fazla 640x480 piksel 15 kare/sn ye kadar 3 farklı seçenek içeren sesli video çekim modları ile gezileriniz sırasında hiçbir ek ayara ihtiyaç duymadan sadece denklanşör tuşuna basarak en iyi başarımı elde etmeniz sağlanmış durumda.

Nikon S4, Nikon Coolpix 900'de de kullanılan merceğin gövdeden bağımsız olarak dönebildiği bir tasarıma sahip. Bu sayede compact makinalarda pek rastlanmayan LCD ön izleme ekranının değişik açılardan fotoğraf çekim esnasında döndürülmesi mümkün oluyor. Nikon S4, sağladığı yakınlaştırma oranı, tasarımı, çözünürlüğü ile gerçekten eksiksiz görünüyor fakat bu küçük makinada Image - Stabilizer bulunmadığından 10x yakınlaştırma pratikte kullanıcıların fazla işlerine yaramayabilir. Image - Stabilizer'ın olmadığı ultra zoom makinalarda en yüksek yakınlaştırma oranında başarım sağlayabilmek için tripod kullanılması gerekiyor. S4'ün ne zaman piyasaya sürüleceği ve fiyatının ne olacağı hakkında henüz bilgi bulunmamakta.


Sayfanin Linki : http://www.ifa-show.com/2005/nikon_review/105_nikon_coolpix_s4.html (http://www.ifa-show.com/2005/nikon_review/105_nikon_coolpix_s4.html)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:26
Kodak'dan Wi-Fi ve Bluetooth destekli yazıcı ; EasyShare 500

Dijital fotoğraf makinaları, anlog makinalardaki gibi film kullanmamaları, fotoğrafların çekilmeden hemen önce ve sonra incelenebilmeleri ve kullanım kolaylıkları ile kullanıcılar tarafından büyük ilgi ile karşılandılar. Dijital fotoğraf makinalarının getirdikleri bir diğer kolaylıksa küçük bir yatırımla evde kağıda baskı yapılabilmesini mümkün kılmaları. Günümüzde oldukça gelişen mürekkep püskürtmeli yazıcılar sayesinde makul bir maliyetle kaliteli resim baskıları almak mümkün.

Kodak, yeni mürekkep püskürtmeli yazıcısı EasyShare 500 ile kullanıcılara direk hafıza kartı bağlama, üzerindeki LCD ekran sayesinde resim ön izleme yapma gibi olanakların yanında Bluetooth ve Wi-Fi üzerinden kablosuz bağlantı aracılığıyla baskı alınmasınıda destekliyor. EasyShare 500 ile cep Bluetooth destekli telefonlarından, Wi-Fi destekli cihazlardan ve ya direk hafıza kartları üzerinden çıktı almak mümkün. Ürün kutusundan ilk çıktığı anda kablosuz bağlantı olarak sadece Bluetooth destekler bir şekilde geliyor. Eğer Wi-Fi desteği istenirse sonradan takılabilecek bir Wi-Fi kartla yacıya bu destek sağlanabiliyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/kodakES_500.jpg

4 x 6 cm A4 boyutlarında baskı alabilen EasyShare 500, 3.5'' büyüklüğünde bir LCD ekrana sahip. SD, MMC, CF, xD, Memory Stick hafıza kartları ve USB taşınabilir hafızalar üzerinden direk baskı alınmasını destekleyen yazıcı sahip olduğu Kodak Perfect Touch teknolojisi sayesinde kullanıcıyı menü karmaşasından kurtararak kırmızı göz düzeltme ve benzeri işleri tek tuşa basarak halledebilmenizi sağlıyor.

Yaklaşık olarak 60 saniye içinde A4 ebatlarında renkli baskı verebilen EasyShare 500 için önerilen yurtdışı fiyatı 249$. Eğer Wi-Fi kart takılırsa ev ve ya iş yeri ağı üzerinden kablosuz olarak erişilebilen yazıcıya istenirse sonradan eklenebilecek Kodak camera dock ünitesi sayesinde Kodak Easyshare ve ya Imagelink destekli fotoğraf makinaları üniteye yerleştirilerek tek tuşla baskı alınabilmesi sağlanabiliyor. Sizlere daha önce tanıtımını yaptığımız ve Kodak'ın ilk Wi-Fi destekli dijital fotoğraf makinası olan Kodak Easyshare One (http://www.donanimhaber.com/arkadas.asp?haberno=3401), Wi-Fi üzerinden bu yazıcı ile haberleşip yazdırma işlemleri yapabilmekte.
Tarih/Saat : 05 Eylül 2005 Pazartesi
Sayfanin Linki : http://www.kodak.com/eknec/PageQuerier.jhtml?pq-path=2709&pq-locale=en_US&gpcid=0900688a803aa40b (http://www.kodak.com/eknec/PageQuerier.jhtml?pq-path=2709&pq-locale=en_US&gpcid=0900688a803aa40b) http://www.donanimhaber.com/images/image.aspx/printer.gif (http://www.donanimhaber.com/#)http://www.donanimhaber.com/images/image.aspx/yolla.gif (http://www.donanimhaber.com/arkadas.asp?haberno=3696)http://www.donanimhaber.com/images/image.aspx/up.gif (http://www.donanimhaber.com/#yukari)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:27
Panasonic'den SD kart destekli mini müzik seti ; SC-PM71 SD Micro

SD hafıza kartları günümüzde cep telefonlarından, PDA lara ve dijital fotoğraf makinalarına kadar oldukça geniş bir alanda kullanılmaktalar. Ucuz olmaları, kolay bulunabilmeleri ve hızları SD kartların popüler kalmasında en büyük etkenlerden. Taşınabilir cihazlarda görmeye alışık olduğumuz bu taşınabilir hafıza türü Panasonic'in SC-PM71 SD Micro müzik sistemi ile oturma odalarımızdaki müzik setlerindede kullanılmaya başlamış olacak.

5 adet CD alabilen, 1 adet kaset çaları bulunan müzik seti CD, MP3, WMA ve AAC formatlarını tanıyıp çalabilmekte. İstenirse Cd den direk SD karta normal şartlardan 4 kat daha hızlı müzik aktarımı yapabilen müzik seti, radyo ve ya benzer başka ses kaynaklarından da SD karta kayıt yapabilmekte. SD karta kayıt esnasında müzik seti bir çok taşınabilir müzik çalar tarafından desteklenen AAC formatını kullanmakta. Panasonic'in Microsoft ile beraber geliştirdiği ve çoklu ortam araçlarında kullanılmak üzere tasarlanan HighMAT teknolojisi ile müzik setinde rahatlıkla SD kartınızda ve ya Cd de bulunan içeriğe erişip çalabiliyorsunuz.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/sc-pm71sdegs_10.jpg

SC-PM71 SD Micro'nun 17.5cm x 25.0cm x 34.5cm boyutlarında ve 5.5 kg ağırlığındaki ana ünitesinin ön panelinde içerik yönetimi için oldukça bir LCD ekran bulunmakta, her biri 14.5cm x 25.1cm x 20.5cm boyutlarında 2.2 kg ağırlığında 2 adet hoparlöre sahip olan sistemin toplam ses çıkış gücü 160Watt (RMS). Bu ay içinde Amerikada piyasaya sürülmesi beklenen setin Amerika satış fiyatı yaklaşık olarak 400$ civarında. Panasonic kullanıcılara set ile birlikte 1GB kapasiteye sahip birde SD kart vermekte.

SD kart uyumlu PDA, cep telefonu ve ya taşınabilir müzik çaları bulunanlar için gerçekten oldukça yararlı. zira favori müziklerinizi ve sevdiğiniz şarkıcıların tam albümlerini tek tıklama ile SD karta aktarıp mobil ortamda müzik keyfi yaşamak bu set ile oldukça kolay.
Sayfanin Linki : http://news.designtechnica.com/article8203.html (http://news.designtechnica.com/article8203.html)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:28
Shuttle XPC SN26P ; SFF sistemde SLI performansı

Small Form Factor (SFF) PC ler, oturmo odalarımızda televizyona bağlayarak kullanabildiğimiz ve oyundan ziyade genelde çoklu ortam ve Internet üzerine yoğunlaşmış sessiz küçük makinalardır. Küçük yapıları ve düşük güçteki güç kaynakları nedeniyle içerlinde ısı yayan ve oldukça fazla enerji tüketen kompenentler kullanılmayan SFF'ler içinde bazen Alienware, Foxconn gibi firmalerın ürettikleri ve masa üstü PC ler kadar oyun performansı sunan SFF'lerde görmek mümkün. Shuttle'ın yeni XPC SN26P (Nforce4 SLI) SFF'side bu özel olarak üretilen ve performans üstüne yoğunlaşmış olan SFF'lerden biri. Fakat bu sefer güçlü işlemci ve ya hızlı bir ekran kartından daha fazlası var SLI anakart ile 6800GT ve ya 7800GTX ekran kartlarını bu sistemde SLI olarak kullanabiliyorsunuz.

Shuttle'ın üstün SFF soğutma deneyimlerinden yararlanarak ürettiği XPC SN26P'de SLI olarak kullanılan ekran kartları ve işlemci heatpipe teknolojisi kullanılarak soğutulmakta. 2 farklı seçenek halinde kullanıcıya sunulan PC'lerde kullanıcılar 6800GT SLI ve ya 7800GTX SLI seçeneklerinden birini seçebiliyorlar. 325 x 220 x 210 mm boyutlarında ve 5,8 kg ağırlığında olan kasa siyah renkte ve ön paneli parlak plastik ile kaplı. Kasa 1 adet 5.25'' lik, 2 adet 3.5'' lik genişleme yuvasına sahip.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/sffshuttlespeed11.jpg

Güç kaynağı olarak Silent-X 350 Watt mini PSU kullanan sistem nvidia'nın SLI için önerdiği güç kaynağı değerleri sınırında duruyor. İlk başta çift 6800GT ve ya 7800GTX için yetersiz gibi görünen güç kaynağının ekran kartları haricinde, düşük güç tükeden Atholon 64 işlemci, DDR bellek ve 1 adet optik sürücü ile 1 adet disk için kullanılacağı düşünüldüğünde herhangi bir sorun yaratmayacağı fikri mantıklı gelmekte. Zaten Hardware Zone (http://www.hardwarezone.com/articles/view.php?id=1700&cid=26&pg=1)'un AMD Athlon 3500+, 1 adet sata 80GB 7200 RPM disk, 2 adet 6800GT kullanarak yaptığı testlerde herhangi bir sorunla karşılaşılmamış.

XPC SN26P'de kullanılan Nforce 4 SLI çipsetli anakartın üzerinde ek bir genişleme yuvası bulunmamakta. Üzerinde Via'nın 7+1 24bit 96Khz ses derinliğine sahip ses kartını tümleşik olarak bulunduran sistemde, 1Gbit Marvel ethernet, 1 adet com port, 6 adet USB 2.0 (4 arkada, 2 adet önde), 1394 Firewire çıkışı, ananog ve dijital optik / koaksiyel ses giriş / çıkışları, PS/2 klavye ve fare girişleri bulunmakta.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/sffshuttlespeed12.jpg

SFF PC lerde boyut ve sessizlik herşey olduğundan Shuttle, içerisinde oldukça fazla ısı üretecek olan iki adet güçlü ekran kartının kullanıldığı XPC SN26P'nin içirisindeki ekran kartlarını heatpipe teknolojisinden yararlanan ve iki kartında birbirinden bağımsız olarak tek noktada soğutulduğu bir teknoloji kullanmış. Ekran kartlarının bellekleri ve güç girişlerinde pasif heatsink ler kullanılırken, ekran kartlarının GPU ları üzerindeki ısı heatpipe teknolojisinden yararlanan ve 2 adet akıllı fanla soğutulan bir sistem ile kartlardan uzaklaştırılmış.

939 pin AMD Athlon 64 işlemcileri destekleyen sistemde işlemcinin soğutulması için Shuttle I.C.E CPU soğutma sistemi kullanılmış, ayrıca işlemcinin bulunduğu kısım sistemden 80mm lik bir fan yardımıyla ayrılmış. İşlemci tarafından ısıtılan hava bu fanla kasadan dşarı atılıyor, böylece diğer parçalar ısıdan etkilenmemiş oluyorlar.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/sffshuttlespeed1w.jpg

Shuttle XPC SN26P, lan partilerinde ve ya oturma odanızda size üstün çoklu ortam deneyimi yanında üst düzey oyun keyfini küçük ve sessiz bir kasada sunan oldukça güzel bir PC. Hardwarezone.com (http://www.hardwarezone.com/articles/view.php?id=1700&cid=26&pg=1) adresinde yapılan performans testlerinde de hiç bir negatif yanı görülmeyen ve standart SLI sistemlerden ufak farklarlada olsa önde olan XPC SN26P, kullanıcısına ek genişleme yuvası sunmasada boyut ve sessizlik avantajıyla merak uyandırıyor.

Sistem yurtdışında biraz yüksek sayılabilecek bir rakamla satılmakta. İçerisinde saddece 2 adet 6800GT ekran kartı, anakart ve kasanın bulunduğu setin fiyatı 1700$. Unutmamak gerekirki bu kasayı aldığınızda işlemci, ram, disk, klavye, fare ve monitör gibi bileşenlerinde fiyatlarını 1700$'ın üzerine eklemeniz gerekecek. Özellik bakımından oldukça çekici olan Shuttle'ın SLI destekli SFF çözümü ne yazık ki oldukça yüksek bir fiyat engeline takılıyor. Evet küçük bir kasada şu anki en yüksek oyun performansı kullanıcıya sunuluyor fakat ödenen para ile zaten daha azı zaten düşünülemez.

Sayfanin Linki : http://global.shuttle.com/ADVNews/NewsDetail.asp?CTID=417E7C72-269A-4AFD-9EC2-DFC057BC1C0A (http://global.shuttle.com/ADVNews/NewsDetail.asp?CTID=417E7C72-269A-4AFD-9EC2-DFC057BC1C0A)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:28
iPod ne kadar küçülebilir? ; iPod nano kurşun kalemden daha ince, oldukça zarif ve fo

Bir gerçek varki taşınabilir MP3 çalar piyasasında iPod tartışılmaz olarak rakiplerine karşı ezici bir üstünlük sağlamış durumda. iPod tasarımı, yazılımsal desteği (iTunes) ve kullanıcı ara yüzü ile o kadar orjinal ve yenilikçi ki, Sony, Samsung, Kenwood gibi firmalar bu tasarımı ve kullanım şeklini örnek alan MP3 çalarlar yapmak zorunda kaldılar ve genelde piyasaya çıkan her sabit diskli MP3 çalar iPod ile karşılaştırılır oldu. Taşınabilir MP3 çalar piyasasında kullanıcıların bir ürünü almaları için belirledikleri kriterler içinde 3 yıl öncesine baktığımızda kapasite, boyut ve ağırlıktan önce gelmektekteydi.Apple , iPod ile nispeten küçük sayılabilecek bir kasada yüksek kapasiteli bir ürünü, iTunes gibi oldukça kolay bir kullanıma sahip güçlü bir yazılımla kullanıcılara sununca piyasada lider konuma geçmesi için önünde bir engel kalmadı. Günümüzde neredeyse bütün firmaların yüksek veri depolama kapasitelerine sahip ve yazılımsal olarak desteklenen MP3 çalarlarla piyasada olduklarını görüyoruz.

Son zamanlarda firmalar en fazla depolama alanını en küçük cihazda kullanıcıya sunabilme üzerinde yoğunlaşmış durumdalar. Apple, iPod mini ile bu yarışta yerini alırken Creative Zen microyla ve ya Sony NW-HD1 gibi modellerle en küçük alanda en fazla kapasite sunabilme yarışının diğer oyuncuları oldular. Fakat Apple en son geliştirdiği iPod nano ile en küçük, kullanımı rahat, fonksiyonel ve yüksek kapasiteli MP3 çaları kullanıcılara sunarak rakiplerini büyük ara fark açacağa benziyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/ipodnono.jpg

Standart bir kalemden daha ince olan iPod nano, 4GB ve 2GB depolama alanlarına sahip iki farklı model ve siyah ile beyaz olmak üzere iki farklı renk seçeneği ile geliyor. 1.5'' boyutlarında 176 x 132 piksel çözünürlüğe sahip olan cihaz AAC, Korunmuş AAC (iTunes'dan alınan müzik dosyaları için), MP3, MP3 VBR, Audible, Apple Lossless, AIFF ve WAV ses formatlarını çalabildiği gibi iTunes aracılığı ile içine yüklenen resimleride gösterebilmekte. Sevdiğiniz resimleri iPod nano nun 1.5'' lik renkli ekranından istediğiniz her an görüntüleyebilirsiniz hatta müzik çalarken resimlerin ekranda otomatik olarak sıralı gösterilmesi dahi mümkün. Ayrıca iPod nano'nun yön ve komut tuşları son nesil iPodlarda olduğu gibi dokunmatik. Bellek olaraksa Samsung'un NAND Flaş bellekleri kullanılmış

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/ipodnono2.jpg

83 x 24 x 8.3 mm boyutlarında ve 46,6 gram ağırlığında olan iPod nano, dahili şarj edilebilir Li-ion bataryası ile 14 saat MP3 çalabiliyor. Eğer resim gösterme modu açık ise bu süre 4 saate düşüyor. Cihazın şarjı 3 saat sürüyor istenirse 1.5 saat süren ve bataryayı %80 şarj eden hızlı şarj moduda mevcut. iPod nano'nun 2GB lık modelinin Amerika satış fiyatı 199$ iken 4GB lık modelin fiyatı 249$.

iPod nano boyut, işlev ve kapasite olarak kullanıcıların ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayabilecek düzeyde. Fiyatının Amerika'da satılan 20GB kapasiteye sahip iPod lara yakın olması cazibesini biraz azaltsada kaliteli işçilik, boyut ve fonksiyonellik iPod nano yu diğer modellerden ayırıyor. Özellikle görünüme önem verenlerdenseniz cihazın çok şık bir tasarımı var.

Sayfanin Linki : http://www.apple.com/ipodnano/ (http://www.apple.com/ipodnano/)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:29
Modifikasyon için en uygun güç kaynağı: XG Magnum 500 Watt

Eğer harika güzel bir kasanız varsa ve yeni bir güç kaynağı almayı düşünüyorsanız mutlaka XG Magnum 500 Watt'ı listenize alın çünkü bu güç kaynağının görünüşü şimdiye kadar üretilen arasında kanımca en iyisi. Dış taraftaki LCD ekranı sadece gösteriş amaçlı değil sıcaklığı ve sisteme verdiği güç ve voltaj değerlerini size gösteriyor. Alüminyum şasisi kasanız ile tam uyumlu harika görünüşü yaratırken, havalandırma deliklerinden içerde görünen bakır soğutucular müthiş bir renk katmış. Modüler kablo sistemine sahip güç kaynağı ile beraberinde gelen UV duyarlı, parlak gümüş ve yuvarlak kablolardan istediğiniz/gerektiği kadar takabiliyorsunuz.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/magnum-image1.jpg

Fan dönerse çok düşük seviyede 5-10 dBA seviyesinde bir gürültü oluşturan onun dışında sessiz kalan Magnum, soğutma yapısı olarak kasa dışına ısı pompaları ile uzanan sistemine ve gümüş renkli alüminyum kasasının mazgalarından oluşacak hava akımına güveniyor. Ancak bunun yeterli olmadığı durumlarda ise içersindeki fan dönmeye başlıyor oda yetmez ise birazcık hızını arttırıyor giriyor. Fanın devreye girmesi ise ancak 350 Watt güç tüketimi civarında gerçekleşiyor. Bu yüzden çoğunlukla fana ihtiyaç olmayacağı söylenebilir.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/magnum-image2.jpghttp://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/magnum-image3.jpg

Voltaj değerleri arasında iki adet 12V hattına sahip ürün her birinden 15 Amper verebilmekte. Güç kaynağı oda sıcaklığında 500 Watt vermek üzere tasarlanmış ancak genelde çalışırken fan fazla hızlı dönmediğinden 50 °C çıkarsa 400 Watt üretiyor. Amper değerleri bakımından çok iç açıcı olmadığı söylenebilir. Ancak bu güç kaynağının amacı en üst seviye amper değerlerini vermek değil harika bir görünüme sahip olmak ve hibrit fan yapısı ile en sessiz olmak. Not olarak ürünün 600 Watt'lık versiyonuda mevcut fakat daha pazarda değil.

Güç kaynağının aşırı büyük boyutları belki ufak kasalarda sorun çıkarabilir ama kimin ufak bir kasada böyle güzel bir şeyi barındıracağıda zaten bir soru işareti . Yinede aklınızda olsun soğutma çıkıntısı ile 23 cm'e ulaşan uzunluğu dikkat çekici. Kanımca en büyük özelliklerinden biriside "Hayat Boyu Garanti" veren ilk model olması. Böylece bozulduğu zaman kolayca tamir ettirme imkanınız olacak ki bence firma bunun olmayacağını düşünmüş ki garantisini vermiş. Fiyatıda oldukça makul 140$ civarında olan ürün yurt dışında satılıyor ancak ülkemize daha girmedi.

Güncelleme: Firebal (http://www.firebal.net/) XG'nin kasaları dahil tüm ürünlerini 1-2 ay içersinde ülkemize getirecekmiş. Fiyatlarda yurt dışına yakın olacağını belirtiliyor.


thinkcomputers (http://www.thinkcomputers.org/beta/home.php?x=reviews&id=234&page=1)
cache-community (http://www.cache-community.co.uk/content/view/51/26/)
extensivemods (http://www.extensivemods.com/modules.php?name=Content&pa=showpage&pid=59)
velocityreviews (http://www.velocityreviews.com/review47.php)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:29
Sony Cybershot M2 (DSC-M2) ; Cebinizdeki dijital fotoğraf makinası ve video kamera

Tatiller, doğum günleri ve ya benzeri özel günlerde anıları ölümsüzleştirmenin en güzel yollarından biri olan video kameralar, ucuzlayan fiyatları ve artan fonksiyonları ile son zamanlarda ülkemizde oldukça popülerler. Kullanıcıların bir video kamera aldıktan sonra yaşayabilecekleri en büyük problem kaydın VCD ve ya DVD ye aktarılması işlemi oluyor. Kasetli kameraların doğası gereği bu işlem en az video kaydının süresi kadar sürmekte. Eğer sonrasında DivX ve ya benzeri sıkıştırmalar yapacaksanız işin süresi daha da uzamakta.

Canon, Sony gibi firmaların kaset kullanmayan ve direk DVD medya üzerine kayıt yapan modelleri mevcut fakat bu modeller DVD üzerine en yüksek kalitede 30dk gibi oldukça düşük sürelerde kayıt yapabildiklerinden kullanıcılar tarafından pek tercih edilmiyorlar. Sonradan düzenleme ve kayıt sıkıntısına en güzel çözüm JVC'nin GZ-MC500 modeli gibi sabit diski bulunan ve ya flaş hafıza üzerine MPEG2 ve ya MPEG4 formatında kayıt yapan makinalar. Bu makinalar sayesinde kaydın video kameradan bilgisayara aktarılması dakikalar sürmekte.

Sony'nin Cybershot M1'i flaş hafıza üzerine video kaydı yaparak kullanıcıları büyük zahmetten kurtaran fotoğraf makinası ile video kamera karışımı oldukça güzel bir ürün. Hi8 kameralar kadar görüntü kalitesine sahip MPEG4 video kaydı yapabilen bu cihaz aynı zamanda 5 mega piksel çözünürlüğü olan bir fotoğraf makinası. Sony çok yakın bir zamanda boyutları ve kalitesi ile beğeni toplayan Cybershot M1'in yeni modeli olan Cybershot M2 ile kullanıcılara ceplerinde rahatlıkla taşıyabilecekleri boyutlarda bir cihaz ile video ve fotoğraf konusundaki bütün ihtiyaçlarını karşılama olanağı sunulmuş.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/dsc-m02.jpghttp://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/dsc-m2.jpghttp://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/dsc-m12.jpg

Sony, Cybershot M2'yi olabildiğince küçük boyutlarda tutmayı katlanabilen bir tasarım ile sağlamış. Ekranın bulunduğu kısım ve gövdenin dönerek açıldığı tasarımda ekran ve gövde birbirine 90 derece dik gelecek şekilde döndürülerek açılabiliyor. Ekranın 90 derece açılmasına gerek kalmadan ön izleme yapılabilmesi mümkün.

51.2×123.1×32.4mm boyutlarında alüminyum bir kasaya sahip olan Cybershot M2, pil ile birlikte 210 gram gelmekte. Ürün 5 mega piksel çözünürlüğe sahip resim ve 640x480 çözünürlükte 30 kare / saniye görüntü yakalama oranı ile MPEG4 video çekimi yapabilmekte. Çektiği video görüntüleri ortalama bir Hi8 / S-VHS kamera ile aynı kalitede olan Cybershot M2, 2GB kapasiteye sahip Memory stick Pro duo hafıza kartına 92 dakika boyunca kayıt yapabilmekte. Ürün Carl Zeiss Vario-Tessar optik lensler kullanmakta ve 3 kata kadar optik yakınlaştırma yapabilmekte. Video çekim modunda da yakınlaştırma yeteneklerinden faydalanabiliyorsunuz. Dahili flaşı bulunan Cybershot M2 karanlık ortamlar ve fazla güçlü olmayan ters ışıklarda da da sorunsuz şekilde kullanılabilir.

Ürünün video çekim ve fotoğraf makinası fonksiyonları arasında tek tuş ile geçiş yapabiliyor. Sony Cybershot M2 kullanıcılara standart video kayıt ve fotoğraf çekim yeteneklerinin yanı sıra bazı özel modlarda sunmakta. Bunlardan biri olan Hybrid çekim modunda, fotoğraf çekilmeden evvel 5 saniye çekildikten sonrada 3 saniye boyunca kamera 320x240 çözünürlükte sesli video kaydı yapmakta ve dosyaya eklemekte. Bu sayede fotoğraf çekim anı ve sonrası daha sonradan fotoğraf ile beraber izlenebilmekte. Bir diğer mod olan Pocket Album özelliği ise kullanıcıya resim albümü oluşturma ve resimler arasında kolay bir şekilde gezebilme imkanı sunmakta. 2.5'' büyüklüğündeki LCD ekran resimlerin ön izlemesi ve fotoğraf albümü modunda oldukça fazla kolaylık sağlamakta.

Ekranın 180 derece dönebilmesi sayesinde kişinin kendi resmini çekerken ön izleme yapmasıda mümkün oluyor. Ürün ayrıca stereo mikrofona sahip, böylece ortamdaki sesler en iyi şekilde kayıt altına alınmış oluyorlar. Televizyona görüntü aktarımı yapabilen ürün bilgisayar ile haberleşirken USB 2.0 portunu kullanmakta. USB 2.0 gibi hızlı bir bağlantı kullanılması büyük boyutlu videoların ve sayısı fazla resimlerin aktarımında kullanıcıya kolaylık sağlayacak bir özellik.

Ekim ayında yurtdışında piyasaya sürülecek olan ürün için henüz bir fiyat belirlenmiş durumda değil. Eğer tatillerinizde ve ya özel günlerinizde görüntü kaydetmek ve bunları kolayca arkadaşlarınızla paylaşmak istiyorsanız Sony Cybershot M2 (DSC-M2) tam size göre.

Sayfanin Linki : http://www.sony.jp/CorporateCruise/Press/200509/05-0913/ (http://www.sony.jp/CorporateCruise/Press/200509/05-0913/)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:30
Windows Vista'dan 7 farklı sürüm

Microsoft'un önümüzdeki seneye damgasını vuracak olan yeni işletim sistemi Windows Vista'nın 7 farklı versiyon halinde kullanıcılara sunulması planlanıyor. Microsoft Vista ile ev kullanıcıları ve iş dünyası için ayrı ayrı hazırlanmış sürümler sunacak. Vista Starter Edition, Vista Home Basic Edition, Vista Home Premium Edition ve Vista Ultimate Edition ev kullanıcılarına yönelik versiyonlarken, Vista Professional, Vista Small Business Edition ve Vista Enterprise Edition iş dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanmış Vista versiyonları.

Starter Edition ismini taşıyan sürüm, alım gücü oldukça düşük ülkelerde bilgisayar ve Internet kullanımın arttırılması amacı ile üretilen ucuz bilgisayarlarda kullanılacak bir çok özellikleri kırpılmış bir Windows Vista sürümü. Starter Edition, aynı anda en fazla 3 program (ve ya pencere) çalıştırabilecek ve 32bitlik alt yapı kullanacak. Ayrıca Network kullanımına uygun olmayacak ve çok kullanıcılı kullanım ve şifreli giriş gibi özellikleri desteklemeyecek. Bu sürüm sadece alım gücü çok düşük olan ülkelere yönelik.

Home Basic Edition versiyonu şu anki Windows XP Home Edition'ın yerini alması planlanan ve Internet, oyun, genel çoklu ortam çalışmaları ve benzeri her nevi işlem yapılabilecek bir Vista sürümü. Tek bilgisayarlı evler için tasarlanmış olan bu sürümde, Firewall, Anti Spyware, Güvenli kablosuz ağ bağlantısı, P2P, Messenger, Gelişmiş arama, Anti Virüs yazılımı, çok kullanıcılı kullanım ve şu anki Windows XP Home Edition'da olan özellikler bulunmakta. Ayrıca Starter Edition hariç diğer bütün versiyonlarda olduğu gibi Home Basic Edition da 64bit destekli olacak.

Home Premium Edition versiyonu, Vista Home Basic Edition'da olan bütün özellikleri destekleyecek ve ek olarak Windows Media Edition eklentileri içerecek. Kablo kartları, HDTV, gelişmiş DVD yazma ve ilginç bir şekilde bire bir DVD kopyalama desteği içerecek olan sürüm ayrıca dış ekranlara, Tablet PC fonksiyonlarına ve kullanıcı yönetimi fonksiyonlarına destek verecek. Vista Home Premium versiyonunda destekleyeceği gelişkin çoklu ortam gösterim ve işleme yetenekleri yanısıra ileri düzey Ağ desteğide bulunacak. Ağ üzerinden diğer bilgisayara bilgi yedekleme, Internet üzerinden dosya paylaşımı ve bilgisayar dan bilgisayara senkronizasyon Vista Premium Edition ile kullanıcılara sunulacaklar arasında. Çok bilgisayarlı, çoklu ortam işleme ve gösterim işi yapan ve ya çocukları bulunan aileler için düşünülmüş bir sürüm.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/300px-Windowsvistalogo.jpg

İş yerleri için Windows XP Profossional ın yerini alacak olan güvenlik üstüne yoğunlaşmış olan Windows Vista Profossional Edition, gelişmiş ağ ve domain yönetimi, Microsoft'a ayit olmayan ağ protokollerine destek (Netware, SNMP, benzeri), Uzaktan Erişim, IIS Web Server ve Şifrelenmiş dosya sistemi (Encrypted File System (EFS)) desteği bulunacak. Ayrıca Profossional artık Tablet PC özellikleride içerecek ve bu sayede Tablet PC'lerin üzerindeki işletim sistemi maliyeti yükü biraz daha hafifleyeceğinden fiyatlarında bir düşüş yaşanması muhtemel.

Orta ölçekli ve IT ekibine sahip olmayan kuruluşlar için düşünülen Vista Small Business Edition, Windows Vista Pro'da olan bütün özellikleri destekleyecek, ek olarak yedekleme, Microsoft Volume Shadow Copy Sevisi (VSS) (Ağ üzerinden paylaştırılan klasörlerin içeriğinin aynı geri dönüşüm kutusunda olduğu gibi korunması), Fax gönderme / alma, Tarayıcıdan dosya tarama ve Microsoft'ın Internet üzerindeki çeşitli servislerine üyelikler içerecek. Ayrıca kullanıcılar Small Business'den Enterprise ve Ultimate Edition'a düşük bir ücret ödeyerek işletim sistemlerini upgrade edebilecekler.

Windows Vista'nın büyük kuruluşlar için öne çıkartılacak versiyonu olan Windows Vista Enterprise Edition, Small Business'ın özelliklerinin yanı sıra Sanal PC, MUI (Multilanguage User Interface) ve Cornerstone ismi verilen donanım destekli tam güvenlik desteği gibi ek özellikler sunacak.

Microsoft, Windows Vista Ultimate Edition ile kullanıcılara Premium edition ile Professional edition'un bütün özelliklerini içeren ve özellikle son teknoloji meraklısı, oyun, çoklu ortam dosya işleme ve benzeri yüklü işlerle uğraşanlara yönelik bir Windows sunmayı planlıyor. Oyunlar için özel optimizasyonlar içerecek olan sürüm kullanıcılara şu ana kadar yapılmış en iyi ve hızlı Windows versiyonunu sunma amacında.

Microsoft, Vista'nın orta düzey versiyonlarında artık Tablet PC ve Media Center Edition gibi günümüzün lüks sayılabilecek uygulamalarını orta düzeyde kullanıcılara sunuyor. Herkezin erişebileceği seviyede çok çeşitli yelpazede ürünler sunan firma kullanıcılara Home Premium Edition versiyonundan itibaren yüksek çoklu ortam deneyimi ve ağ özellikleri sunuyor, ayrıca gelişken web servisleri ile P2P dosya paylaşımı ve ya internet üzerinden klasör paylaştırma gibi hizmetleride ev kullanıcılarına işletim sistemi ile beraber gelen yazılımlarla sunuyor. İşin ilginç tarafı yazılım, müzik ve film üreticilerinin korkulu rüyası haline gelen P2P, DVD kopyalama ve benzeri olayların Vista ile direk Microsoft tarafından kullanıcılara sunulacak olması. Yasal yönden nasıl bir yaptırım uygulanır ve ya hangi kurallar çerçevesinde dosya paylaşımına izin verilir bilinmez ama 2006 hem kullanıcılar hemde PC dünyası için yeni işletim sistemi ile hareketleneceğe benziyor.

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:30
Nvidia'dan AMD Athlon64 Platformu için entegre grafik çözümleri ; 6100 ailesi ve nForce 410/430

Nvidia'dan AMD Athlon64 Platformu için entegre grafik çözümleri ; 6100 ailesi ve nForce 410/430

Nvidia'nın AMD Athlon 64 işlemciler için ilk entegre grafik kartı çözümleri olan 6100 ailesi çipsetler geçtiğimiz günlerde resmi olarak tanıtıldılar. Henüz anakartlar piyasada olmasada bir çok yabancı kaynaklı inceleme sitesinde 6100 ailesi çipsetleri taşıyan anakartlarla testler yayınlanmış durumda. Firma Ocak ayından önce bu çipsetleri taşıyan ilk anakartların piyasada yerlerini alacakları sözünü veriyor.
http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/6150-logospeed.jpg
6100 kuzey köprüsü ailesi nForce4 410 ve 430 güney köprüleri ile birlikte anakartlarda yer alacak. Pratikte Athlon 64 işlemcilerde kuzey köprüsü işlemci çekirdeğine tümleşik geldiğinden 6100'n yapacağı ek bir iş kalmamakta, 6100 leri direk entegre ekran kartları olarak düşünebiliriz. Nvidia 6100 ailesi çipsetleri 6100 ve 6150 olmak üzere 2 üyeden oluşuyor. 6100, 2 iş hattına, 425MHz çekirdek hızına, DX 9.0 ve Shader Model 3.0 desteğine sahip. 6150, 6100 den farklı olarak 475MHz çekirdek hızına, DVI ve TV çıkışı desteğine ve donanımsal HD Video (MPEG2-HD, WMV HD) kod çözüm yeteneğine sahip. 6100 ailesi çipsetler, Nvidia'nın başarılı 6 serisi GPU mimarisini kullanıyorlar.
6100 ve 6150 entegre grafik çözümleri ile kullanılacak olan nForce4 410 ve 430 güney köprülerinden n410 ucuz PC'leri hedeflerken, n430 her yönden tatmin edici fonksiyonlarla donatılmış. Nforce 410, Raid 0,1 desteğine, 2 adete kadar SATA300 destekli disk bağlantısına ve 10/100 entegre ethernet'e sahipken nForce4 430, Raid 0, 1, 0+1, 3, 5 desteğine, 4 adete kadar SATA300 destekli disk bağlantısına, 10/100/1000 destekli ethernete ve donanımsal ateş duvarına sahip.
http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/6100speedchip.jpg
Nforce 410 ve 430 güney köprülerinin her ikiside ses çıkışı için AC'97 arabirimini kullanmaktalar ve 7+1'e kadar ses sistemlerini desteklemekteler. Nvidia ses çözümü olarak istenirse HD Audio destekli Azalia ses çipsetininde anakartlar ile kullanılabileceğini söylüyor. Bu üreticilerin tercihine kalmış bir durum. 6100 ve 6150 Nvidia'nın ilk 90nm üretim teknolojisi kullanarak ürettiği çipsetler olma özelliğini de taşıyorlar ve az ısındıklarından pasif soğutucu ile soğutulmaktalar. Nvidia, 6100 ile birlikte nForce4 410 ve 430 güney köprüleri ile oluşturulucak kombinasyonları önerirken, nispeten daha üstün olan ve biraz daha pahalı olacak 6150 ile nForce4 430 kullanılmasını istiyor. Firma 6150 ve nForce4 430 ikilisinin sunduğu çoklu ortam yetenekleri ile oturma odası PC'lerini hedefliyor.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/6100speedgigabyte.jpg
Gigabyte'ın 6150/n430 ikilisini kullanan anakartı ve HDTV çıkışı çözümü
6100 ailesi çipsetlerin bir diğer özelliği ise anakart üzerinde bulunan PCIe slotuna bir başka ekran kartı takıldığında entegre ekran kartı çözümünün devre dışı kalmaması. Bu sayede kullanıcılar 4 monitöre kadar kullanabilirler. ATi'ninde Xpress 200 serisi anakartlarında bu özellik hali hazırda kullanılabilir durumda.
6100 ailesinin üst düzey üyesi 6150'nin 3D oyun performansını bir kenara bırakırsak (Hiç bir oyuncunun kendini entegre grafik kartı ile sınırlayacağını sanmıyorum) özellikle HD Video desteği oldukça etkileyici. Şu an için 6150, H.262/MPEG-2/DVD videoları sürücü destekli bir şekilde hızlandırabilmekte fakat ilerki zamanlarda H.264 de tanınan video formatları arasında yerini alacak. HKEPC'de yapılan HD Video testlerinde 6150, rakibi Xpress 200G ye oranla %40 daha az işlemciye ihtiyaç duymuş ve AMD Athlon 4000+'a (2,4GHz) ortalama %36 yüklenerek HD video oynatımı yapabilmiş. ATi Xpress 200G ise işlemciye ortalama %75 oranında bir yüklenme yapmış. Bu değerler gösteriyorki AMD Athlon 3000+ bir işlemci ile bile 6150 entegre grafik çözümünü kullanarak HD Video izlemek mümkün.
Çipsetlerin 3D performansına gelince, Nvidia 6150 ile şu anki en hızlı entegre grafik kartı çözümü olan ATi Xpress 200G'yi geçmeyi başarmış gibi görünüyor. Pazara geç girmesi Nvidia'ya rakiplerini tanıma ve bunları göz önünde tutarak ürün geliştirme fırsatı verdi. 6100 ile Xpress 200G'yi karşılaştırmak gerekirse Anandtech'in testlerinde Xpress 200G'yi geçen 6100, HKEPC'nin testlerinde Xpress 200G'nin gerisinde kalmış. Bu konuda kesin bir şey söyleyemiyeceğim fakat haberin sonundaki linklere tıklayarak test platformlarını ve sonuçları inceleyebilirsiniz. Ayrıca testler dikkatle incelendiğinde ATi'nin grafik performansının işlemci hızı ile doğru orantılı arttığı veya düştüğü ortaya çıkıyor buda ne kadar yüksek işlemci o kadar fazla performans anlamına geliyorki Semprom kullanıcıları bu işe pek sevinmeyeceklerdir.


Anandtech.com (http://www.anandtech.com/mb/showdoc.aspx?i=2539&p=1)
AMDZone.com (http://www.amdzone.com/modules.php?op=modload&name=Sections&file=index&req=viewarticle&artid=183&page=1)
HKEPC.com (http://www.hkepc.com/hwdb/c51-firstlook-1.htm)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:31
Nvidia'dan Diz üstü bilgisayarlara özel 7800GTX ; Go 7800GTX

Nvidia'dan Diz üstü bilgisayarlara özel 7800GTX ; Go 7800GTX

Diz üstü bilgisayarlar son 3 yıldır en popüler zamanlarını yaşıyorlar. Özellikle Intel'in Centrino platformu ile kullanıcılara yüksek pil ömrü, performans ve kablosuz bağlantı gibi bir çok gelişmeyi bir arada sunması, diz üstü bilgisayarları hiç olmadığı kadar ilgi çekici yaptı. Diz üstü bilgisayarlar her ne kadar masa üstü işler bakımından masa üstü bilgisayarlarla yarışsalarda, konu 3D oyunlar olunca oldukça geride kalıyorlar.
Masa üstü bilgisayarlar her zaman ekran kartı gücü bakımından taşınabilir rakiplerine karşı üstün durumdalardı. Geçtiğimiz sene Nvidia'nın ürettiği en güçlü grafik kartı olan 6800 Ultra'nın diz üstü bilgisyarlar için olan versiyonunu üretmesi ile bu dengesizlik ortadan kalktı ve DELL'in XPS Gen 2'si gibi oyun performansı konusunda bir çoğumuzun masa üstü sisteminden daha yetenekli ve başarım konusunda iyi olan diz üstü bilgisayarların üretilmelerine olanak sağladı.
http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/go7800gtx1.jpg
Görünen o ki Nvidia, diz üstü bilgisayar pazarını bu senede es geçmemiş durumda ve geçtiğimiz günlerde, masa üstü sistemler için şu anki en hızlı grafik işlemcisi olan 7800GTX'lerin diz üstü bilgisayarlarda kullanılacak olan versiyonları Go 7800GTX'lerin resmi olarak tanıtımını gerçekleştirdi. Go 7800GTX ler masa üstü sistemler için kullanılan versiyonları gibi 24 piksel iş hattına sahipler fakat çekirdek hızları 430MHz den 400MHz'e düşürülmüş durumda, bellek hızları da 1200MHz'den 1100MHz'e düşürülmüş.
7800GTX gibi hızlı ve diz üstü bilgisayarlar baz alındığında oldukça fazla güç tüketip, ısınan bir ekran kartı, tabiki bütün mimarisi ile aynı olarak diz üstü platformuna taşınmadı. Yeni çekirdekler 90nm üretim teknolojisi kullanılarak üretiliyorlar ve bu sayede oldukça az ısınıyorlar ayrıca Nvidia'nın dynamic clock scaling teknolojisi sayesinde Go 7800GTX ne kadar hız gerekiyorsa o kadarını kullanıyor ve gerekirse kendini tamamen kapatabiliyor. Böylece pil ömründen basit oyunlar oynandığında veya sadece Windows masa üstünde çalışıldığında tasarruf edilmiş oluyor.
http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/go7800gtx2.jpg
Nvidia'nın yeni diz üstü grafik işlemcisini içeren notebooklar geliştirmeye başlayan firmalar arasında DELL, Falcon Northwest, VoodooPC ve Evesham gibi Amerika'nın gözde notebook üreticileride bulunmakta. Listedeki firmalardan biri olan Evesham'ın Go 7800GTX içeren ilk diz üstü bilgisayarı Voyager C720, TrustedReviews tarafından incelenmiş, cihazın özellikleri ve performansı bir çok masa üstü sistemi geride bırakıyor.
İncelemeye katılan Voyager C720, Pentium M 770 2.13GHz 2MB tampon belleki işlemci, 2x 512MB Samsung DDRII 533MHz bellek, Fujitsu marka 80GB 5400RPM sabit disk, 256MB GDDR3 bellekli Go 7800GTX grafik kartı, 17'' boyutlarında 1440x900 çözünürlüğe sahip X-Bright ekran gibi gelişmiş özellikleri bünyesinde bulundurmakta.
http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/go7800gtx3.jpg
Konu Go 7800GTX olduğundan incelemedeki cihazın tasarımından çok oyun performansına değinmek istiyorum. TrustedReviews ekibi cihazın gerçek performansını görebilmek ve LCD ekranın sunduğu 1440x900 yerine 1600x1200 piksel çözünürlükte çalışabilmek için diz üstü bilgisayara harici bir ekran bağlamışlar ve 4xAA, 8xAF açık iken Half-Life 2'de 76,9fps, Doom 3'de 48.6fps ve Far Cry'da HDR kapalı iken 54.4fps görüntüleme oranı ile oyun oynayabilmişler. Değerler gerçekten muhteşem özellikle 3.8 kilo ağırlığı bulunan makinayı her istediğiniz yere götürebileceğinizi düşünürseniz Lanparty ler esnasında gözlerin üstünüzde olacağı kesin. Fakat ekip ürünün pil performansı hakkında ayrıntılı bir test gerçekleştirememiş, Nvidia'nın vaadlerinin ne kadar doğru olduğunu ileriki zamanlarda görebileceğiz.
Nvidia'ya göre Go 7800GTX içeren diz üstü bilgisayarlar 3000$ seviyesinden başlıyacaklar ve özelliklerine göre artan bir fiyat grafiği izleyecekler. TrustedReviews ekibinin incelediği Voyager C720'nin fiyatı ise yaklaşık 4500$. Eğer bu fiyat size fazla geldiyse Go 7800GTX içeren modeller çıkana kadarki en yüksek 3D oyun başarımı sunan diz üstü bilgisayar olan Dell Inspiron XPS Gen 2 yi tercih edebilirsiniz ekran kartı olarak Go 6800ULTRA içeren diz üstü bilgisayarın fiyatı yaklaşık olarak 3000$ civarında.

Sayfanin Linki : http://www.trustedreviews.com/article.aspx?head=36&page=4325 (http://www.trustedreviews.com/article.aspx?head=36&page=4325)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:32
Antec VCool ile modifikasyonsuz ekran kartı soğutması

Antec VCool ile modifikasyonsuz ekran kartı soğutması

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/vcool_1.jpg (http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/vCool.jpg)Ekran kartı soğutmaları genelde hep gürültülü olmuş veya gürültülü olmasa bile istediğiniz düşük sıcaklıklarda olmamıştır. Sonuçta genelde uygulanan tek çare soğutucu fanın daha kaliteli ve daha sessiz bir tane ile değiştirilmesi olmuştur. Üstelik sonradan alınan soğutucular genelde ucuz olmadıklarından pek de cazip gözükmemekteler.
Tabii garanti kapsamında bir ekran kartının fanını sökmek takmak pahalı modeller için hem cesaret hem de el alışkanlığı gerektirmekte. Bu yüzden genelde bilgisayar kullanıcıları ekran kartlarının fanlarını işlemci fanları kadar değiştirmemekte ve yüksek seviye modellerde bile beraberinde gelen sistemi kullanmakta.
Pc dünyasına kazandırdığı buluşlarla ünlü Antec sanırız bu soruna bir çare buldu. VCool gibi basit ama etkili bir çözüm herhalde uzun vadede pek rastlanmıyacaktır. VCool 'ın yaptığı ise kasanın arkasından aldığı havayı direkt ekran kartınıza üflemesi. Bu sayede kasanın dışından alınan soğuk hava hiç bir şeye karışmadan ekran kartına üfleniyor.
Yarattığı devamlı hava akımı sayesinde Ge-Force 7800 GTX gibi modellerde yüklenme esnasında 81 °C'den 69 °C'ye düşüşler gözlenmiş. Daha az enerji üreten 6600 GT gibi modellerde 10 °C fark yaratan sistem ekran kartının garantisine kesinlikle bir sorun çıkarmamakla birlikte isterseniz modifiye ettiğiniz standart soğutucu ya da hali hazırda değiştirdiğiniz soğutucu ilede kullanılabilir.
Tabii ki tavsiyemiz Arctic Cooling gibi dışarı üfleyen bir sistemle beraber kullanılması, böylece hem VCool'u kısabilir hem de ekran kartından ısınan hava direkt dışarı atılır ve kasanın geri kalan kısmına bir ısı yükü oluşturmaz. Beraberinde gelen uzatma aparatı ile ekran kartının uzunluğuna göre kasa içi konumu ayarlanabiliyor. Ürünün fiyatı yurt dışında 18$'a kadar bulunabiliyor. Türkiye'de satış adresi ise 16 Avro ile DijitalCenter (http://www.dijitalcenter.com/asp/show_stock.asp?Product_ID=VCool). İşte incelemeleri ;

Thinkcomputers (http://www.thinkcomputers.org/beta/home.php?x=reviews&id=228&page=1)
ClubOverclocker (http://www.cluboverclocker.com/reviews/cooling_devices/Antec_vcool/)
Legit Reviews (http://www.legitreviews.com/article.php?aid=223&pid=1)
Phoronix (http://www.phoronix.com/scan.php?page=article&item=164&num=1)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:33
Dell Axim X51v ile Pocket PC'lerde 3D grafiklere devam

Dell Axim X51v ile Pocket PC'lerde 3D grafiklere devam

Pocket PC'ler oldukça ilgi çekici ve özellik bakımından zengin, taşınabilir cihazlar olsalarda ülkemizde bir türlü kullanıcıların ilgisini çekmeyi başaramadılar. Gerçi sadece ülkemizle sınırlı tutmak yanlış olur, Dünya genelinde de durum pek farklı değil. Her ne kadar ilgi beklenen düzeyde olmasada, firmalar ellerindeki modellerin daha fazla iş başarımı olan üst versiyonlarını çıkartmaya devam ediyorlar. Dell'in sizlere daha önce haberini yaptığımız 3D grafik işlemcisi içeren başarılı Axim X50v modeli Pocket PC'sinin, geçtiğimiz günlerde işletim sistemi Windows Mobile 5.0'a yükseltilmiş ve donanımsal olarakta güncelleştirmeler içeren yeni bir sürümü Axim X51v olarak piyasaya sürüldü.
Bir önceki model ile aynı fiyattan satılacak olan ve tasarım olarak bir fark içermeyen X51v bir kaç donanımsal ve yazılımsal iyileştirme içeriyor. İşletim sisteminin yükseltilmiş olmasının yanında,daha fazla pil ömrü ve daha yüksek Flaş ROM hafıza X51v ile gelenler iyileştirmeler arasında. Cihazın teknik özelliklerine değinecek olursak ; X51v'de Intel XScale 624 Mhz hızında çalışan işlemci, 256MB Flaş ROM hafıza, 64MB RAM, 3.7'' büyüklüğünde 65,536 renk destekli dokunmatik VGA ekran, Bluetooth 1.2 ve Wi-Fi 802.11b kablosuz bağlantı desteği, Compact Flash kartlar yanında SD/MMC/SDIO kartlarında takılabilmesi ve Intel'in 16MB bellekli 3D grafik kartı 2700G ilk başta göze batan teknik özellikler arasında. (Daha detaylı teknik özellikler için tıklayınız (http://www1.us.dell.com/content/products/productdetails.aspx/axim_x51v?c=us&cs=RC968571&l=en&s=hea&%7Etab=specstab))
http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/x51vspeed.jpg
Dell Axim X51v bir çok gelişmiş özelliğini ve X50v'den farkını yeni işletim sisteminden alıyor. Bu yeniliklere bakacak olursak, Windows Mobile 5.0 ile birlikte gelen yeni Word döküman tarama teknoloji sayesinde yeni Pocket Word, eski versiyonların tanıyamadığı kodları algılayabiliyor ve dosyaya gömülü resimler, tablolar ve benzeri içeriği görüntüleyebiliyor. Bu eklentiler Word dosyalarının daha yavaş açılmasına neden olsada, dosyalar açıldıktan sonra sayfa içinde veya sayfalar arasında gezmek oldukça rahat ve hızlı. Windows Mobile 5.0 ile ayrıca Power Point, Pocket Internet Explorer'da durum çubuğu, Hotmail hesaplarına kolay erişim gibi eklentilerde bulunmakta. X51v'de Windows Mobile 5.0'ın kullandığı yeni dosya sistemi sayesinde SD kart üzerinden herhangi bir dosyanın okunması X50v'ye nazaran 3 kat daha hızlı. Yine aynı dosyanın Flaş ROM bellekten okunması ile SD kart üzerinden okunma hızı karşılaştırılsa SD kart, Flaş ROM belleğe nazaran 9 kat daha hızlı bir şekilde aktarım yapabiliyor.
Dell Axim X51v'de en önemli değişikliklerden biride Flaş ROM belleği kullanım şekli, cihaz diğer PDA lardan farklı olarak RAM'i sadece işletim sistemi ve geçici dosyalar için kullanıyor. Programların ve kayıtlı bilgilerin hepsi Flaş ROM bellek üzerinde saklanıyor ve buradan çalıştırılıyorlar. Bu kullanıcıya pil bitse dahi verilerin kaybolmaması ve daha uzun pil ömrü avantajları ile RAM'in erişim ve bilgi aktarma hızı göz önüne alındığında performans kaybını bir arada sunan bir kullanım şekli. Bir çok inceleme sitesinin yaptığı testlerde kullanılan test programları, diğer PDA'larda X51v'nin aksine direk RAM üzerinden yazma ve okuma yaptıklarından X51v performans grafiklerinde biraz gerilerde yer almakta, fakat günlük kullanım bazında cihazın göze batan bir performans eksisinin görülmediği belirtiliyor.
Dell Axim X51v'nin pil ömrü genel ortalama olarak X50v den 30 dakika daha fazla. Wi-Fi açıkken 4.5 saat çalışabilen cihaz, DivX film izlenirkende 3 saate yakın tekrar şarja gerek duymadan çalışabilmekte. Yurtdışında 420$ fiyatla satılan X51v ile birlikte 3D mini-golf ve car-rally oyunlarının tam versiyonları ile Battery Pack Lite ve Utility toolbar yazılımlarının tam sürümleri ile birçok yazılım ve oyunun demoları birlikte gelmekte. Eğer PDA'lar ilginizi çekiyorsa ve iş, çoklu ortam ve oyun görevlerini hakkı ile yerine getirebilen bir Pocket PC arıyorsanız Dell'in X51v'si göz önünde bulundurmanız gereken modeller arasında. Unutmadan ekleyelim X51v, GPS, klavye gibi bütün X50v aksesuarları ile birlikte kullanılabiliyor.
Her gün dahada hızlanan ve Intel'in yol haritasında önümüzdeki sene 1Ghz hızlarda işlemcilere sahip olmaları planlanan Pocket PC'ler belki ofis işlerini yapmak için yaygınlaşmasalarda 3D ekran kartları ve benzer donanımlar ile birer oyun canavarları halini alabilirler. Microsoft'un yazılım geliştiricilerine .net ile platform bağımsız yazılım geliştirme imkanı sunması Pocket PC'lerin ufkunu genişletebilir. Fakat şunuda belirtmek gerek büyük oyun geliştiricileri platformu önemsemedikleri sürece pek birşey beklemekte hata olur.
http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/x51vspeed2.jpg
Yukarda grafiklerini görebileceğiniz ve www.cubeengine.com (http://www.cubeengine.com) adresinden Windows versiyonunuda indirebileceğiniz FPS tarzı oyun Pocket PC'ler ve Intel'in 3D grafik kartı ile neler yapılabileceğiniz ufak bir kanıtı. Kim bilir belki ileride bu küçük bilgisayarlarla normal PC lerde oynadığımız popüler oyunların optimize edilmiş versiyonları ile Internet üzerinde arkadaşlarımız ile Online kapışabiliriz.
Not: Dell, X50 ve X50v için Windows Mobile 5.0 güncelleştirmesinide kullanıcılara sunmuş durumda. Dileyen kullanıcılar belli bir ücret ödeyerek cihazlarının işletim sistemlerini yükseltebilirler.

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:34
Sony'den dokunmatik ekranlı fotoğraf makinası ; Cyber Shot DSC-N1

Sony'den dokunmatik ekranlı fotoğraf makinası ; Cyber Shot DSC-N1

Dokunmatik ekranlı dijital fotoğraf makinası fikri yeni bir olay değil belki fakat Sony'nin yeni Cyber Shot DSC-N1'i compact bir fotoğraf makinasının ne kadar geliştirilebileceğinin ve kullanıcı dostu yapılabileceğinin bir göstergesi sayılabilir. 3'' gibi oldukça büyük bir dokunmatik ekrana sahip olan DSC-N1'in 8.1MP resim çözünürlüğü ve 3x optik, 6x dijital yakınlaştırması bulunmakta.
Cihazın dokunmatik ekranı, resim çekim esnasıda dahil olmak üzere menülerden, resim tekrar izlemeye kadar geniş bir alanda kullanılmakta. Resim çekim esnasında oldukça güzel bir özellik olan Free Spot AF modu sayesinde, fotoğraf makinanızın odaklanacağı noktayı ekranın istediğiniz bir noktasına dokunarak belirleyebiliyorsunuz. Eğer kalabalık bir ortamda uzaktaki kişileri daha net görüntülemek istiyorsanız ekran üzerinde kameranın odaklanacağı kişilerin üstlerine tıklamanız yeterli, makina odak uzaklığını direk seçtiğiniz nesnelere göre otomatik olarak ayarlayabilmekte. ( Free Spot AF modunun Flash tanıtımı için tıklayınız (http://www.sony.de/content/attachment/TouchScreen_de,0.swf))
Sony Cyber Shot DSC-N1, fotoğrafların tekrar gösteriminde de kullanıcıya bir çok yenilik sunuyor, çeşitli albümler oluşturulabilmesine ve bu albümler arasında hızlıca geçiş yapılmasına imkan veren fotoğraf makinası aynı zamanda çeşitli efeklerle süslü slayt şovlar düzenlenmesine de olanak vermekte. Active, Nostalgic, Stylish olmak üzere 3 farklı slayt şov efekti sunan makina aynı zamanda resimlerin sıralı gösterimi esnasında arka planda MP3'de çalabiliyor. (Slayt şov Flash tanıtımı için tıklayınız (http://www.sony.de/content/attachment/SlideShow_de,0.swf))
http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/cybershotdscn1.jpg
Ürünün, dokunmatik ekranın nimetlerinden yararlandığı ve kullanıcıların oldukça ilgisini çekecek bir diğer özelliği ise yerleşik Paint fonksiyonu. Bu fonksiyon sayesinde kullanıcılar çektikleri resimlerin üzerinde dokunmatik ekranı kullanarak resim çizme veya yerleşik şekiller ekleme gibi değişiklikler yapabiliyorlar. Renk seçme, silgi, damga, son yapılan değişikliği geri alma gibi seçeneklerin bulunduğu Paint fonksiyonu ile arkadaşlarınızın resimleri üzerimde eğlenceli değişiklikler yaparak hoş vakit geçirebilirsiniz. (Paint fonksiyonu Flash tanıtımı için tıklayınız (http://www.sony.de/content/attachment/Paint_de,0.swf))
Cihazın dokunmatik ekranı ile kullanıcıya sağladığı yeniliklere değindikten sonra biraz da teknik özelliklerinden söz edelim. Yazının başında da belirttiğim gibi 8.1MP resim çözünürlüğüne sahip olan makina da 230.000 pikselden oluşan 3'' büyüklüğünde dokunmatik bir LCD ekran bulunmakta, ISO değerleri olarak Auto, 160, 200, 400, 800 seçeneklerini sunan makina, kullanıcılar beyaz ayarı olarak Auto seçeneğinin yanında ek olarak 5 adet daha seçenek arasında seçim yapabilmekte. Shutter hızı olarak 30 saniyeden 1/1000 saniyeye kadar olan hızlarda çekim yapabilen makina, kullanıcıya bulunduğu ortama özel otomatik ayarlar sunan 9 farklı sahne modu içermekte. Sony Cyber Shot DSC-N1'de yerleşik vizör bulunmamakta, makinada ön izleme ekrandan yapılıyor.
http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/cybershotdscn2.jpg
94 x 60 x 20 mm boyutlarında ve pilli olarak 139 gram ağırlığında olan makinanın Carl Zeiss mercekleri makina aktif duruma getirildiğinde dışa doğru açılmakta. Bilgisayar ile bağlantısını USB 2.0 portu üzerinden sağlayan Cyber Shot DSC-N1 yerleşik olarak 26MB belleğe sahip. 26MB bellek ile 640x480 piksel çözünürlüğe sahip 500 adete kadar resim çekip ek hafızaya ihtiyaç duymadan depolamak mümkün. İstenirse Memory Stick Duo ve Memory Stick PRO Duo uyumlu kart yuvası sayesinde makinanızın belleğini arttırabilirsiniz. (daha detaylı özellikler için haberin sonundaki linke tıklayabilirsiniz)
Görünen o ki daha çok Wi-Fi özelliği ile konuşulan fakat 3'' boyutlarında dokunmatik bir ekrana sahip olan Kodak Easyshare One'dan sonra piyasadaki 2. dokunmatik ekranlı fotoğraf makinası olacak Sony Cyber Shot DSC-N1, Kodak'ın sunduğu gibi kablosuz bağlantı yeteneklerine sahip olmasada, içerdiği ek fonksiyonlar ve kullanım kolaylıkları ile kullanıcıların ilgisini oldukça çekecek bir ürün. 2005 Kasım ayının 18'inden sonra Amerika'da piyasaya sürülecek olan fotoğraf makinasını için www.sony.com/n1 (http://www.sony.com/n1) adresinden ön sipariş verilebilmekte. Cihazın ön sipariş fiyatı 499$ olarak belirlenmiş.

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:36
NTT Docomo ve Mitsubishi'den dokunmatik tuşlara sahip telefonlar

NTT Docomo ve Mitsubishi'den dokunmatik tuşlara sahip telefonlar

Japonya'nın en büyük telefon cep telefonu operatörü NTT Docomo ve Mitsubishi, ortak yürüttükleri proje ile cep telefonu kontrolüne yeni bir boyut getirmeye hazırlanıyorlar. Dokunmatik ekran üzerine kurulan sistemde, cep telefonlarında menülerin ve olayların görüntülendiği ekranın yanında birde tuşların görüntülendiği ayrı bir ekranın bulunması planlanıyor. Tuşların görüntülendiği dokunmatik ekran şimdiki mekanik tuş takımının yerini alırken, dokunmatik ekranlı cep telefonları ile yaşanan en büyük sorunlardan biri olan tek elle kontrol sonunuda ortadan kaldırmış gibi görünüyor.
http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/docomospeed.jpg
Nintendonun yeni nesil el konsolu Nindendo DS'i hatırlatan sistemi kullanan ilk örneklerde, menüye ve arama tuşlarına hızlı bir şekilde erişim için dokunmatik ekranın altında 3 adet tuş yerleştirilmiş. Örnek modellerde kamera ve ek bir dış ekran bulunmamakta, bunun yerine kullanıcıyı cevapsız aramalara ve mesajlara karşı uyaran ve gövde içine yerleştirimiş LED'ler bulunmakta. Tuş takımı o an kullanılmakta olan programa göre değişiklik gösterebiliyor ve en güzeli ilerde bu sistemi kullanacak telefonlarda, arkaplan ve ekran koruyu değiştirmenin yanında tuş takımının görüntüsünüde zevkimize uygun olan şekide değiştirebilecek olmamız.
http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/docomospeed2.jpg
Teknoloji henüz çok yeni ve geliştirici iki firmadan da detaylar hakkında ayrıntılı bir açıklama yapılmamış durumda. Fakat resimlerden anlaşılabildiği kadarı ile oldukça iyi iş çıkartılmış. Bu tip telefonlar sayesinde hem programcıların işi kolaylaşıyor hemde karmaşık menüler içinde yön tuşları ile gezinmek zorunda kalmayan kullanıcılar zaman kazanmış oluyorlar. Tuş takımının tek el ile gerçekten rahat kullanılıp kullanılmadığına gelirsek, bunu ancak telefonlar piyasaya çıkıp ilk incelemeler yapıldığı zaman görebileceğiz. Fakat genel olarak piyasadaki dokunmatik ekranlı telefonlarda tek elle kontrolü zorlaştıran etkenlere bakarsak bu tip telefonlar ya çok geniş oluyorlar (PDA bazlı olanlar) ya da tuşlar ekrandan tasarruf edebilmek için oldukça küçük çizildiklerinden parmak ile seçim yapmak çok zor oluyor. Bu yeni tasarımda genişlik ve tuşların küçüklüğü konusuna çözüm getirilmiş gibi görünüyor.

Sayfanin Linki : http://www.phoneyworld.com/newspage.aspx?n=1413 (http://www.phoneyworld.com/newspage.aspx?n=1413)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:36
ARM Cortex-A8 ; Dünyanın en hızlı taşınabilir platform işlemcisi


ARM Cortex-A8 ; Dünyanın en hızlı taşınabilir platform işlemcisi

Bu gün Cep telefonları, cep bilgisayarları, taşınabilir çoklu ortam çalıcıları ve benzeri taşınabilir cihazlardan kullanıcıların ortak beklentisi hiç kuşkusuz daha fazla performans ve daha uzun pil ömrü olmakta. Intel'in XScale işlemcileri ile hızlanan ve pil ömürleri makul seviyelere gelen taşınabilir cihazlar da ARM, geçtiğimiz günlerde resmi tanıtımını yaptığı Cortex-A8 işlemcisi ile performans ve pil ömrü konusunda çıtayı bir üst seviyeye taşımaya hazırlanıyor.
90nm ve 65nm üretim teknolojileri kullanılarak üretilen ve çekirdek hızı 600MHz'den başlayıp 1GHz'e kadar çıkabilen Cortex-A8, firmanın belirttiğine göre 300 mW'dan daha az güç tüketimine sahip olacak. 1GHz hızında çalışan modelinin 2000 DMIPS (kayar nokta işlemi içermeyen, bir kodun 1 saniye içindeki tekrarlanma sayısı) işlem kapasitesine sahip olduğu işlemci oyun, çoklu ortam ve ofis uygulamalarında masa üstü sistemlere yakın performans vaad ediyor. İçerdiği Intelligent Energy Manager (IEM) teknolojisi sayesinde o an çalışmakta olan uygulamanın ihtiyaç duyduğu kadar hız ve güç tüketimi sunan işlemci, her zaman en yüksek hızda çalışmayarak pilden tasarrufda sağlıyor.
Şu an kullanılmakta olan en son sürüm H.264 MPEG4 video sıkıştırma standartına ve MP3 ses kodlamasına donanımsal destek veren Cortex-A8, üreticilerin geleceğin mobil cihazlarını birer çoklu ortam merkezi haline getirmelerine olanak verecek. ARM tarafından geliştirilen ve Cortex-A8'de bulunan NEON teknolojisi sayesinde, programcılar işlemcinin geliştirme kitlerini alarak karmaşık kod dizileri ile uğraşmadan basite indirgenmiş kodlar ile direk işlemci tarafından donanımsal olarak desteklenen çoklu ortam ve oyun uygulamaları geliştirebilecekler. NEON teknolojisi karmaşık kayar nokta, çoklu ortam ve 3D işlemler için ayrı bir bölüm olarak işlemci içersinde yer almakta.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/speed-stepcortexa8a.jpg (http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/speed-stepcortexa8b.jpg)
Diagramın büyük hali için üzerine tıklayınız
Donanımsal olarak içerdiği Jazelle-RCT Java acceleration teknolojisi sayesinde JAVA uygulamalarının daha hızlı ve bellekte daha az yer işgal ederek çalışmalarına da yardımcı olacak olan Cortex-A8, TrustZone teknolojisi ile kopyalamaya karşı dijital olarak korunmuş içeriğin saklanmasını ve tekrar oynatılmasını donanımsal olarak desteklemekte. İlk defa kullanılacak olan ARMv7 mimarisini içeren Cortex-A8, programcılara hata takibi ve hata denetlemesinde de büyük kolaylıklar sağlamakta. Ayrıca ARMv7 ile birlikte kullanıma geçecek olan Thumb-2 teknolojisi ile kodlar çok daha ileri tekniklerle derlenerek %31'e varan performans artışları sağlanacağı verilen bilgiler arasında. Thumb-2 teknolojisi bundan önce ARM bazlı işlemciler için yazılmış porgramların derlenmesinde kullanılan Thumb teknolojisi ilede uyumlu ve aynı yazılımların tekrar Thumb-2 kullanılarak derlenmesi sonrasında performans artışlarından yararlanmak olası. ARM'ın programcıları düşünerek geliştirdiği hata takip, kolay yazılım ve hızlı derleme araçları sayesinde bu işlemciyi kullanan platformlar için oldukça gelişmiş 3. parti yazılımların önü açılmış oluyor.
ARM'ın belirttiğine göre MHz başıan 2 DMIPS'den daha fazla işlem yapabilme kabiliyetinde olan işlemciler 90nm ve 65 nm üretim teknolojileri kullanılarka üretilecekler. 2006'nın ilk çeyreğinde geliştirme kitlerinin ve 65nm üretim sürecinden geçmiş ilk örnekleri görücüye çıkacak olan yeni nesil mobil işlemcinin, 2007 yılına doğru taşınabilir aygıtlarda yer alması planlanıyor. ARM, Freescale, Matsushita, Samsung ve Texas Instruments'ında bulunduğu elektronik devleriyle ve belli mobil yazılım geliştiricileri ile Cortex-A8 için lisans sözleşmeleri imzalamış durumda.
Görünen o ki gelecekte cep bilgisayarları ve cep telefonları, video oynatma ve işleme, müzik, oyun, ofis uygulamaları ve Internet konularında kullanıcıları tatmin edebilecek performans sundukları gibi gelişen pil teknolojileri ve işlemcilerin az enerji tüketmeleri sayesinde şarj gerektirmeden kullanım süreleride oldukça uzayacak. Bu arada Intel'inde yeni nesil XScale işlemcileri ile 1GHz hızlara çıkmayı planladığını ve bu işlemcileri taşıyan cep bilgisayarlarının 2006'da raflarda olmasının planlandığını ekleyelim.

Sayfanin Linki : http://www.arm.com/products/CPUs/Cortex-A8.html (http://www.arm.com/products/CPUs/Cortex-A8.html)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:37
ATi'nin yeni X1000 ailesi GPU'ları ve R520

ATi'nin yeni X1000 ailesi GPU'ları ve R520

ATi'nin rakibi Nvidia'nın G70 GPU'larına karşı oldukça geciken cevabı X1000 ailesi GPU lar geçtiğimiz gün ayrıntıları ile basına tanıtıldılar. 90nm üretim teknoloji kullanılarak TSMC tesislerinde üretilen GPU'larda ATi, 90nm üretim teknolojisi sayesinde birim alana daha çok transistör sığdırmayı ve 625MHz gibi yüksek saat hızlarına çıkmayı başarmış. ATi'nin şu anki en hızlı kartı olacak X1800 XT 625MHz çekirdek hızına ve 1500MHz bellek hızına sahip. ATi'nin Piksel Shader 3.0 ve HDR özellikleri ile donattığı yeni GPU'ları tamamen yeni bir mimari ile üretiliyorlar. ATi R520 rakibi Nvidia G70'e göre 18 milyon daha fazla transistör içeriyor (Toplamda 320 milyon). Daha az Piksel iş hattına sahip olmasına rağmen daha fazla transistör içermesi yeni mimarinin ne kadar karmaşık bir yapısı olduğunu gösteriyor.
X1800 XT, X1800 XL, X1600 XT, X1600 PRO, X1300 PRO, X1300 ve X1300 Hyper Transport modelleri ile piyasaya girecek olan ati bütün modellerinde Shader 3.0 ve HDR desteğini bulunduruyor. X1800 ve X1600 serisi kartlarda CrossFire ile 2 kartın aynı anda kullanılabilmeside desteklenmekte ve CrossFire yeni Compositing Engine sayesinde artık 2048x1536 piksel çözünürlükte 70Hz tazeleme oranı sunabiliyor. Ayrıca AVIVO ile ATi, ekran kartlarına en son HD Video sıkıştırma formatı olan H264'ün donanımsal olarak çözülmesi, video kodlama ve çözme konularında da eklentiler yapmış durumda.

http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/speedx1800xt_angle_sm.jpg
ATi X1800XT Grafik Kartı
Geçtiğimiz sene Nvidia'nın 6600GT'sine karşılık 200$ seviyesinde kart sunamayan ve X800GT lerle oldukça geç cevap verebilen ATi, yeni kartlarıyla her seviyede piyasaya girmeyi ve Piksel Shader 3.0 ve HDR destekli kartlarını Nvidia gibi tabana yaymaya çalışacak gibi görünüyor. Tablo incelendiğinde ATi'nin en üst seviye grafik çekirdeği R520'nin Nvidia'nın G70'inin 24 piksel iş hattı içermesine karşılık sadece 16 iş hattı içerdiği görülüyor. ATi, iş hatları tarafındaki eksikliğini yüksek çekirdek ve bellek hızları ile kapatmasının yanı sıra GPU mimarisinde de bir dizi performansı arttırıcı ve olanı en iyi şekilde kullanan teknolojik önlemler almış durumda.
http://img409.imageshack.us/img409/1113/yakalama16dc.gif (http://imageshack.us)

ATi'nin yeni nesil GPU'larında firmanın Ring Bus ismini verdiği bellek erişim mimarisi kullanılmakta. Ring Bus ismi verilen mimariyi basite indirgenmiş bir şekilde açıklarsak sistem GPU çevresinde çevrili 2 adet hem geliş hem gidişe izin veren 256bit veri yolu, bu yollara bağlı bellekler, tampon bellekler ve istemcilerden oluşmakta. R520'de 256bit olan bu 2 adet yol R515 de 128bit olarak yer almaktalar. İşlemciyi çevreleyen bu yolların ekran kartı bellekleriyle bağlandığı noktalara Ring Stop ismi veriliyor ve her GPU'da 4 adet Ring Stop bulunmakta. Ring Stop'lar 2 adet 32bit lik veri yolu ile belleklere bağlanmaktalar.
http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/speedx1800xt_angle_sm2.jpg
Sistemin çalışması oldukça basit, istemciler bellekteki herhangi bir bilgiye ulaşmak istediklerinde bunu merkezdeki bellek kontrolcüsüne bildiriyorlar. Bellek kontrolcüsü, gelen bir çok isteği kendi içersindeki algoritma ile değerlendirerek önem sırasına koyuyor ve performansa en çok etki edecek isteği en önemli olarak seçerek işleme alıyor. Merkezi bellek kontrolcüsü bellekten bilgi almak isteyen istemci'nin ulaşmak istediği bilgiyi bellekten alarak istemcinin en yakınındaki Ring Stop'a taşıyor. Bu teknik sayesinde gecikme ve bilginin belleğe yazılma esnasındaki bozulmalar en aza indirgendiğinden GDDR4 gibi yüksek hızlı belleklerin kullanılmasına imkan veriliyor.
ATi'nin yeni GPU'ları GDDR4 belleklere destek veriyorlar ve R520 çekirdeği taşıyan modellerin GDDR4 bellek kullanan versiyonlarını, GDDR4 bellek modülleri üreticilere dağıtıldıktan sonra görmek mümkün olacak. ATi'nin Ring Bus'da bellek kontrolcünün kullandığı algoritma, sürücü tarafından kontrol edilebiliyor. Bu ilerde oyunlara göre optimize edilmiş sürücülerle ekran kartının performansının arttırılabileceği anlamını taşıyor.
ATi'nin yeni GPU mimarisinde kullandığı bir başka teknoloji olan Ultra-Threaded Architecture'da ise amaç 16 piksel iş hattını olabildiğince verimli kullanmak. Bu sistemde basitçe Ultra-Threading Dispatch Processor, ismi verilen bir ünite iş yükünü 4 lü guruplara ayrılmış piksel iş hatlarına bölüştürmekte. Ultra-Threading Dispatch Processor ayrıca işini bitirip bekleme konumuna geçmiş olan piksel iş hatları gruplarına (Quad) ek iş vererek sistemden en fazla verimin alınmasını sağlamakta.
testleri)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:38
ATi'nin yeni X1000 ailesi GPU'ları ve R520 =Devamı

ATi'nin yeni X1000 ailesi GPU'ları ve R520 =Devamı




http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/speedx1800xt_angle_sm3.jpg
ATi, performans arttırıcı önlemler yanında grafik kalitesinde de artış sağlayabilmek için yeni filitreleme ve kenar yumuşatma algoritmalarını GPU'larına eklemiş durumda. Adaptive AA ve Area Anisotropic filtreleme olarak isimlendirilen tekonolojilere kısaca değinmek gerekirse, Adaptive AA, Nvidia'nın Transparency AA sı ile yaptığı kenar yumuşatma tekniğinin bir benzerini uygulamakta. Area Anisotropic filtreleme ise strateji oyunları ve benzeri bir yere izometrik açıdan baktığımız ortamlarda veya özgür uçuş uzay simulasyonu gibi oyunlarda çok daha ileri filitreleme sunarak, kaplamaların titremesini olabildiğince azaltmakta. Ayrıca ATi'nin yeni kartlarında Nvidia'nın HDR ile FSAA kullanılamaması sorunu ortadan kaldırılmış ve HDR açıkken FSAA da kullanılabiliyor.
Burada haber için kısıtlı bir alanımız olduğundan ATi'nin yeni nesil GPU'ları ile gelen yenilikleri ve ne işe yaradıkları oldukça yüzeysel bir şekilde tanıttıktan sonra birazda kartların performanslarına değinelim. Eğer kartların tam olarak neler getirdikleri görmek ve bütün detayları öğrenmek isterseniz haberin sonundaki ilgili linklere tıklayarak bilgi alabilirsiniz.
Herkezin oldukça fazla merak ettiği ve 16 Piksel iş hattı ile Nvidia'nın G70'i (24 piksel iş hattı) karşısında R520'nin ne yapabileceği idi. ATi, olanı en iyi şekilde kullanan yeni GPU mimarisi ile görünen o ki 24 iş hattına sahip rakibi karşısında oldukça iyi iş çıkarmış. 3DMark serisinde oldukça yüksek bir performans kazancı sağlanmışken oyunlara gelindiğinde bazen ATi'nin bazende Nvidia'nın öne geçtiği görülüyor. Özellikle 1600x1200 de dahi X1800 XT güçlü rakibi karşısında ayakta durmayı başarması hız artışının ve mimarinin kazandırdıklarını ortaya koyuyor. Splinter Cell 3, Far Cry gibi oyunlarda X1800 XT'nin üstünlüğü söz konusuyken Day of Defeat, Doom3, Everquest II gibi oyunlarda da 7800GTX'in üstünlüğü söz konusu. Orta seviyede ise X1600XT'nin tatmin edici olduğunu söylemek oldukça zor 6600GT karşısında zor ayakta duran GPU, fiyat olarak neredeyse 6800GT seviyelerinde, üst düzey kartlarda başarı söz konusu olsada düşük seviyede aynısını söylemek oldukça zor. X1300PRO'nun performansı ise yaklaşık olarak Nvidia 6600 sevilerinde.

XBitlabs.com (http://www.xbitlabs.com/articles/video/display/radeon-x1000.html) (39 sayfalık inceleme, bütün ayrıntıları ile yeni gelen teknolojiler ve performans testleri)
Anandtech.com (http://www.anandtech.com/video/showdoc.aspx?i=2552&p=1) (11 sayfalık inceleme, genel hatları ile yeni gelen teknolojiler ve oyun performans testleri)
Hardocp.com (http://www.hardocp.com/article.html?art=ODIyLDY=) (22 sayfalık inceleme, bütün hatları ile yeni gelen teknolojiler ve performans

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:39
OQO'dan OQO Model 01 Ultra Personel ; Cebinizdeki PC

OQO'dan OQO Model 01 Ultra Personel ; Cebinizdeki PC

Eğer Pocket PC kullanıyor ve Windows Mobile işletim sisteminin yetersiz geldiğini düşünüyorsanız o zaman birde Windows XP'yi deneyin! Amerika bazlı bir firma olan ve Windows XP işletim sistemini taşınabilir cihazlara adapte etme üzerine araştırmalar yapan OQO, OQO model 01 Ultra Personal isimli Windows XP işletim sistemine sahip cep bilgisayarı için ön sipariş almaya başladı.
1GHz Transmeta Crusoe TM5800 serisi işlemcisi, 20GB sabit diski, 256MB belleği, 800x480 piksel çözünürlükte 5'' LCD ekranı, Bluetooth, 802.11b kablosuz ağ bağlantısı, FireWire ve USB 1.1 portları bulunan Windows XP Pro yüklü olarak gelen modelin satış fiyatı yaklaşık olarak 2200$ civarında. 12.5 x 9 x 2.3 cm boyutlarında ve 400 gram ağırlığında olan ürünün, ekranın altına doğru sürülüp açılan, numerik tuş takımı ve üzerine fare yönetimi için mini joystik konumlandırılmış bir de klavyesi bulunmakta. Ürünün USB ve FireWire çıkışları içermesi sayesinde bilgisayar özellikleri dışında fotoğraf makinanız için yedekleme ünitesi olarak kullanmanızda olası.
Beraberinde masa üstü standı ve özel ara bağlantı kablosu yardımıyla OQO Model 01 Ultra Personal istenirse harici bir monitöre, klavyeye ve fareye bağlanarak masa üstü bilgisayarı gibi de kullanılabilmekte. Ürünün üzerinde video çıkışı ve dahili hoparlör bulunmamakta. Ses için üzerinde 3.5mm stereo kulaklık çıkışı bulunmakta. Ürünün kutusu içersinde şarj cihazı, masa üstü standı, harici cihazlarla (mobitör klavye vb) bağlantısını sağlayan ara kablosu ve stylus kalem çıkmakta.
http://www.donanimhaber.com/resimler/oqo1speed.jpg
OQO model 01 Ultra Personal, tekrar şarj gerektirmeden 135 dakika boyunca kullanılabiliyor. Bu süre belki yolculuklarınız sırasında işlerinizi yürütmeniz için yeterli olmayabilir fakat Pocket PC'ler ile karşılaştırıldığında yaptığı işe göre normal sayılabilecek bir süre. Ürün ile beraber bir de stylus kalem gelmekte, fakat OQO model 01 Ultra Personal'ın ekranı dokunmatik değil bu yüzden parmak dokunmalarını ve benzeri dokunuşları algılayamıyor, sadece özel kalemi ile birlikte kullanılabiliyor. Ürün ayrıca Windows XP Tablet PC Edition kullanmadığı için gelişmiş el yazısı tanıma ve ekranı döndürebilme avantajlarından yararlanamıyor.
http://www.donanimhaber.com/resimler/oqo1speed2.jpg
Herhangi bir Pocket PC'den büyük fakat en ince diz üstü bilgisayardan daha küçük olan OQO Model 01 Ultra Personal, belki batarya ömrü açısından kullanıcıları tatmin edebilecek düzeyde değil fakat bünyesinde barındırdığı özellikler ile bir çok kişinin ilgisini çekebilecek bir ürün. Aynı fiyat katagorisinde Sony'nin VGN-U750P'sine göre oldukça düşük özellikleri olan OQO Model 01 Ultra Personal, sadece büyük ve kullanışlı klavyesi ile rakibine göre bir alternatif oluşturuyor.
Eğer sürekli yolculuk yapıyor ve beraberinizde Internete bağlanabileceğiniz, Ofis uygulamalarınızı tam randımanlı çalıştırabileceğiniz bir bilgisayar bulundurmak istiyorsanız Sony'nin VGN-U750P'sini, OQO'nun Model 01 Ultra Personal'ını ve Sharp'ın küçük diz üstü bilgisayarı Actius MM20'sini mutlaka seçenekleriniz arasında değerlendirin.

Sayfanin Linki : http://www.oqo.com/ (http://www.oqo.com/)

ÖzgürcaN
02-11-2005, 21:39
Enermax Liberty ailesi güç kaynakları ; İlk olarak Türk kullanıcılar ile buluşuyorlar

Enermax Liberty ailesi güç kaynakları ; İlk olarak Türk kullanıcılar ile buluşuyorlar

PC'lerimiz her geçen gün hızlanıyorlar. Çift çekirdekli işlemciler, SLI ve Crossfire gibi çift ekran kartına destek veren teknolojiler, RAID modunda çalışan diskler ve benzeri teknolojiler performans sınırları zorlamamızda yardımcı oluyorlar. Fakat bütün bu üst düzey donanımlar beraberinde yüksek güç tüketiminide beraberinde getiriyor. Günümüzde orta halli bir sistemin bile güç ihtiyacı 350 Watt seviyelerindeyken SLI ve çift çekirdekli işlemci teknolojilerinden yararlanan sistemlerin güç ihtiyaçları 500 Watt'ın üzerine çıkabiliyor.
Ülkemizde sayıları oldukça az olan kaliteli güç kaynağı markalarından Enermax, bu günkü ve yarın ki güç ihtiyaçlarınız için ATX 2.2 standartlarını destekleyen, %80 gibi oldukça yüksek bir verimliliğe sahip, 400Watt, 500Watt ve 620Watt güçlere sahip olmak üzere 3 farklı modelde üretilecek olan yeni Liberty güç kaynağı serisini ilk olarak Türkiye'de Firebal işbirliği ile satışa sunacak.
http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/libertyspeedstep1.jpg
Liberty serisi Enermax'ın en üst düzey güç kaynağı ailesi oluyor ve bir çok ilk içeriyor. ATX 2.2 standartını destekleyen güç kaynakları çift kanal +12V hattı sayesinde ekran kartlarına ve işlemciye daha stabil güç sağlayabiliyorlar. Güç kaynakları 12V hatlarının her birinden en fazla 20A, toplamda ise 30A güç sağlayabiliyorlar. Liberty ailesi güç kaynakları, 400 Watt gücünde olan güç kaynağıda dahil olmak üzere SLI ve Crossfire teknolojilerine destek veriyorlar. Bu destek firmanın kutular üzerine basit logolar yapıştırmasından ibaret değil, güç kaynakları Nvidia ve ATi'den uyumlulukla ilgili sertifika almış durumdalar.
http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/liberty2speedstep.jpg
Son zamanlarda çeşitli firmaların üst modellerinde bir standart halini alan ve kullanıcının güç kaynağından gelen kabloları isteğine bağlı olarak çıkartıp ekleyebildiği yapı, Liberty ailesinin bütün üyelerinde bulunmakta. Bu sayede kasa modifikasyonu ile uğraşanlar için kablo saklama derdi en aza indirgenmiş oluyor, ihtiyaç dışı kablolara bu sistemde yer yok. Güç kaynakları ayrıca EMI kalkanı sayesinde elektromanyetik etkilere karşı tamamen yalıtılmış durumdalar. Bu sayede diğer sistem bileşenlerine herhangi olumsuz bir etki yapmıyorlar.
Liberty ailesi PSU lar SATA ve moleks kablo sıkıntısınada oldukça etkili bir çözüm getiriyorlar. Sabit disk gibi bilgilerin saklandığı can alıcı bir bileşene güç şağlarken ilk dikkat edilmesi gereken husus güç sağlanan hattın stabilitesi ve ek bileşenlerden etkilenmemesidir. Normalde güç kaynağınızda yeterli SATA çıkışı yoksa 1 SATA dönüştürücü için 2 tane moleks güç çıkışının feda edilmesi gerekmekte, eğer siz sisteminize oldukça fazla optik sürücü veya disk bağlamayı düşüyorsanız dönüştürücülerle bile ihtiyacınızı karşılayamayıp ek bir güç kaynağı kullanmak zorunda kalabilirsiniz. Günümüzde CM Stacker, TT Armor gibi büyük kasalar 11 tane sürücüye destek veriyorlar ve CM stacker gibi modellerde çift güç kaynağı desteğide bulunmakta.
Enermax kullanıcıları stabiliteyi azaltan ve karmaşa yaratan dönüştürücülerden kurtarmak ve 11 tane sürücüde dahi ek güç kaynağı gereksinimini ortadan kaldırmak için, Liberty ailesi güç kaynaklarında her Moleks kablo çıkışına bir de SATA çıkışı eklemiş. Bu sayede kullanıcılar ister SATA ister PATA sürücü kullanıyor olsun aynı kablo üzerinden dönüştürücüye ihtiyaç olmadan stabil bir şekilde güç sağlayabilecekler. Belki ev kullanımı için bu tip bir özellik aşırı lüks görünüyor olabilir fakat orta ve giriş seviyesi serverlarla da uyumlu olan güç kaynakları, video işleme veya benzeri konularda stabiliteleri ile sizi zaman ve para kaybından koruyacaklardır.
http://www.donanimhaber.com/resimler/image.aspx/libertyspeedstep3.jpg
Yazının başında da belirttiğim gibi Enermax'ın Liberty ailesi güç kaynakları %80 verimlilik ile çalışmaktalar. Verimliliğin yüksek olması güç kaynağının sistemin gerek duyduğu gücü sağlarken elektrik şebekesinden çekeceği gücün sistemin ihtiyaç duyduğu seviyeye en yakın olacağı anlamını taşıyor. Bir örnek ile açıklarsak, sisteminiz 300 Watt güç tüketim değerine sahip olsun. %70 verimlilik ile çalışan FSP Bluestorm güç kaynağının 300 Watt lık güç sağlayabilmek için elektrik şebekesinden (300/70)*100= 428 Watt güç çekmesi gerekirken Enermax Liberty ailesinden herhangi bir güç kaynağı (300/80)*100= 375 Watt güç çekerek aynı işi görebilmekte. Bu elektrik faturanızdan tasarruf anlamına geliyorki, ülkemiz gibi elektriğin pahalı olduğu bir yerde az güç tüketimi oldukça önemli. Ayrıca aradaki farkın fazla olması ısının artmasına ve fanın hızlı dönmesine ve sesin artmasınada yol açan bir etken. Enermax Liberty ailesi %80 verimliliği %30 yük altında bile sağlayabilmekte.
25 Ekim 2005 tarihinden itibaren Firebal'dan satışına başlanacak güç kaynakları için www.firebal.com (http://www.firebal.net/asp/listgroup.asp?Group_ID=Guc_Kaynagi) adresinden ön sipariş verebilirsiniz. Güçkaynaklarının 400Watt gücündeki modeli 89 avro + KDV, 500Watt lık model 119 avro + KDV ve 620Watt lık model 169 avrp + KDV fiyat etiketi ile satılmakta. Tekrar belirtmekte fayda görüyorum Liberty güç kaynakları Firebal ve Enermax işbirliği ile diğer ülkelerden önce ilk olarak Türkiye'de satılmaya başlayacaklar.

Sayfanin Linki : http://www.enermax.com.tw/news_01.htm (http://www.enermax.com.tw/news_01.htm)

vabeste
24-06-2008, 18:38
2 gün sonra ulusal işletim sistemimiz olan Pardus 2008 çıkacak.hemde bomba gibi bir işletim sistemi.her sene çıkan sürümlere 3 versiyon yapan tim bu sene çok uğraşarak güzel bir çalışmaya imza attı.çok uzun uğraşlar sonunda güzel bir ürün ortaya çıktı.

Pardus aşkla geliyor :)