Tüm Versiyonu (Orjinalini) Göster : 'Yerli' için düğmeye basıldı


collo1
31-01-2011, 12:11
Erdoğan'ın TÜSİAD'da yaptığı, 'Artık yüzde 100 yerli otomobilimizi üretelim' çağrısı, sektörün 15 büyük kuruluşunu harekete geçirdi

http://icdncube.posta.com.tr/editor/HD/31/1/2011/fft2mm482695.jpg

Başbakan Erdoğan’ın TÜSİAD genel kurulunda yaptığı “Bütün babalar burada. Artık yüzde 100 yerli otomobilimizi üretelim” çağrısı sektörün 15 büyük kuruluşunu harekete geçirdi. OSD, bir komite kurup yerli otomobil üretiminin olabilirliği konusunda kapsamlı rapor hazırlayacak.

Koç Grubu’ndan, Sabancı’ya Anadolu Holding’den Oyak Grubu’na kadar 15 devin bünyesindeki otomotiv şirketlerinin hazırlayacağı rapor seçim öncesi
Erdoğan’a sunulacak.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın TÜSİAD genel kurulunda başta Koç Holding’in Şeref Başkanı Rahmi Koç olmak üzere önde gelen işadamlarına, “Bütün babalar burada. Artık yüzde 100 yerli otomobilimizi üretelim” çağrısı otomotiv sektörünün 15 büyük kuruluşunu harekete geçirdi. Türk otomotiv üreticilerinin çatı örgütü konumundaki Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) yerli otomobil üretiminin olabilirliği konusunda kapsamlı rapor hazırlamak üzere düğmeye bastı.

Koç Grubu’ndan, Sabancı’ya Anadolu Grubu’ndan Oyak ve Kibar Holding’e kadar önde gelen otomotiv şirketlerinin üye olduğu OSD, tüm üyelerin görüş ve önerileri dikkate alınarak hazırlanacak raporu seçim öncesinde tamamlayıp, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sunacak.

Zamanı gelmişti
OSD Başkanı Kudret Önen, Başbakan Erdoğan’ın talebinin çok yerinde ve pozitif olduğunu belirterek, “Türkiye için bu tür konuların konuşulmasının vakti gelmişti. Yerli otomobil konusunda Başbakan’ın bunu söylemesi, ülkemizin en önemli sektörünün gelişmesi ve büyümesi için çok önemli bir mesaj” dedi. Önen, şöyle konuştu: “OSD olarak konuyu bütün detaylarıyla ele alacağız. İşin teknik, tasarım ve üretim-pazarlama yönü var.

Konu bir otomobil ise, küresel bir markanın tasarım ve üretiminden ve en önemlisi küresel pazarlamasından bahsediyoruz. Global pazarlama çok önemli. Hedef gelişmiş pazarlar olmalı. Bunları OSD olarak ‘toparlayalım’ dedik. 15 üyemizle birlikte bu hafta oturup konuşacağız ve önerilerini alacağız. Zaten yerli otomobil maddesi Ekonomik Koordinasyon Kurulu’nda (EKK) kabul edilen Otomotiv Strateji Belgesi’nde de var. Biz Erdoğan’ın talimatıyla bu maddeyi daha erken ele almış olacağız.”

Karsan’ı da koyacağız
Avrupa ve Amerika’da markalaşma yönünde yol alan Türk firmalar olduğuna dikkat çeken Önen, Avrupa’da satış teşkilatı kuran kamyon ve otobüs üreticilerimizin olduğuna, Karsan’ın ise taksi projesiyle önemli başarı elde ettiğine işaret etti. Önen “Bunları da raporun içine koymak lazım. Onları da değerlendireceğiz” dedi. Türkiye’nin öncelikli olarak iç pazarın daha da büyümesi için çözümler bulması gerektiğine kaydeden Önen, iç pazarın büyümesiyle içeride daha fazla projelerin yapılabileceğini ve bunun da kendi markamızı yaratma şansı vereceğini belirtti.

Raporu kimler hazırlayacak
Anadolu Isuzu
BMC
Ford Otosan
Hattat
Honda Türkiye
Hyundai Assan
Karsan
MAN Türkiye
Mercedes Benz Türk
Otokar
Oyak Renault
Temsa Global
Tofaş
Toyota
Türk Traktör

Strateji belgesi, gelecek için rehberimiz olacak
EKONOMİ Koordinasyon Kurulu (EKK) tarafından onaylanan ‘Otomotiv Sanayi Strateji Belgesi’ni değerlendiren Kudret Önen, belgeyi sektör olarak bugüne kadar gördükleri en ciddi çalışma olarak ele aldıklarını söyledi. Belgenin şubat ayında Yüksek Planlama Kurulu (YPK) kararı olarak çıkacağını belirten Önen, şunları söyledi: “Tamamen kendi dizaynını yapan küresel bir oyuncu olacağımıza inanıyorum. Bu belge yeni yatırımların önünü açacaktır. İleriye doğru bir direksiyona ihtiyaç vardı. Önemli bir noktaya geldik. Ciddi bir güç var. Bu gücün nereye döneceğini strateji belgesinde bekliyorduk. Eskiden devlet yön belirleyici değildi. Bize şunu yapın diyen yoktu. Biz gidiyorduk, konuşuyorduk. Destek de alıyorduk. Ama şu anda öyle değil. Bizi çok heyecanlandıran bir belge.”

Çevreci tüm araçlara parasal teşvik istedik
OSD Başkanı Kudret Önen, son dönemde gündemin en önemli maddelerinden biri olan elektrikli araçlar konusunda şunları söyledi: “Biz elektrikli, hibrid ve dizel olarak ayırmadan çevreyi koruyan tüm araçlara parasal teşvik verilmesini istedik. Bunu OSD, ODD, TAYSAD ve OYDER olarak hükümete sunduk. Vergi oranları ile oynamadan sadece araçların emisyon oranları doğrultusunda kademeli olarak parasal teşviğin en doğru çözüm olacağını gördük. Zaten tüm dünyadada benzer uygulama yapılıyor. Yani belli bir emisyonun altındaki araçlar çevre için teşvik edilmeli.”

Otomotiv yatırımları Tunus ve Mısır’dan bize kayabilir
TUNUS, Mısır ve Fas’taki olayları da değerlendiren Kudret Önen, “Bu ülkelerdeki otomotiv yatırımlarının seyri ne olur bilemiyorum. Ama bundan sonra bu ülkelere gidecek yeni yatırımlar Türkiye’ye kayabilir. Türkiye’nin çizgisi bu tip fırsatlara açık” dedi.

collo1
01-02-2011, 20:52
Rize'nin Ardeşen ilçesinde yaşayan bir vatandaş otomobil imal etti. Ardeşen'li mucit, "Atmaca 53" adını verdiği kırmızı renkli otomobilinin motor aksamını hurdadan temin ederek oluşturdu.

http://www.ressim.net/61/upload/8b313f89.jpg

Şoförle birlikte 3 kişi taşıma kapasitesine sahip olan 'Atmaca 53', dördüncü viteste 120 kilometre hız yapabiliyor. Yerli otomobil, toplam 10 bin liraya mal oldu.

Ardeşen'in Armağan köyünde nüfusuna kayıtlı işçi emeklisi Hayrullah Koçoğlu, aylardır kafasında tasarladığı otomobilinin yapımını tamamlayarak kullanılır hale getirdi. Ardeşen'li mucit, "Atmaca 53" adını verdiği kırmızı renkli otomobilinin motor aksamını hurdadan temin ederek oluşturdu.
Otomobilindeki diğer malzemelerin tamamını kendisi dizayn ederek monte etti. Hayrullah usta, eserinin gövdesini motor ve aktarma organlarına uyumlu olacak şekilde yaptı.

"Atmaca 53" adlı otomobilini diğer otomobillerden ayıran özelliği, omurgasının tamamen çelik alaşımlı borulardan yapılmış olması, diğer bir özelliği ise; güçlü olmasına karşılık bir o kadar da hafif olmasıdır. Çünkü Hayrullah usta otomobilinin kaporta kısmını, alüminyüm levhaları birbirine perçinleyerek şekillendirdi.

Hayrullah usta, otomobilini kendisine ait küçük bir atölyede sabırla çalışarak imal etti. Otomobilini kullanılır hale getirinceye kadar büyüklü küçüklü, vidasından lastiğine kadar binlerce parça kullandı. Bütün bu çalışmaları yaparken kendi alet ve makinalarının yetersiz kaldığı durumlarda çok az da olsa sanayideki arkadaşlarının işyerlerindeki makinaları kullanmak zorunda kaldı. Hayrullah usta, eserini oluştururken hiçbir otomobili ve taşıtı özenmediğini ve taklit etmediğini, tamamen özgünce tasarlamalar yapıp imalata başladığını ifade etti. Şoförle birlikte 3 kişi taşıma kapasitesine sahip olan laz icadı "Atmaca 53", dördüncü viteste 120 km hız yapabiliyor. Ayrıca ekonomik olması açısından otogaz ile çalışır halde tasarladığı eserini Hayrullah usta on bin liraya mal etmiş. Otomobiliyle çay bahçeleri arasında dolaşıp, denizi seyretmek mutluluğuna mutluluk katıyor.

ATMACA TUTKUNLUĞU NEDENİYLE İSİM ATMACA OLDU
Ardeşen yöresinin ve kendisinin atmaca tutkunluğundan dolayı otomobiline "Atmaca 53" adını veren, plakasını da bu şekilde yapan Hayrullah usta, mutluluğunu şöyle dile getirdi: Bugüne kadar, büyüklü küçüklü 100'e yakın icadım vardır. Sanayide kullanılan takım tezgahları, karada ve denizde yüzen araç, uçurmayı başardığım, ama pilotaj hatasından dolayı havada tutamadığım helikopter bunların belli başlı olanlarıdır.
İcatlarımın içerisinde beni en çok mutlu eden otomobilimdir. Teknolojiye olan sevgim ve merakım beni bu tür çalışmalara yönlendiriyor. Doğa ile başbaşa kaldığım zamanlarda hem dinleniyor, hem de yapacağım işleri tasarlıyorum.
Eğer elimdeki teknolojik imkanlar daha geniş olsa, iyi bir ekibim olsa insanlığa sunacağım çok daha güzel buluşlarım olurdu.
Günümüzde bir çok imkana sahipken teknolojiyi kullanmayan, ondan uzak yaşayan insanları anlamakta zorlanıyorum.
Kaynakların gerektiği gibi kullanılmayışı beni üzüyor. Halbuki dünya üzerinde söz sahibi olmanın yolu teknolojik üstünlükten geçer.
Gençlerimizi teknolojik çalışmalara yönlendirmeliyiz.
Ben çalışmalarımı yaparken, diğer taraftan da çevremdeki gençlerde merak uyandırmayı amaçlıyorum.
Sanırım çalışmalarım amacına ulaşıyor, gençler etrafımda toplanarak arabamın sağına soluna içerisine bakarak nasıl yaptığım hakkında bilgiler alıyorlar. Avrupa ülkelerinde bu tür çalışmalar devlet tarafından destekleniyor. Çalışmalar teşvik ediliyor. Ülkemizde de böyle uygulamalara yer verilmesi gerekir. Yetenekli insanların bilime ve teknolojiye kazandırılması ülkemizin menfaatine olacaktır."

collo1
02-02-2011, 22:17
Başbakan'ın TÜSİAD'da "Babalar burada, yerli oto yapın" çağrısına büyükler "Yapamayız" karşılığını verdi. Mühendis girişimci Onuk ise "Ben başardım, seri üretime geçiyorum" dedi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın TÜSİAD Genel Kurulu'ndaki 'Babalar burada yerli oto yapın' çağrısına otomotiv üreticisi devlerin yerine Tuzla'daki bir atölyeden olumlu yanıt geldi.
Geçmişte Anadol STC-16 projesinde de görev yapan mühendis Ekber Onuk, Tuzla Tersanesi'ndeki küçük bir atölyede sessiz sedasız kendi otomobil markasını üretiyor.
Ekber Onuk, ekibiyle birlikte geliştirdiği Onuk S56 otomobili mayıs ayında piyasa sürmeye hazırlanıyor. Porsche S356'dan esinlenen spor otomobil Onuk S56 adını taşıyor.
Yılda 50 adet üretilecek ve 35 bin euroya (yaklaşık 70 bin TL) satılacak spor otomobil için şu anda 35 kişi sırada bekliyor.

KİMSE CESARET EDEMEDİ
Yonca Onuk Ortaklığı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ekber Onuk, Başbakan'ın çağrısını desteklediğini belirterek, "Keşke Başbakan 30 sene önce Başbakan olsaydı.
Her ne kadar şu anda Türkiye bazı konularda geç kalınmış gözükse de bizce hiçbir zaman çok geç değil.
Başbakan ilk defa 'Kral çıplak' dedi. Bu biz gençken söylenseydi müthiş olurdu.
Ne yazık ki daha önce kimse buna cesaret edemedi. Türkiye, 70'li yılların başında kendi markasını oluşturmaya çalışsaydı bugün çok yol almıştı" dedi. Yerli spor otomobil projesini trafik kazasında kaybettiği oğlu Kaan Onuk'un başlattığını belirten Ekber Onuk, "Porsche S356'dan esinlendik. İnanıyorum ki bu arabayı Ferry Porsche görseydi 'Helal olsun' derdi.
Onun düşündüğü birçok şey var ama bugünün teknolojisi ve estetiğiyle biraz daha farklı" dedi. Onuk, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne hücumbot yaptıklarını da anlattı.

35 bin eurodan satılacak
HARD TOP (sökülüp takılan) tavana sahip olan Onuk S56, üstün bir yol tutuşunu hedefliyor ve saatte 190 kilometre hıza ulaşabiliyor.
Özellikle gençlerin ilgisini çekecek otomobilin satış fiyatı ise 35 bin euro olacak. Önümüzdeki günlerde ön üretim araçları tamamlanarak tip onay belgesi için başvuru yapılacak. ABD için ise 2.5 litre, 205 beygir gücündeki Nissan motoru kullanılacak.

ataata
03-02-2011, 16:56
Hayırlı olsun

collo1
07-02-2011, 17:59
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Mühendislik Fakültesi Otomotiv Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Kadir Aydın, yerli otomobil konusunda çalışmaları tamamladıklarını belirterek, desteklemesi halinde seri üretime geçebileceklerini söyledi.

http://www.ressim.net/61/upload/51cec70c.jpg

Projenin portatif aşamaya geldiğini kaydeden Aydın, "10 milyon dolar kalıp masrafı bulunuyor. 100 milyon dolar daha harcarsak Adana'da yıllık 25-30 bin adet bir üretim gerçekleştirebiliriz. Yatırım yapmak isteyen bir girişimci olursa da projemizi ücretsiz verebiliriz." ifadesini kullandı.

Aydın, projesini tamamladıkları elektrikli otomobilin vergiler hariç 12 bin liradan satılabileceğini söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, TÜSİAD genel kurul toplantısında sanayicilerden yerli otomobil talebine akademik camiadan da destek geldi.
ÇÜ Mühendislik Fakültesi Otomotiv Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Kadir Aydın, benzin ve dizelle çalışan otomobillerin 10 yıl içinde kullanımdan kalkacağını ileri sürerek elektrikli ve hibrit otomobillerin yollarda boy göstereceğini kaydetti.
Türkiye'nin elektrikli motor üretimi ve akü teknolojilerinde üstün olduğuna dikkat çeken Aydın, "Türkiye'de yerli bir otomobil yapılacaksa bu otomobil de geleceğin aracı olan elektrikli otomobil olmalı." dedi.

Yerli otomobil konusunda projelerini tamamladıklarını kaydeden Aydın, "Adana'nın en işlek kavşaklarında yaz-kış bir yıl boyunca araç sayıları ve içinde kişi sayılarını araştırdık. Şehir içi kullanımında araçların yüzde 86'sında bir ya da iki kişi bulunuyor.
Yüzde 14'ünde ise 3 ve daha fazla kişilerden oluşuyor. Araştırmamız şehir içi kullanımda iki kişilik araçların ideal olduğunu gösterdi. 4 kişilik araçlara şehir içi kullanımda gerek yok.
Hem park sıkıntısı da oluşturuyor. Araştırma sonrası 2 kişilik elektrikli otomobil projesini yaptık. Elimizde üretime hazır portatif aşamasına gelmiş 2 kişilik elektrikli otomobil projesi var. Bundan sonra yapılacak iş kalıp masrafları var. 10 milyon dolar kalıp masrafı bulunuyor.

100 milyon dolar harcarsak Adana'da yıllık 25-30 bin adet bir üretim gerçekleştirebiliriz. Yerli otomobil üretimi için 10 milyar dolar gibi uçuk rakamlardan bahsediliyor. 10 milyar dolar Türkiye'deki otomobil fabrikaların toplam bedeline eşdeğer bir rakam." şeklinde konuştu.

Elektrikli bir otomobille şehir içinde 130 kilometrenin mümkün olduğunu kaydeden Kadir Aydın, "Bir kez şarz edildikten sonra 3 gün kullanmak mümkün. Elektrikli araçların şehir içi kullanımda yakıt ekonomisi ve enerji tüketimi çok az. Bugün elektrikli motorların verimi yüzde 92'lerde. İçten yanmalı motorla elektrikli bir aracı karşılaştırmak mümkün değil." dedi.
Benzin ve dizelle çalışan içten yanmalı motorların 10 yıl içerisinde piyasadan kalkacağını ileri süren Aydın, "Sektör tamamen alternatif araçlara yönelecek. Türkiye'de yerli bir otomobil yapılacaksa bu otomobil de geleceğin aracı olan elektrikli otomobilin sınıflarında olmalı.
Şu an elektrikli otomobiller şehirlerarası kullanmaya uygun değil. Nedeni de şarj sorunu. Akü üretim firmaları konu üzerinde çalışıyor.
Hibrit araçlar şehirlerarasında geliştirilmeli. Türkiye'de bir teşvik yapılacaksa elektrikli ve hibrit araçlar teşvik edilmeli. Klasik teknolojide yerli bir otomobil geliştirmek uygun değil." ifadesini kullandı.

Elektrikli motorların Türkiye'de üretildiğini hatırlatan Prof. Dr. Aydın, "Ayrıca akü teknolojisini üretip yurtdışına satıyoruz. Elektrik kontrol ve güç ünitesi üretiyoruz. Kaporta gövde ve boya sıkıntımız yok. Elektrikli otomobil yaparsak yüzde 100 yerli yapabiliriz." diye konuştu.

Tamamen yerli elektrikli otomobil geliyor!http://www.ressim.net/61/upload/0c9ec77d.jpg

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yerli otomobil hayalini, Erteks Oto Dekorasyon'un sahibi ve yerli spor otomobil Etox'un üreticisi Ankaralı iş adamı Ercan Malkoç gerçekleştiriyor.

Malkoç, Türkiye'nin ilk tamamen yerli yapım elektrikli otomobilinin yapımını 3 ay sonra bitirmiş olacaklarını bildirdi.

Daha önce ürettikleri yerli spor otomobil Etox'un, elektrikli binek türünü hazırladıklarını belirten Malkoç, Elektrikli Etox'un, saatte 120 kilometre hız yapacağını ve bir dolumda 250 kilometre yol gideceğini ifade etti. Elektrikli Etox için şu anda 4 yerli firmanın ayrı ayrı motor geliştirdiğini anlatan Malkoç, bir yerli firmanın da kendileri için batarya geliştirdiğini bildirdi. Elektrikli Etox'un prototipinin 3 ay sonra hazır hale geleceğini bildiren Malkoç, ''Bizim yapacağımız elektrikli otomobil öyle çok küçük olmayacak. Bildiğimiz 4 kapılı, ihtiyaç duyulduğunda devlet dairelerinde de kullanılabilecek yerli bir otomobil olacak'' dedi.
Malkoç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2007 yılında yerli spor otomobil Etox'u yaptıklarını ve çok ciddi ilgi çektiğini söyledi. O dönemde 200'e aşkın sipariş aldıklarını anlatan Malkoç, şöyle konuştu:
''Aracın motor hariç tüm aksamlarını kendimiz ürettik, ama motoru maalesef bir firmadan almak zorundaydık. Firmayla yaptığımız görüşmelerde bize motor vereceklerini söylediler, ama o dönemde arabamızla ilgili haberlerin etkileyici şekilde yer alması ve bu işte bizim iddialı olduğumuzu gördüklerinde bize motor veremeyeceklerini söylediler. Sonra biz başka firmalarla görüşmeye başladık, ama hiç biri bize motor veremeyeceklerini ve motorun yurt dışına bağlı olduğunu, yurt dışındaki merkezlerin de buna izin vermediğini belirttiler. Motorsuzluktan dolayı bu otomobili o günün şartlarında satamadık. Ancak iki tane yapıldı. Bir tanesinin tip onay belgesi alındı, seri üretim belgesi alındı, trafikten plaka çıkarıldı ve şu anda kullanıyoruz. O günden sonra dışa bağımlılıktan kurtulmak adına biz de elektrikli otomobil yapmaya karar verdik. Sayın Başbakanımızla da görüşme imkanımız oldu. Sayın Başbakanımız da 'elektrikli yapın' dedi. Biz de elektrikli için Sanayi Bakanlığının SANTEZ projesine başvurduk, oradan bize bir hibe çıktı. O hibeyle birlikte şu an elektrikli ve 4 kapılı bir otomobil yapmaya devam ediyoruz. 3 ay içerisinde bu otomobili hazır hale getireceğiz.''

-''30-35 BİN LİRAYA ELEKTRİKLİ OTOMOBİL SATMAYI HEDEFLİYORUZ''-

Tasarladıkları elektrikli otomobilin ilk etapta 120 kilometre hız yapabileceğini ve bir dolumda 250 kilometre gidebileceğini belirten Malkoç, elektrikli Etox'u 30-35 bin liraya satmayı hedeflediklerini ifade etti. Elektrikli otomobilin çok ekonomik olduğunu vurgulayan Malkoç, ''Bir bataryayı 10 dolara dolduruyorsunuz ve 250 kilometre yol gidiyorsunuz. Şu an ki yakıta göre yüzde 90 daha ucuza geliyor. Ülke olarak otomobil yapamamamızın en büyük nedeni motorda dışarıya bağımlı kalmamızdı. Çünkü Türkiye'de bugüne kadar motor yapamadık. Elektrikli otomobil bizim için büyük bir fırsat oldu. Artık batarya da motor da Türkiye'de yapılabilir. Yani dışarıya bağımlılık kalmıyor. Dizel ve benzinli motorda kaçırdığımız treni elektrikli motorla yakalayabiliriz'' diye konuştu.
Şu anda 4 yerli firmanın elektrikli Etox için ayrı ayrı motor hazırladığını belirten Malkoç, bir yerli firmanın da batarya geliştirdiğini anlattı. Etox üzerinde yaklaşık 4 yıldır çalıştıklarını dile getiren Malkoç, şöyle konuştu:
''Etox'un 3 yıl önce seri üretim belgesini, tip onay belgesini, kapasite belgesini aldım. Fransa'dan pin kodunu aldım ve o günden bugüne de enerjimi hiç kaybetmeden pozitif bir şekilde aracı geliştirmeye devam ediyoruz. Etox, İstanbul Teknik Üniversitesi'nin test merkezinde 33 tane teste tabi tutuldu ve yüzde 88 gibi yüksek bir oranla geçti. Oradaki hocaların bir çoğu aracın Türk yapımı olduğuna inanamadılar. Bu deneyimler sayesinde artık aracın motor hariç bütün aksamlarını başarılı bir şekilde üretebiliyoruz. Ben otomobilin badisini yapabiliyorum, en güzelini yapıyoruz. Yapmış olduğumuz Etox, gezerken herkesin ilgisini çekiyor. Porsche, Lamborghini görünümünde bir otomobil ortaya çıkardık, ancak bizim burada en büyük eksiğimiz otomobilin motorunu yapmaktı. Artık elektrikli motoru da kendimiz yapacağız. Şimdi 4 yerli firma bize elektrikli motor geliştiriyor. Batarya için de bir firma çalışıyor. Türkiye'nin ilk tamamen yerli yapım elektrikli otomobilini 3 ay sonra bitirmiş olacağız. Yüzde yüz yerli olacak. Sayın Başbakandan da bize destek olmasını istiyoruz. Gerekli destek sağlanırsa 1 yıl içerisinde seri üretime geçebiliriz.''
-''ARTIK TEKERLER TÜRKİYE'YE DÖNSÜN''-
''Şu an dönen tekerlerin hepsi ya Fransa'ya ya İngiltere'ye ya Japonya'ya ya Almanya'ya ya da ABD'ye dönüyor. Onlar da bir şekilde bu sistemi bozmak istemiyorlar. Artık tekerler Türkiye'ye dönsün istiyoruz'' diyen Malkoç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'nin kendi otomobil markası oluşturmasının zamanı geldiği yönündeki düşüncelerinin çok doğru ve yerinde olduğunu kaydetti.

Bunu gerçekleştirmek için kendileri gibi 5-6 firmanın bulunduğunu ifade eden Ercan Malkoç, şunları söyledi:
''İşin açıkçası büyük otomotiv firmalarından medet umulmaması gerekiyor. Hemen hemen hepsi distribütör olduğu için kendi markalarını yaratma gayeleri yok, şansları da yok. Çünkü hepsi göbeğinden, bacağından yurt dışına bağlı. Kimse kendine rakip çıkarmak istemiyor. Zaten bunlar al-satçılar ve yıllardır ciddi oranda paralarını kazanıyorlar. Sistemlerini kurmuşlar, tıkır tıkır çalışıyor. En çok arabayı onlar satıyorlar. Yurt dışından emirler geliyor ve ona göre hareket ediyorlar. Niye kendini sıkıntıya sokarak Türk otomobili yapmaya çalışsın? Dikkat ediyorum, hepsi bugün bunun nasıl yapılacağını değil, niye olmayacağını anlatmaya çalışıyor. Sayın Başbakanın önüne bol sıfırlı rakamlar koyuyorlar. Otomobil üretebilmek için bir tanesi 750 milyon Avro'dan bahsediyor, bir diğeri 1 milyar avro'dan. Halbuki 50-60 milyon avro'luk bir yatırımla yılda 2500-3000 araç üretebiliriz.
Bizde şunu iddia ediyoruz; bu gibi projeler, bir iki kişiye vermektense bizim gibi bu işe gönül vermiş, kendi otomobilini yapmaya çalışan ve geçmişi olan firmalara verilirse Türkiye'nin 5-6 tane otomobil markası birden çıkabilir.''

collo1
29-05-2011, 13:06
Karsan ve Otokar için yaptığı çalışmalarla tecrübe edinen Turcoto, 20 yıllık birikimini otomobil üretimine dönüştürmeye hazırlanıyor. Turcoto Genel Müdürü Ali Serdar Emre , fiyatı 15 bin liranın altında tutarak küçük pick-up modeli Uveyk ile Anadolu’daki küçük esnafı hedeflediklerini söyledi.

OTOMOTİV sektöründe Karsan ve Otokar için yaptığı çalışmalarla tecrübe edinen Turcoto, 20 yıllık birikimini otomobil üretimine dönüştürmeye hazırlanıyor. Motoru hariç tamamen Türkiye’de geliştirilen küçük pick-up modeli Uveyk ile Anadolu’daki küçük esnafı hedeflediklerini söyleyen Turcoto Genel Müdürü Ali Serdar Emre, “Türkiye’de otomotiv sektöründe faaliyet gösteren 14 ana sanayi şirketinin 11’ine hizmet veriyoruz. Ayrıca beraber çalıştığımız 200 yan sanayi kuruluşunun gücünü arkamızda hissediyoruz. 2023 hedefi çerçevesinde, 60 kişiden fazla uçak ve makine mühendisi ekibimizle marka yaratıp gelişen Türkiye’nin ve dünyanın ihtiyaçlarının karşılamaya talibiz” diye konuştu.

Bu yıl üretime başlayacak
Dört yıl önce 2 milyon doların üzerinde bir yatırımla Bursa’da kurdukları fabrikayı bugüne kadar Ar-Ge amaçlı kullandıklarını anlatan Emre şöyle konuştu: “Bu yıl içinde 1.5 milyon dolarlık ek bir yatırımla fabrikayı üretime hazır hale getireceğiz. SUygun bir ortak bulmamız halinde, bu yılın son çeyreğinde pilot üretime başlayıp yıl sonuna kadar 150 adetlik satış gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Yılda 10-15 bin adetlik üretim kapasitesi olacak.”

15 bin liradan ucuz olacak
Otomotiv sektöründe özellikle dağıtım konusunda tecrübeli bir ortakla çalışmak istediklerini dile getiren Ali Serdar Emre, şunları dile getirdi: “Hedefimiz aracın fiyatını 15 bin liranın altında tutmak.

Türkiye’nin kırsal kalkınma ve kentsel dönüşüm projesi kapsamında biz bu aracı Anadolu’da ve Trakya bölgesinde test ediyoruz.
Bu araç çiftçinin tarlasından aldığı mahsülü ilk dağıtım istasyonuna kadar götürmesini sağlayacak. Araç motosiklet motoru kullandığı için vergisi çok az. 100 kilometrede ortalama 3.5 litre yakıt tüketiyor.
Maksimum hızı ise saatte 75 kilometre. Aynı zamanda kamyonetlerin giremeyeceği yerlere de girebilen, esnafa yönelik bir araç. Araç yüzde 85 yerlilik oranına sahip.”

Montaj hattını taşıyabiliriz
Bugüne kadar Karsan’da hem J9’un makyaj operasyonunda hem de Partner’in uzun şasisini geliştirme noktasında çalıştıklarını anlatan Uveyk’in tasarımcısı Zafer Uluçay ise şunları kaydetti: “Mercedes otobüslerinin iç kaplamalarını yaptık.

Traktör üretimi gerçekleştiran Tümosan için baştan aşağı yeni bir traktör tasarımına imza attık. Ancak biz buralarda özellikle üretim esnekliği konusunda büyük tecrübeler edindik.
Bu aracı geliştirirken üretimin de esnek olmasını amaçladık. Yani ihracata başladığımız zaman, gideceğimiz ülke bu aracı benim ülkemde üret derse montajı oraya da taşıyabiliriz.”

BAE 15 kişilik elektrikli araca montaj düşünüyor
ELEKTRİKLİ otomobiller üzerinde de çalıştıklarını anlatan Turcoto Genel Müdürü Ali Serdar Emre, belediyelerin bazı hizmetlerinde kullanabilecek-leri 15 kişilik bir elektrikli araç da geliştirdiklerini söyledi. Emre, şöyle konuştu: “İkinci model olarak geliştirdiğimiz elektrikli araç Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından da çok beğenildi. Abu Dhabi’de kurulan dünyanın ilk sıfır karbon emisyonlu şehri Masdar için, geliştirdiğimiz 15 kişilik
elektrikli araçla yakından ilgileniyorlar. Eğer Çin’den aldıkları araçlardan daha iyisini yaparsak ‘montaj fabrikasını da kurarız’ dediler. Nijerya hükümetine de konseptimizi beğendi. İhracata başladığımızda hedef pazarımız BAE ve Afrika olacak.”

Patpatın önünü kesmek için TÜBİTAK destekledi
GELİŞMEKTE olan piyasalarda triportörün dört tekerleklisi olarak tanımlanabilecek bu araçlara ciddi bir talep olduğunu anlatan Ali Serdar Emre, şunları söyledi: “Bu açığı gören Çin ve Hindistan, yılda 100 bin adet üretilen modeller ortaya çıkardı. 1 tona kadar yük taşıyabilen ticarı araç sınıfında ciddi bir açık var. Türkiye’de bu tip araçlara yönelik bir çalışma olmadığını görünce TÜBİTAK’a başvurduk.

Anadolu’da ‘patpat’denilen motor ve tekerlekten bozma araçlardan 20 bin adet olduğu tahmin ediliyor. Ruhsatı olmayan bu araçların fiyatları 3 bin ile 9 bin lira arasında değişiyor. Araçlarımız tip onayını almak üzere. Sadece motoru Japonya’dan alıyoruz. Araç benzerlerinden farklı olarak 3 kişilik bir kabine sahip.”

http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif

http://www.hurriyet.com.tr/_np/9375/13569375.jpg

collo1
26-07-2011, 22:42
Kobi'lerin de yer aldığı üniversite sanayi işbirliği projeleri, otomotiv sektöründe yapay zekânın peşine düştü.

Lazer ışınlarıyla kaza yapmayan otomobil icat edilirken, 20'den fazla KOBİ, 'düşünen oto' projesinde yer alacak.

Otomotiv sektöründe yüzde 100 yerli otoyu kovalayan Türkiye'de üniversite-sanayi işbirlikleri çığır açacak buluşlara imza atıyor. Bu kapsamda Okan Üniversitesi ve otomotiv sektörü temsilcileri sürücüsüz ve kaza yapmayan otoyu hayata geçirerek yerli teknolojinin sınırlarını zorladı. Büyük ölçüde tamamlanan sistem radara benzeyen ve 'LIDAR' adı verilen cihazla çalışıyor. LIDAR, lazer ışınlarının gönderiliş zamanı ile yansıdıktan sonra geri ulaşım sürelerini kullanarak mesafeleri hesaplıyor, ölçülen mesafeye ait bilgiler araca geliyor. Direksiyon, fren ve gaz tamamen bu verileri yöneten bir yapay zekâya bağlı hareket ediyor. Böylece araç, 360 derecedeki tüm riskleri insan beyninden en az 50 kat erken fark edebiliyor. Siz frene basamasanız bile sistem otomatik olarak durmanızı sağlıyor. Öte yandan araç, sürücüsüz de istenilen noktaya gidebiliyor.

YAPAY ZEKÂYA KOBİ'LERLE GEÇİŞ
Okan Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi bünyesinde geliştirilen projede hedef, can güvenliğini artırmak. Proje Yöneticisi Prof. Dr. Nejat Tuncay, yürütülen çalışmaların ekseninde bilgisayara düşünce gücünü katabilmenin olduğunu ifade ediyor. "Bu sayede karmaşık trafik yapısını çözebiliriz" diyen Tuncay, "İnsan, hata yapabilen bir varlık. Bizim işimiz de teknolojiyi kullanarak insana dayalı hataları sıfırlamak. Örneğin önünüze ani bir cisim çıktığı zaman otonom araç daha hızlı ve kontrollü frene basabilir" diyor. Projenin bundan sonraki kısmında girişimcilere yönelik bir kuluçka merkezi kurulacağını da belirten Tuncay "Böylece sektöründe uzman onlarca KOBİ yaratacağız" şeklinde konuşuyor.

3 ADIMDA BAŞARDILAR
ARAÇ MEKATRONİĞİ: Aracın direksiyon, fren ve gaz pedalında ortak kumanda sağlandı.

ALGILAYICILAR: Araca, çevresindeki gelişmeleri gösterecek lazer ve sensörler konuldu. YAPAY

ZEKÂ: Toplanan bilgileri ne yapacağına karar veren kısmi yapay zeka oluşturuldu.

kaynak (http://www.veteknoloji.com/kaza-yapmayan-otomobil-43655--.html)

collo1
07-09-2011, 17:29
Bakan Nihat Ergün, "Üreteceğimiz yerli otomobil alelade bir şey olmayacak, mevcut ürettiklerimizle aynı teknolojiye, tasarım gücüne, konfora sahip, orta gelir guruplarının rahatça ulaşabileceği bir otomobil olacak" dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, "Ben şahsen şuna inanıyorum, üreteceğimiz yerli otomobil alelade bir şey olmayacak, mevcut ürettiklerimizle aynı teknolojiye, tasarım gücüne, konfora sahip, orta gelir guruplarının rahatça ulaşabileceği bir otomobil olacak. İlk etapta bunun pazardan yüzde 20 pay alabileceğini düşünüyorum. Bu marka pazara en azından 2-3 modelle çıkacaktır. Bunun dış pazar şansı da olacaktır" dedi.
Ergün, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) üyeleri ile gerçekleştirdiği toplantıda yerli otomobil üretimiyle ilgili soruları yanıtladı.

Türkiye’de büyüyen bir otomobil pazarı bulunduğuna ve önümüzdeki bir kaç yıl içinde iç pazarın 1 milyon rakamını yakalayacağına dikkati çeken Ergün, şunları kaydetti:

"2011 yılında da herhalde iç pazar 600 bini geçecek. Bu iç pazarın üçte biri Türkiye’deki üretimden karşılanıyor, üçte ikisi tamamen ithal otomobilden karşılanıyor. 1 milyona ulaştığı zaman da böyle olacaksa bu da bizim açımızdan kendi iç büyük pazarımızı görmezden gelmek anlamına geliyor. Ben şahsen şuna inanıyorum, üreteceğimiz otomobil alelade bir şey olmayacak, mevcut ürettiklerimizle aynı teknolojiye, tasarım gücüne, konfora sahip, orta gelir guruplarının rahatça ulaşabileceği bir otomobil olacak. İlk etapta bunun pazardan yüzde 20 pay alabileceğini düşünüyorum. Bu marka pazara en azından 2-3 modelle çıkacaktır. Bunun dış pazar şansı da olacaktır."

Otomobil Sanayii Derneği’nin (OSD) bu konuda hazırladığı kapsamlı raporu bu ay içinde Bakanlığa takdim edeceğini anımsatan Ergün, bu konuda istekli olan işadamları bulunduğunu, isteklilerle bu raporu aldıktan sonra bir araya geleceklerini, üretimle ilgili süreci de başlatmış olacaklarını belirtti.
İşadamı Abdülkadir Konukoğlu’nun yerli otomobille ilgilendiği yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine de Ergün, "Abdülkadir Bey de zaten iş makinesi üretimi yapan arkadaşlar, otomotiv sektörüne de yabancı değiller. Başkaları da olabilir, bir konsorsiyum olabilir, bir işbirliğine gidilebilir. Çok geniş seçenekler var. Bu seçenekleri konuşacağız" dedi.

Bakan Ergün, bünyesinde bir çok markayı bulunduran Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği’nin (OYDER) yerli otomobilde pazarlama ağının önemli bir unsuru olarak görev almaya hazır olduğunu ilan ettiğini, bunun da olumlu bir yaklaşım olduğunu kaydetti.

Ergün, "Böyle bir şey olduğu zaman arazi tahsisinden tutun da onun teşviki ile ilgili, kamuda kullanımı ile ilgili onun satışı ile ilgili, finansmanı ile ilgili, bir çok alanın birden düzenlenmesi gerektiğini bilerek ona dönük bazı çalışmalar yapıyoruz" dedi.

"O zaman en büyük alıcı kamu mu olacak?’ şeklindeki soruya da Ergün, "En büyük alıcı kamu olmayabilir ama kamu araç satın alırken yerlilik oranı en yüksek olan bir aracın satın alınmasını doğal olarak ön plana alacaktır. Zaten bu dönemde dikkat ederseniz yeni bir Başbakanlık genelgesi yayınlandı. Bundan sonra kamu alımlarında Türkiye’de üretilen ürünlerin satın alınması konusu çok daha fazla ön plana çıkan bir konu haline gelmiş oluyor" yanıtını verdi.

-"BİLİMADAMLARINA İHTİYACIMIZ VAR"-
Bakanlığın adı ve yapısının hedeflere uygun olması için yeniden ele alındığını, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak kurgulandığını, bakanlığa
TÜBİTAK ve Türkiye Bilimler Akademisinin (TÜBA) ilave edildiğini hatırlatan Ergün, TÜBİTAK ve TÜBA’da da bazı değişiklikler yapıldığını, bu değişikliklerin temel nedeninin yeni dönemin vurgusuna uygun bilimsel ve teknolojik altyapı oluşturmak olduğunu söyledi.

Sorular üzerine de Ergün, TÜBA’da şu anda son derece yetkin bilim adamları bulunduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bunun dışında da çok kenarda kalmış, artık aktive olabilecek, TÜBA’daki enstitülerde görev alacak insanlar var. Hem mevcut yapıyı koruyalım, hem de biraz zenginleştirelim. Bakanlar Kurulundan TÜBA’ya üye seçilsin. Ölçüler içindeki insanlar seçilsin. YÖK Genel Kurulundan gelsin. Bir de TÜBA’nın kendi Genel Kurulu üçte birini oluştursun. Üçe bölünmüş oldu. Böyle bir zenginleştirme yapalım. Bunun tek bir nedeni var, zenginleştirmedir. Bu zenginlik, TÜBA’ya farklı bakış açılarının yansımasıdır. Bu zenginleşmeyle TÜBA’nın enstitülerde temel bilimlerde çok daha aktif rol alabileceğini düşünüyorum."

Fransız Devriminin idama mahkum ettiği bir bilim adamını hatırlatan Ergün, bu kişinin cumhuriyetçilerin bazı görüşlerine karşı çıkan bir bilim adamı
olduğunu, yargılama sırasında itiraz edildiğini, mahkemenin ise "Fransız Cumhuriyetinin bilim adamlarına ihtiyacı yoktur" dediğini anlattı.
Nihat Ergün, şöyle devam etti:

"Bizim cumhuriyetimizin bilim adamlarına çok ihtiyacı var. Ve her çeşit bilim adamına çok ihtiyacı var. Hiçbir bilim adamımızı zayi edemeyiz. Şu ya da bu nedenle hiçbir bilim adamımızın bir görüşünün, bir çalışmasının zayi edilmesi lüksüne ihtiyacımız yoktur. Onun için her bilim adamımızın, kenarda kalmış her bilimi adamımızın fikri, düşüncesi bizim için önemli olacak. Onun için orada alabildiğine bir akademik özgürlük çerçevesi oluşturmayı ve bunun için de zenginleştirmeyi hedefledik. Başka da nedeni yok."

-"KENARDA KALAN OLSUN İSTEMİYORUZ"-
Dünyanın çeşitli yerlerinde çalışan bilim adamlarıyla bundan sonra yılda bir defa bir araya gelerek fikir alışverişinde bulunup kendi fikirlerini,
tecrübelerini paylaşmalarını sağlayacaklarını kaydeden Ergün, böylelikle TÜBİTAK ve TÜBA bünyesinde de dışardaki bilim adamlarının bazı çalışmalar yapabilmelerine ve birikimlerini buraya aktarmalarına daha fazla imkan sağlayacaklarını söyledi.

Ergün, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye, kendi potansiyelini zayi etme lüksüne sahip değil. Bizim en büyük zenginliğimiz yerin altında değil. Petrol ve doğal gaz zenginlikleri, maden
bizi zengin edecek unsurlar değil. Bizim zenginliğimizin yerin üstünde olduğunu bilmemiz lazım. Bu toplumun içinde, bizim en büyük zenginliğimiz insan gücümüz. Bizim düşüncesi, inancı, yaşantısı nedeniyle bir tek insanımızı bile zayi etme lüksümüz yok. Çünkü en büyük zenginliğimiz orada. Biz ne tartışmaların içinden geçtik Türkiye olarak. Yazık oldu insanlarımıza. Birçok insanımızın hayatı etnik tartışmalar yüzünden karardı. Türkiye’ye hiçbir şey katamadı. Hatta Türkiye adına zarar oldu. Senelerce laiklik tartışmalarının içinde boğulduk. Birçok insanımız laiklik tartışmaları içinde heder oldu gitti. Tahsil göremedi, bilim yapamadı, potansiyelini açığa çıkaramadı. İdeolojik tartışmalar içinde ciddi zayiatımız oldu. Örnekler söyleyelim; Halil İnalcık... Dünyanın en ünlü Osmanlı tarihçisi... Ama burada vaktiyle çalışma fırsatı bulamadı. Bazı liberal düşünceleri nedeniyle dışlandı. Kemal Karpat, Şerif Mardin... Bunlar sosyal bilimlerde Türkiye’nin en ünlü dünya çapındaki bilim adamları. Ama biz bu bilim adamlarını belli dönemlerde
bu ülkenin dışına göndermek, onların birikiminden istifade etmeme gibi bir gafletin içinde olduk. Artık böyle bir şeyin içinde olamayız. Böyle bir lüksümüz yok. Bir adam istediği kadar solcu olabilir, istediği kadar sağcı olabilir, istediği kadar liberal olabilir. Ne olursa olsun bilim adamıysa, bu ülkeye bilim adına katacağı bir şey varsa gelsin, önü alabildiğince açıktır. Bizim için düşüncesinin, yaşantısının hiçbir önemi yoktur. Yaptığı bilimsel çalışma ve ülkeye katacağı değerin önemi vardır."

-YATIRIM ORTAMININ İYİLEŞTİRİLMESİ...-
Yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik çalışmalarla ilgili sorular üzerine de Ergün, yatırım ortamının iyileştirilmesinin unsurlarından birisinin de
istihdamla ilgili gelişmeler olduğunu anlatan Ergün, istihdamı genişletici bir takım önlemlerin, istihdam üzerindeki yüklerin belki azaltılmasına ilişkin tedbirlerin, sanayicinin beklentileri, taleplerinin de bunun içerisinde olacağını ifade etti.

Kıdem tazminatı konusunun da istihdam konusunun içerisinde bir unsur olarak ele alınacağını söyleyen Ergün, "Hem işverenin üzerinde, özellikle
KOBİ’lerin üzerinde çok ciddi yük oluşturabiliyor belli zamanlarda. Bu yükü hafifletmek, hatta ortadan kaldırmak hem de çalışanların hukukunu koruyan bir şekilde çözüme kavuşturma imkanı olduğunu düşünüyoruz. Esnek çalışma modelleri de bunun unsurlarından bir tanesi olacak. Part time çalışmalar belki yeniden bir düzene sokulmuş olacak. Özel istihdam büroları konusu tekrar bu meselenin içerisinde hep birlikte tartışılacak" şeklinde konuştu.

Ergün, bir başka soruya karşılık, part time çalışma konusu sağlıklı bir yere oturduğunda, bundan ilk etapta en fazla kadınların istifade edeceğini
söyledi.

collo1
30-09-2011, 09:03
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, kendilerine ulaşan OSD raporuna göre üretilecek yerli otomobilin vergi öncesi fiyat aralığının 20-25 bin lira olması gerektiğini söyledi

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından hazırlanan yerli oto raporu Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'e sunuldu. Rapora göre üretilecek yerli otomobilin vergi öncesi fiyat aralığı 20-25 bin lira olması gerekiyor. Ancak Ergün, uygulanacak teşviklerle bu rakamın inebileceğinin sinyalini verdi.

Bakan Ergün, bu sunumun ardından yaptığı açıklamada, üretilmesi planlanan aracın geniş kitlelere ulaşması gerektiğine dikkat çekti.

"OSD bizim için yapabileceğini yapmıştır, bu safhadan sonra OSD bünyesindeki firmaların yapacakları şeyler olacak" diyen Ergün, şöyle devam etti:

"Bu firmalardan gelecek tepkiler bizim nasıl bir teşvik sistemi geliştirmemiz gerektiğini önümüze koyacak. Şu anda teşvik sisteminin revizyonu ile ilgili çalışmalar yürütüyor. Biz raporda bir babayiğitin çıkıp 'ben bu işi yaparım' diyecek işaretleri gördük. İster bir firma, ister ortak, isterse de yabancı bir firma bu yatırımı yapabilir..."

collo1
10-10-2011, 12:23
Türkiye yerli otomobili tartışırken, Karsan ve Hexagon Studio'nin ortaklaşa geliştirdiği Türk malı taksi V1 yollar için hazır. İşte, yol testleri büyük ölçüde tamamlanan V1'in merak edilen ilk fotoğrafları

http://icdncube.posta.com.tr/editor/HD/10/10/2011/fft2mm770527.jpg

Karsan ve Hexagon Studio tarafından New York taksi ihalesi için geliştirilen “V1”, ihalede kaybetmesine rağmen yoluna devam ediyor. Üretime yakın ilk prototipi gerekli testler için gözlerden uzak bir şekilde yollara çıkarken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yapacağı deneme sürüşü için de hazır hale getirildi. Aracın, 2012 yılının mart ayındaki Cenevre Otomobil Fuarı’nda sergilenerek, tüm dünyaya tanıtılması bekleniyor.

New York Belediyesi ile TLC (Taksi ve Limuzin Komisyonu) tarafından açılan “Geleceğin Taksisi” ihalesi için geliştirilen, finale kadar gelmesine rağmen son anda elenen Karsan’ın Türk malı taksisi, gerçeğe dönüştürüldü. İhaledeki sonuca rağmen “yola devam” kararı alan Karsan, V1’in ilk yürüyen prototipini üreterek yol testlerine başladı.

http://i.posta.com.tr/editor/ER/2011/10/10/fft31_mf770534.Jpeg

V1’in testleri gözlerden uzak bir şekilde yürütülürken, aracın kamuflajlı olarak çekilmiş fotoğrafı da, Kanada’da düzenlenen bir kongrenin broşüründe yer aldı. Üretime yakın şekilde tamamlandığı görülen V1’in testleri Hexagon mühendisleri tarafından yürütülürken, çarpışma ve diğer testler için de birden fazla prototipin üretileceği bildiriliyor.

Başbakan’ı bekliyor
İhale sonrası geliştirme sürecine ara vermeyen ve yol testleri için üretime yakın bir prototipi ortaya çıkaran Hexagon Studio, aynı zamanda aracı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yapması beklenen test sürüşüne de hazır hale getirmiş.

Randevu konusunda gerekli başvurunun haftalar öncesinden yapıldığı ve yanıtın beklendiği belirtilirken, Başbakan Erdoğan, Hexagon mühendisleri dışında bu aracı kullanan ilk kişi olacak.

Karsan Murahhas Azası Jan Nahum, tamamen Türkiye’de geliştirilen V1’in Türkiye’nin yerli otomotiv markasını yaratma projesinin önemli bir unsuru olduğunu söylerken, aracı ilk olarak, bu yılın başlarında TÜSİAD Genel Kurulu’nda sanayicilere “yüzde 100 Türk markası” çağrısı yapan Başbakan Erdoğan’a test ettirmek istediklerini belirtmişti. Nahum, “Sayın Erdoğan ‘Nihai ürünü ortaya çıkarın, istediğiniz desteği vereceğiz’ sözleriyle bizim daha fazla motive olmamızı sağlamıştı. O yüzden prototipin yollara çıkış tarihini öne çektik” demişti. Türk otomotiv sanayiinin 2023 yılı vizyonunu yerine getirebilmesi için markalaşmanın önemli olduğuna dikkat çeken Nahum, “Türkiye bu konuda iddialı, niyetli. Biz bu konuda iddialı ve niyetliyiz. Markalaşma yolculuğumuzda hiçbir sekteye uğramadık ve devam ediyoruz” ifadesini kullanmıştı.

Kazanan araçla aynı tarİhte üretilecek!
New York taksi ihalesini kaybetmesine rağmen geliştirilmeye devam edilen yüzde 100 yerli Karsan V1, kazanan Nissan NV 200 ile aynı tarihlerde yani 2013 yılının üçüncü çeyreğinde üretilmeye başlanacak. Geliştirme çalışmaları çerçevesinde bir başka prototip 2012 yılı başlarında çarpma testlerine sokulacak, mühendislik çalışmaları tamamlanmış nihai prototiplerse 2012 ortalarında hazır olacak.

Karsan, V1’i gelecek yıl mart ayında Cenevre Otomobil Fuarı’nda sergilemeyi ve dünyaya tanıtmayı da planlarken, aracın Amerikan piyasasına başta engelli aracı olmak üzere farklı versiyonlarla sokulabileceği de ifade ediliyor. Karsan Murahhas Azası Jan Nahum, aracın engellilere yönelik derneklerce desteklendiğini ve beğenildiğini açıklamıştı.

Karsan Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç ise, “Başbakan Erdoğan’ın istediği yerli aracı biz geliştirdik. New York taksi projesini kazanamazsak bile dünyanın büyük metropollerine bu projeyi taşıyacağız” demişti.

collo1
23-11-2011, 14:14
Yerli otomobili üretecek ‘babayiğit’e süper teşvik geliyor. Yeni teşvik sistemiyle yerli otonun yatırım maliyeti düşecek. Otomotivcilerin 25 bin lira maliyet çıkardığı yerli otonun fiyatı 15 bin liraya inecek.

http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif
Star Gazetesi'nin haberine göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan (http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdoğan/)’ın, “Bu işe soyunacak bir babayiğit aranıyor” sözleriyle başlayan yerli otomobil üretim çalışmaları tam gaz sürüyor. Otomotiv Sanayii Derneği’nin, ‘yerli otomobilin maliyeti bu şartlarda 20-25 bin lira olur’ raporunun ardından harekete geçen ekonomi yönetimi, yerli otomobil üretecek olan ‘babayiğite’ süper teşvikler getirmeyi planlıyor. Bu kapsamda üzerinde çalışılan yeni teşvik sistemi ile yerli otomobilin maliyeti 15 bin liraya kadar çekilecek.

Stratejik ürün sınıfı geliyor
Çalışmaları süren yeni teşvik sistemi, yerli otomobilin maliyetinin çok yüksek olduğu tartışmalarını da sonlandıracak. Mevcut düzenlemelere göre halen Türkiye’de, ‘bölgesel’, ‘genel’ ve ‘proje’ olmak üzere üç ayrı sınıfta teşvik veriliyor. Yeni yapılacak düzenlemeyle ayrıca ‘stratejik ürün’ sınıfı eklenecek. Stratejik ürün sınıfı kapsamında da yerli otomobil, insansız hava aracı, savunma araçları gibi stratejik ürünlere teşvik sağlanacak. Bu sınıftaki ürünlere verilecek teşvikler ise diğer teşviklerinden çok daha geniş olacak. Teşvik kapsamında, sıfır faizli kaynak, vergi ve prim yükümlülüklerinin kaldırılması, bedelsiz arsa gibi düzenlemeler yer alıyor. Yetkililer, stratejik ürünlere yapılacak teşviklerin, diğer teşviklerden farklı sürelere ve farklı oranlara sahip olacağını bildirdiler.

Yatırım maliyeti aşağı çekiliyor
Yeni getirilecek teşvik sistemi ile yerli otomobilin maliyetinin büyük ölçüde düşürülmesi öngörülüyor. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), yerli otomobil konusunda hazırladığı raporda, yerli otomobil için 2.5-3 milyar Euro’luk yatırıma ihtiyaç duyulduğu, yerli otomobilin maliyetinin de 20-25 bin lira olacağı belirtilmişti. Yeni teşvik sistemiyle yeni kurulacak fabrikanın maliyetinin çok aşağıya çekileceği, yerli otomobilin maliyetinin de en az 15 bin liraya düşeceği hesaplanıyor. Böylece, yerli otomobilin pazar payını geliştirmesi sağlanmış olacak.

Oto yan sanayi de yararlanacak
Ayrıca stratejik ürünlerin yan sanayilerine de teşvikler sağlanarak, diğer markalarla rekabet edebilmesinin önü açılacak. Örneğin, yerli otomobilin ‘yedek parçaları’ ithal araçlara göre çok daha ucuz olacak. Bu tür düzenlemelerle, yerli otomobil cazip hale gelecek. Yetkililer, teşviklerin daha çok üretim aşamasında verileceğini belirterek, diğer markalarla haksız rekabet ortamının oluşmayacağını kaydettiler.

OSD raporuna göre fiyat 20-25 bin lira
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından hazırlanan yerli otomobil raporu, Eylül sonunda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’e sunulmuştu. Bakan, raporla ilgili yaptığı açıklamada, “Yaklaşık 20-25 bin TL’lik maliyeti olan bir otomobilin üretimi, tasarımı, pazarlanması iç pazar açısından ortalama hesaba katıldı ve üretimle ilgili çalışmalar bu çerçevede yapıldı” denilmişti. Raporda bir takım verilerden yola çıkarak oluşturulan farklı yatırım tu-tarlarının yer aldığını belirten Ergün, otomobilin A’dan Z’ye kadar Türkiye’de üretilmesi, tasarım ve markalaşmaya yönelik ortalama 2.5 milyar Euro’luk yatırım yapılması gerektiğinin belirtildiğini kaydetmişti.

EN YAKIN KOÇ
Yerli otomobil üretiminin gündeme gelmesiyle birlikte Koç Grubu’nun bunu başarabilecek en yakın grup olduğu görüşü ağırlık kazandı. Koç Holding Başkanı Mustafa Koç da yaptığı açıklamalarda bunu teyit ederek, İtalyan ortaklarıyla yerli otomobil üretimi konusunda görüşmeler yaptıklarını açıklamıştı. Koç “Yerli otonun başarılı olması için devlet desteği gerekli” demişti.