HADİ BULUN EN ZAYIF YERİMİ
İnsan kendisini merak etmeli;
hem de ölümüne merak etmeli.
Gün bitti işte...
Kim farkında bunun senden
başka...
Herkes bu yenilgiyi nasıl da
rahat kabulleniyor...
Vaatlerini tutmadı gün.
Kimse kendisini merak etmedi.
Sabırsızlığın bundan;
bundan çocuksu hasretin...
Kabullenince herkes yaşamını
sen ortaya kendini koydun...
ve bütün suçlarını üzerine
aldın sonra
Bundan işte
bu çocuksu hasretin
Ve ölümcül bir rulet oynadın
insanlarla
hadi dedin, hadi bulun
en zayıf yerimi...
Ve diktin gözlerini gözlerine
kastın bedenini
yükselttin omuzlarını
Öylece kaldın...
Baktılar sana... Baktılar...
Ama yüreğini bir türlü
göremediler.
alıntıdır
Cezmi erSöz
Sigaram Ve Sen
Sigaram Ve Sen
Yüreğimde bir ateş, dudağımda bir duman,
Issız gecenin ayazında yürüyorum durmadan.
Hasretime külleri derman olur diye,
Mezar taşıma sevdamı yazıyorum sormadan.
Bağrımda koca bir dağ, vuslat arzusu,
Bir gülle olup çarpan yarin kokusu,
Acı mı! yoldaştır bana, kederimin korkusu,
Aşk mı! sultandır buna, kaderimin duygusu.
Gözlerime çarpanlar, yalnız sen ve yine sen,
Ciğerimde bir kor var, dumanımda bitmeyen,
Dağlarına gem vurdum, her ne varsa gizleyen,
Gözlerimden uzakta, gül yarimi izleyen.
Yollarda sona geldim, sonlarda sana,
Sinemde bitmeyen sensizliğin yurduna,
Sigaramda duman yok, sebebini sorsana,
Ciğerimde bulutlar, yüreğimi sarsana. alıntıdır
EYLÜL SABAHI
bir eylül sabahı hüznü çöktü
biraz yorgun... biraz küskün...
biraz dargın ve yanlız
ve ağaçlar yapraklarını döktü
bulutlar ağlamaklı bakıyor
güneş hasretle perdesini aralıyor
ve benim içimde korku
gözlerim ise hep seni arıyor
alıntıdır
eğer seveceksen beni
bu can seninle var olur
her derdine deva olur
inan aşkımız sonsuz olur
eğer seveceksen beni
kelimeler yetmez aşka
şiirler bitmez asla
romanlar destanlar sayfa sayfa
eğer seveceksen beni
tükenmez sevgin kalbimde
yazmışım bir bir hece hece
yaşarım aşkını gündüz gece
eğer seveceksen beni
dadaşlık sevda demek
sevene ömür vermek
kolay bu canı kurban etmek
eğer seveceksen beni
hazırladım bavulumu gidiyorum
uzun bir yolculuğa
uçsuz bucaksız diyarlara
ardıma bile bakmadan sonsuza kadar
yolda göçmen kuşlarla arkadaşlık edeceğim
okyanuslara derdimi dökeceğim
ekilmemiş tarlalara sevgimi ekeceğim
cevap verilmemiş sorulara cevap vereceğim
selam verilmemiş insanlara selam vereceğim
yolllara göz yaşımı dökeceğim
kimbilir belki de yolda öleceğim
ya seni soranlara
tek nedenimdi
yaşama hevesimdi
herşeyimdi diyeceğim
çok sevdim diyeceğim
sevilmemişim diyeceğim
kaderimmiş diyeceğim
işte bu yüzden
gidiyorum diyeceğim
MUTLULUĞU ARIYORUM
Mutluluk bir su..... damla damla
İçtikce içesin gelir, doya doya
Doymazsın istersin bir daha
Bakarsın ki.....Su bitmiş.
Mutluluk bir yol...güzel ve düz
Bu yolda git istediğin kadar pürüzsüz
Koşarken bu yolda tereddütsüz
Bakarsın ki....Yol bitmiş.
Mutluluk bir rüya.... açık ve belli
Öyle güzelki görüntüler hepsi renkli
Koşarken bu renk alemine deli gibi
Bakarsın ki....Rüya bitmiş.
Mutluluk budur işte
Aradıkca bulamayız bu gidişte
Genede ararken binbir ümitle
Bakarsın ki....Ömür bitmiş
TURHAN METE |
Bir ışık, bir pırıltı, ufak bir ses, bir umut kırıntısı...
Dilimin ucuna gelip, kendiliğinden kaybolan sözler sonra...
Kime dair, neye dair bu savaş?...
Kim kalacak yanımda?
Ya da kim kazanacak sonunda?...
Hayata dair söylenecek ne kadar söz var?
Kaçı söylenmiş hakkıyla?
Son sözümün sahibi kim olacak,
Ömrümün sonunda?
Kaç hayalin peşinden koşup,
Kaç katı hayal kırıklığını kabullenecek içimdeki dünya?
Korkmak kelimesinin içindeki mana,
Kaç hayale mezar olacak sonunda?
alıntıdır