Tüm Versiyonu (Orjinalini) Göster : Şiir...
Kimim neyim nerdeyim
Ben bana perdeyim
Hep olduğum yerdeyim
Atamaz oldum bir adım
Varlığın gül yokluğun kuru daldı
Mutluluğum mazide kaldı
Seninle hayatımın her anı baldı
Artık kalmadı huzurum tadım
Gözümde umut vardı
Umudum kaf dağı kadardı
Artık hepsi karardı
Doldu artık miadım
Derin tepelere çıktım
Yıkılmaz tabuları yıktım
Hasret dolu hayattan bıktım
Kırıldı kolum kanadım
Adın mıh gibi içimde bende
Nasibim yarım kaldı sende
İsim tecelli edermiş bedende
Yalnızlık ile konulmuş adım
Beden çürür ruh kalır
Verdiği canı O alır
O vakit perde açılır
Sensizlik oldu Celladım
Şimşek'in vardır derdi elemi
Gönlü tutuşmuşsa dinlemez alemi
Gözünde öz dilinde söz elinde kalemi
Bir yazamadı seni tarihe kadınım
Aşk yelkenim inmiş suya
Gönlün durağına varmak ister
Uzakta vazgeç diyorlar güya
Bilmezler gönlüm canana kanmak ister
Aklım sen oldun fikrim sen
Sevgi makamımda zikrim sen
Sermayem düşüncem şükrüm sen
Gel evet de nazlı Yar
Ey cennet havuzu;
sevdiceğim,gülüm
Hatan ile kabulüm
Senlen gelecekse ölüm
Evet dedim nazlı Yar
Gönlüm senden emin
Dünya sonsuzluğa zemin
Gel beraber edelim yemin
Sonsuzluğa varmak için Yar
Tekim tek içinde bir çevrede
Sır düğümlü bilinmez devrede
Hayat muamma içinde sır
Kör düğümlü döngü kısır
2. versiyonu
Tek bir içinde tekim çevrede
Parçayın bilinmez devrede
Yarınım belli bugünüm sır
Yalan dünya sonu kısır
Bir gün ansızın girdin rüyama
Bir görünür yok oldun
Savaşta kılıç kullanılır ama
Sen kalbime ok oldun
Sanma ey yar;can bedende
Ruhumun dizgini sende
Senin olduğumu bilmesende
Ben seninle tek oldum
spartakus35 05-07-2008, 17:29 Vabeste kardeşim gerçekten (eğer sen yazdın ise) şiirin çok güzel olmuş. "Gönlü tutuşmuşsa dinlemez elalemi" dizesindeki "elalemi" kelimesini "alemi" olarak değiştirirsen çok daha güzel mana ifade edecek. Elalem başkaları, alem dünya demek biliyorsun. Bu değişiklik dizenin anlamını güçlendirecek.
Çalışmalarında başarılar dilerim...
Ben senin >yanında;
Bulmaca içinde bilmeceyim
Sen sabah iken ben bana geceyim
Esrarlı hayatımın >anında;
Sen kelime isen ben sana heceyim...
Vabeste kardeşim gerçekten (eğer sen yazdın ise) şiirin çok güzel olmuş. "Gönlü tutuşmuşsa dinlemez elalemi" dizesindeki "elalemi" kelimesini "alemi" olarak değiştirirsen çok daha güzel mana ifade edecek. Elalem başkaları, alem dünya demek biliyorsun. Bu değişiklik dizenin anlamını güçlendirecek.
Çalışmalarında başarılar dilerim...
sağol spartakus kardeş..evet şiirler bana ait.önerini dikkate aldım.Demek oluyorki gönül ehli anlar gönlün sesinde,ne demek istediğimi anlamışsın şiirimden
Sensizken gece doğar sabah batar
Aydınlık karanlığa siyah katar
Sen uyurken seni seven ben
Bir sor sensiz nasıl yatar
Yüreğim dalga gönlüm heyelan
Duruldum sana karşı
Sen avcı ben ceylan
Vuruldum sana karşı
Yüreğimde ılık ılık kan aktı
Gözünün nazarı gönlüme çaktı
Ateşin kor gibi ruhumu yaktı
Kavruldum sana karşı
Saltanatsız kralım ben sensiz
Sensiz ben ölmüş kimsesiz
Bir köşeye atılmış kefensiz
Gönlüne talip olan biriyim
Ağlasam yağmurlar ıslanır
Sensiz bu kalp paslanır
Ölüm senden sonra başlanır
Hem ölü hem diriyim
Vuslattan mahrum hasretim
Aşkına esir hareketim
Çözülmez bir işaretim
Sensiz muammanın piriyim
Her şiir her söz sana
Cansın sen bu canana
Karıştın damarımdaki kana
içimde gezen sensin
Çok diyar gezdim
Çok yardan geçtim
Rüyamda seni seçtim
Ruhumda sezen sensin
Uğrunda dünyamı vururum
Uğrunda ateşte kavrulurum
Tek kötü huyum gururum
Onuda ezen sensin
memorist 05-07-2008, 17:47 2 + 2 = 5
Benden adam olmaz dedim ya sana
Beni bildiğimden beri
Ben
Hiçbir şiiri öğretildiği gibi okuyamadım
Kaldım
Ağlamadım kurulan zembereğime inat
Şen kahkahalar attım
Baktım.,
ve
Çoçukluğunu cebinde saklayan
Bir baba ile, büyüttüm kendimi
Boynuma yetişkinliğimi asıp gezerken
Aşk filmleri seyrederdim
Okuldan bozma yazlık sinemalarda.
Ben asıl oğlana güler
Kötü adamı takdir ederdim
Sonradan kötü adamda olamadım
Ama
Kendisi olamayan iyi adamda
Bu yüzden
Evet bu yüzden
Dedim ya sana
Benden adam olmaz işte.
memorist 05-07-2008, 17:48 BAYRAMLA DÜET
Bayramla düet yapardım,
Öylesine sessiz cümlelerle.
Küçüktüm…
Yastığımın altında
Seçilmeden alınan pabuçlar
Çocukça bürünülen renkler
Biçimsiz,felsefesiz.
Öpülen tanımadık eller,
Bayram şekerleri.
Var oluşumuzu haklı çıkaran gerekçeler.
Bayramla düet yapardım
Öylesine sessiz cümlelerle
Büyüdüm…
memorist 05-07-2008, 17:49 MİSAFİR
Dün sana geldim
Evde yoktun.
Bugün seni buldum
Ama sen yoktun.
Geri döndüm
Durdum.
Bir gün
Sen sana gelince
Haber ver
YORULDUM.
Ey Yar;
O güzel kara gözüne
Doğduğun yere özüne
Akdan paktan temiz yüzüne
Dergahlarda pişen közüne
Mazine dününe Osmanlı izine
Ağzına diline konuşruğun Hak sözüne
Aşığım senin her zerrene
spartakus35 05-07-2008, 17:56 Olmaz böyle şey ya, forumumuzda ne şairler varmış da haberimiz yokmuş. Memorist kardeşim senin de şiirlerin çok güzel. Serbest Orhan Veli tarzıyla bayağı güzel şeyler yazmışsın. Umarım bu şiirler sana aittir. Üç şiirin de güzel ama "Misafir" final niteliği taşıyor...
Sana da çalışmalarında ve kaleminde başarılar dilerim...
Bedenimi koymuşum Mertliğin gölgesine
Rest çekmişim namerdin bölgesine
Boğun eğmişim kaderin cilvesine
Gemileri Yakıyorum
Hedefi olmayan yollara
Yaradanı bulmayan kullara
İbretle Bakıyorum
Caddede gezen şarlatanlara
Ar taşını çatlatanlara
Haksız yere ağlatanlara
Yaş olur Akıyorum
Kimsenin namusunda gözüm yok
Haram ekmeğe özüm tok
Bu hususta sözüm çok
Şimdilik Susuyorum
Beni tanımayan böyle bilsin
İster sevsin ister silsin
Sevmeyi bilmeyen beni neylesin
Ben sevgimle Yaşıyorum
Çile çekmişim her an
Aşık olduğum zaman
Kalp yarasıdır kanayan
Dursun artık
Diner elbet acım birgün
Bu kalbim meçhule sürgün
Ağlarım sensiz hergün
Kurusun artık
Ceylansın göze görünüp kaçan
Gözüm dürbün kurşunum yürektir
Peşindeyim her daim koşan
Yorulmam sabrım tüfektir
memorist 05-07-2008, 18:13 Olmaz böyle şey ya, forumumuzda ne şairler varmış da haberimiz yokmuş. Memorist kardeşim senin de şiirlerin çok güzel. Serbest Orhan Veli tarzıyla bayağı güzel şeyler yazmışsın. Umarım bu şiirler sana aittir. Üç şiirin de güzel ama "Misafir" final niteliği taşıyor...
Sana da çalışmalarında ve kaleminde başarılar dilerim...
aslında şiirden öte beni anlatan bir kaç dizelerim sevgili spartakus kardeşim
saygılar sunarım tşk ederim
Sen olmadığın vakit
Gece doğar gündüz batar
Sen olmadığın vakit
Güneş kaşlarını çatar
İnsan dert ile bilinir
Dert sabır ile silinir
Sensiz bu can bilenir
Yokluğun derdi derde katar
Ne olur bilmem yarınım
Bilirim sensiz yarımım
Herşeyim ziyan sensin kârım
Sen aşkta son kararım
Nazarın kuşattı içimi
Can kalmadı bedende
Halim Mecnun biçimi
Kale anahtarı sende
Sıcaklığınla güneşten geçtim
En nadir aşkı seçtim
Uğrunda dünyamdan vazgeçtim
Ben bağında öten bülbül
Sen yüreğimde yetişen gül
Her çiçek gül gibi olmaz
Gerçek gül hiç solmaz
Gülün vadesi dolmaz
Gülüm benim
Gülsüz bağda bülbül ötmez
Bülbül güle kin gütmez
Bülbüle ayrılık kar etmez
Bülbülüm benim
Her çiçekte farklı koku
Sensizlik en büyük korku
Seni koklamak farklı tutku
Sümbülüm benim
Seni anar her hareketim
Sensizliktir kefaretim
İfadeden mahrum işaretim
Sembolüm benim...
Derdi nimet bil-ki dert olma canana
Dert sabırla silinir balabanım
Aşkından dön deliye yana yana
Küller dergahta elenir balabanım
Bilmeyi bilki bildim diyesin
Seni gören can budur desin
Hikmetler Hak'ta gizlidir bu kesin
Varlığın yokta bilinir balabanım
Bir düşün kimim,neyim,O nerde
Kim düşürdü seni bu derde
Tabuta konulunca açılan kara perde
İşte o zaman delinir balabanım
Yürüdüğün yollardan dönülmez geriye
Nedir bu telaşın ? koşuşun niye ?
Öldüğün vakit o son saniye
Son noktaya gelinir balabanım
Varlığım bilmece yokluğum muamma
Çöz çözebildiğin kadar
Yaşımı mürekkep etde yarama
Çiz çizebildiğin kadar...
Nasıl sana vuruldum bilemedim
Kökümden yarıldım bilemedim
Dalgalandım duruldum bilemedim
Sez sezebildiğin kadar...
Gönül yaralı lisan muzdarip
Kalbim yarım sözler garip
Gururumu eline verip
Gez gezebildiğin kadar...
AYIP
Kara gözlüm bu ayrılık yetişir,
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,
Sanma ki garibi eller düşündü.
Bebekler evlendi, yollar aşındı
Kozalaklar çınar oldu gel gayrı.
Hesap et, gideli sen gurbet ile
Otuz ay tutuldu kolay mı dile?
Hapisler, sürgünler, esirler bile
Sılasına döner oldu gel gayrı.
Gönlüm sende, gözüm yollarda durdu,
Saat isyan etti, takvim kudurdu.
Hasret hançerini bağrıma vurdu
Yüreciğim kanar oldu gel gayrı.
Emeği boşadır yuvasız kuşun...
Nerdeyse toprağa değecek başın.
Beni düşünmezsen kendini düşün
Herkes seni kınar oldu gel gayrı.
Yazan: Üsatdım Abdurrahim Karakoç
Kurbanım
Yar adıyla başlayayım sözüme
Gülsüz bağda bülbül ötmez kurbanım
Sözü önce söyleyeyim özüme
Yoksa kalpten kalbe gitmez kurbanım
Sen senin olmazsan tüm dertler biter
Varını yokunu mürşidine ver
Ustanın elinde kütük ol yeter
Teslim olan zarar etmez kurbanım
Güvenme kendine ben oldum diye
Pişenler hamım der, bir düşün niye
Tövbe lazım ettiğimiz tövbeye
Bir tövbeyle bu iş bitmez kurbanım
İltifat beklemek kırılmak nedir
O kapıdan kovsa sen bacadan gir
Ha sevmiş ha dövmüş ikisi de bir
Sevmese kaşını çatmaz kurbanım
Çalış nasibini al dünyadan yana
Ama sanma dünya yar olur sana
Ahiret parası lazım insana
Güneş hep batıdan batmaz kurbanım
Hizmet yoksa himmet olmaz bu kesin
Hem hizmet nimettir böyle bilesin
Gayret et gönle gir “benimdir” desin
Sultan kölesini atmaz kurbanım
Yap dediğini yap emrine göre
Bu iş bensiz olmaz deme boş yere
O eli tutmuşsa insan bir kere
Nefsini hesaba katmaz kurbanım
Cahiller ağzını açınca ben der
Ben deyip yol alan var mı hiç göster
Eli hep güzel gör kendini hep yer
Tezek su dibine batmaz kurbanım
Günahtı sevaptı bunlar boş hesap
Her neyi yaparsan Allah için yap
Avamın işidir bu hesap kitap
Aşıklar kar zarar gütmez kurbanım
Dua kabul, niye sıddıkın ahı
Ne dedi hızıra nakşibend şahı
Hatırla idrak et anla bu rahı
Ben sadıkım demek yetmez kurbanım
Sadakat ne derse doğru demekmiş
Onsuz doğrulara eğri demekmiş
Sadakat sıddıkın bağrı demekmiş
Ciğer yanar duman tütmez kurbanım
Er olmak isteyen serinden geçer
Bir saki elinden badeyi içer
Seç deseler yarin zehrini seçer
Ağyarın balını tatmaz kurbanım
Sözün özü derdi minnet bil cana
Yare can ver ki can yar olsun sana
Serdar isen serini koy meydana
Kurbanlara bıçak tutmaz kurbanım
Serdar Tuncer
İşim Acele
Gökte zamansızlık hangi noktada?
Elindeyse yıldız yıldız hecele!
Hüküm yazılıyken kara tahtada
İnsan yine çare arar ecele!
Gençlik... Gelip geçti... bir günlük süstü;
Nefsim doymamaktan dünyaya küstü.
Eser darmadağın, emek yüzüstü;
Toplayın eşyamı, işim acele!
Canım İstanbul
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.
İstanbul benim canim;
Vatanim da vatanim...
İstanbul,
İstanbul...
Tarihin gözleri var, surlarda delik;
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
Bulutta saha kalkmış Fatih'ten kalma kir at;
Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakısta o mana: Öleceğiz ne çare?
Hayattan canlı olum, günahtan baskın rahmet;
Beyoğlu tepinirken ağlar Karaca Ahmet...
O manayı bul da bul!
İlle İstanbul’da bul!
İstanbul,
İstanbul...
Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
Oynak sular yalının alt katına misafir;
Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
Her aksam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
Bir ses, bilemem tambur gibi mi, uda gibi mi?
Cumbalı odalarda inletir katibi mi...
Kadını keskin bıçak,
Taze kan gibi sıcak.
İstanbul,
İstanbul...
Yedi tepe üstünde zaman bir gergef isler!
Yedi renk, yedi sesten şayisiz belirişler...
Eyüp oksuz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
Adada rüzgar, ucan eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından.
Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
Güleni söyle dursun, ağlayanı bahtiyar...
Gecesi sümbül kokan
Türkçe’si bülbül kokan,
İstanbul,
İstanbul...
Beklenen
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?
Necip Fazıl Kısakürek
anatolian_rock 24-08-2008, 14:14 eserlerin içinde uğur ışılak ve serdar tuncer şiirleri var...bana ait demiş yazan vatandaş..emeğe saygı efendiler..kendiniz yazmaya çalışın...
vabeste şiirlerin devamını bekliyoruz
arkadaş haklı emeğe saygı
eserlerin içinde uğur ışılak ve serdar tuncer şiirleri var...bana ait demiş yazan vatandaş..emeğe saygı efendiler..kendiniz yazmaya çalışın...
Bazı şiirlerin sonlarına kimlere ait olduğuna dair dipnotlar düşülmüş. Sanırım gözünüzden kaçtı.
evet tasarı üsdadım gözümüzden kaçmış özür dileriz saygılar
eserlerin içinde uğur ışılak ve serdar tuncer şiirleri var...bana ait demiş yazan vatandaş..emeğe saygı efendiler..kendiniz yazmaya çalışın...
doğru yorum yapma ve paylaşımı dikkatli şekilde sonuna kadar okumayada saygı !
arkadaş haklı emeğe saygı
yapılan yorumu araştırarak yorum yapmayada saygı..hiç olmazsa özür dilemişsin kardeş eyvallah saygılar...
Gönül
Benmiyim bilmece benmiyim hece
Sırrımı çözecek ferman kalmadı
Yokluğum aydınlık varlığım gece
Derdimin derdine derman kalmadı
Benmi bana perdeyim senmi sana perde
Kavuşmak hep uzak hep aynı yerde
Vuslatım yalnızlıkta sevgim ise kederde
Bir güzel sevecek zaman kalmadı
Dolu hayalleri boş umutla doldurdum
Gelecek korkusunu gül ile soldurdum
Geçmeyen zamanı sensizliğe böldürdüm
Anladım sonuçta üzülecek aman kalmadı
Eğer gönlün tutuşmamışsa çıra misali
Cezbeylemez konuştuğun sözler
Eğer kurmamışsan visalde mutluluk hayali
Söyle ufka nasıl bakar o gözler
Aşk kuyusu derindir derin
Bir düşen birdaha çıkamaz
Sevgindir hem neşen hem kederin
Ayrılık gerçek aşkı yıkamaz
Akıl isyan etsin gönül kudursun
Zamanım saatini aşk kursun
Nefsin dilekleri bir yana dursun
Aşkın tadını alan bıkamaz
Aşktan nasibini alan
Canana can olan
Sevgisine sadık kalan
Başka gözlere bakamaz
Dünya namına zevk tadan
Mala mülke saltanata tapan
Her güzele zarf atan
Gerçek aşkı bulamaz
Sükut dilini çözdüm kendi dilimle
Cahilliği kör ettim özümdeki ilimle...
Ruhu ayırmışken can yeleğinden
Çırpındı can ebed kafesinde
Derimi süzdüm zaman eleğinden
Haykırdı gönül aklın sesinde...
Ruhu ayırmışken can yeleğinden
Çırpındı can ebed kafesinde
Derimi süzdüm zaman eleğinden
Haykırdı gönül akıl sesinde
Yaz sıcağında üşürken her dem
Doğdu ölüm üzerime her gece
Bilinmez meçhulde yaşarken her dem
Öldükçe dirildim doğmadan önce...
Her çektiğim nefeste zehir var
Günahın kucağında yaşarım ben
Fikir girdabında düşünceler dar
Fikir eder zikir eder taşarım ben...
Gam yükü çekmekle bitmez dünya
Göz yaşı silmeyi bileceksin tamam mı?
Tatlı hayallerde acı olsada rüya
Umutla dolmayı bileceksin tamam mı?
Mesken edeceksin garibin derdini
Yeneceksin namerdin her ferdini
Fakire ekmeğini dinsize dinini
Yürekten paylaşıp böleceksin tamam mı?
Düşün atanı Yavuzu Fatihi Selimi
Kolay kazanılmadı toprağın bir dilimi
Def et yurdundan derdi sitemi elemi
Elbet birgün güleceksin tamam mı ?
Aman vakit gülme vakti değil
Saçı başı yolma vakti değil
Şimdi hizmete koyulma vakti
Sen cennette güleceksin tamam mı ?...
Gökyüzü yalnızlık süretinde kaplandı
Neyleyim bulutlar resmimi çizdi
Derdin hedefi oldum oku saplandı
Kanım gözyaşımın sırrını çözdü
Duygularım parçalandı aşkım süründü
Aşk kitabım ulu yerde düründü
Vuslat ekranında Azrail göründü
Umutlarım toprakta karada yüzdü
Açtım ellerimi sonsuzluk duasında
Belki canana kavuşurum kanısında
Yunus anısına Veysel anısına
Verdikleri sadece muammalı sözdü
Dedim bu nedir ne zaman ve nerde
Dediler zamanın en erken olduğu yerde
Dedim görmeden dokunam anahtarı verde
Dediler anahtar görünmezi gören gözde
Anladım ben bana sırmışım
Meğer yokluğumla varlığıma yarmışım
Can var olmadan önce varmışım
Kalubelada verilen hem sözdü hem özdü
|