Tüm Versiyonu (Orjinalini) Göster : çanak Nasil Seçilir


zafer_murat
31-10-2005, 23:28
Bildiğiniz gibi çanak sadece uydudan gelen sinyalleri belirli bir noktada yoğunlaştırmaya yarayan bir tür ayna gibi olduğundan almancada Spiegel (ayna) denilmektedir. Verimliliği ise doğrudan büyüklüğü ile geometrisindeki kusursuzluktan başka birşeye bağlı değildir. Aslında son 10 yıl içinde ülkemizde üretilen çanaklarda önemli ölçüde bir kalite artışı ve fiyat düşmesinin gözlendiği rahatlıkla söylenebilir. Kopyenin kopyesi kalıpla üretilen devasa verimsiz polyester çanakların da, basit sıvama atelyelerinde kötü bir teknolojiyle üretilen saç ve aluminyum çanakların da devri bitti. Artık milyon dolarlık yatırımlarla üretim yapan fabrikasyon teknikleri söz

konusu. Ama yine de ülkemizde on yıl önce de üretilen parabol offset ve pime-focus dışında herhangi bir yeni teknoloji çanak üretimi henüz yok. Geometri olarak ülkemizde sadece tek odaklı parabol antenler satılmaktadır. Cassegrain, Gregoryen ve Planar tiplerin piyasamızda(ithal de olsa) pek bulunmadığını belirtelim. Sol tarafta resmi görülen Lüneburg lensli multifokus radom antenler bizde hiç mi hiç bulunmaz. Belki askeri tesislerde bulunan küre, yarımküre "radom" anten görenlerimiz olmuştur ama o da uzaktan, o kadar. Planar antenlere gelince, komşumuz yunanistanda üretilip (Attisat) dünyaya satılıyor. Bizim haberimiz bile yok. Türkiyede satılan parabol antenlerin ise tümünü tek odaklı yuvarlak ve 1,5m den küçük ise offset, büyük ise ortadan beslemeli (prime focus) olduklarını farzetmek hatalı olmaz.
Almak istediğiniz yayınlar bulunduğunuz yöreye farklı güçlerde ulaştığından kimilerini 40cm çanakla alabilmekte iken kimilerini 7m çanakla bile istenen kalitede almanız mümkün olmaz. Çanağı tam gereken büyüklükte seçmek de göründüğü kadar kolay değil. Çünkü herhangi yayının bulunduğunuz noktadan en az ne büyüklükte bir çanakla alınabileceği sabit bir bilgi değildir, zamanla tercih ettiğiniz kanallar veya uydudan alınabilme koşulları değişeceğinden uzun vadede elinizdeki çanağın kullanılma riskini tümüyle sıfıra indirebilecek bir seçim hemen hemen mümkün değildir. Bize göre seçeceğiniz yöntem aşağıdakilerden biri olmalıdır. Izlemek istediğiniz kanal az bilinen, (örneğin Japon NHK Premium gibi) bir kanalsa bu durumda bu kanalı iki yıldır 1,5m çapında bir çanakla izlemekte olan bir arkadaşınız veya uyducunuz yakın dönemde herhangi bir değişikliğin sözkonusu olup olmadığını veya bu büyüklüğün ne derece yeterli olduğunu size oldukça doğru bir şekilde söyleyebilir. Öte yandan genel amaçlı bir seçim yapmak ve fazla abartmamak kaydıyla seçeneklerinizin olabildiğince fazla olmasını istiyorsanız size maliyetini de dikkate alarak 1.5m veya 2.0m hareketli bir sistem seçebilirsiniz. Bu size sisteminizin diğer özelliklerine de bağlı olarak en az 1000'den fazla kanal yayın alma imkanı verecektir. Ancak böyle bir sistemin teknik gerekleri oldukça ayrıntılı olacağından kullanıcı olarak kendinize, servis için de uyducunuza güveninizin tam olması gerekir. Ayrıca yine de böyle bir sistem türkiyeden izlenebilen tüm kanalları izlemek için yeterli olmayacaktır.

Sadece Türk kanallarını izlemek için 60cm tek çanaklı ucuz (analog) bir sistem veya daha büyük çaplarda 2-3 çanaklı bir sistem seçebilirsiniz. Sabit çapları 60-150cm arası 2-4 çanaklı türk ve yabancı yüzlerce kanaldan oluşan analog ve digital bir sistem de seçebilirsiniz.
Çanakların sabit olması arıza olasılığını azaltacak, herhangi arıza durumunda tüm kanalları kaybetme olasılığını da oldukça düşürecektir. Çok özel durumlar dışında 200cm den büyük çanak kullanmanıza gerek olmaz. O yüzden çanak büyüdükçe sağladığı kazanç artışına karşılık maliyeti oldukça pahalıdır.

Eğer size gereken çanağın çapını daha profesyonel bir yöntemle belirlemek 'mizden size gereken uyduya ait frekansı uydu frekans sitelerindeo uydudaki almak istediğiniz kanalın önüne geliniz. Kanal adının bulunduğu satırın sağdan ikinci (beam = hüzme) hanesindeki kelimeye tıkladığınızda o frekansın yayınlandığı hüzmenin ayak izi tablosunun bulunduğu sayfaya ulaşırsınız. Bu üzerinde EIRP çizgilerinin bulunduğu bir harita parçasıdır. Bu haritada sizin bulunduğunuz yer hangi çizginin içinde kalıyorsa o çizgiye ait dBW değerine bakınız. Bu değerden aşağıdaki tabloya göre size gereken çanak çapına ulaşabilirsiniz. Ulaştığınız çanak çapı çok kesin olmamakla birlikte size bir fikir verecektir.
Çanak seçerken belki de en öncelikle dikkate alınması gereken şey çanağın koyulacağı yerdir. Örneğin İstanbul gibi tepelerden oluşan bir kentte ve bu tepelerden birine yakın oturuyorsanız, çanak kuracak yer olarak da çatı gibi açıkta ve yüksekte kalan bir yer seçmişseniz o zaman 3mm aluminyumdan sıvanmış bir çanak kullanmayı aklınıza bile getirmemelisiniz.
Gerçi bu çatılardaki 10mm demiri birkaç sene içinde eritip bıçak ucu kadar sivri çöp kadar dayanıksız hale getiren asit rüzgarlarına karşı korozyon mukavemeti bakımından aluminyum saça göre çok daha dayanıklıdır ama lodos veya bir başka kuvvetli rüzgar birkaç kuvvetli sarsışta söküp alamaz ise vibrasyon etkisiyle zaman içinde yorup bağlantı noktalarını lime lime eder yırtıp alır. İyi sıkılmamış yaysız bir vida bulduğunda döndürerek açar ve söküp atar. Sonuç olarak böyle ince bir çanağın birkaç sene dayanması bile neredeyse mucize olur. Rüzgar gücünün etkisini önemli ölçüde zayıflatan perfore (delikli) saçtan yapılma (mesh tipi) çanaklar ülkemizde zor bulunmaktadır. Bunların da düşmanı üzerindeki en dayanıklı epoksid boyayı geçebilirse alttaki saçı hemen yiyerek delikleri kocaman hale getirip çanağı öldüren asit rüzgarıdır. (Bu rüzgarların yaptıklarını görünce insan ciğerlerimizin nasıl olup da bu havaya delinmeden dayanabildiğine şaşırmadan edemiyor.) Rüzgarlı yöreler için ülkemizde önerebileceğimiz tek uygun alternatif CTP (cam takviyeli polyester) antenlerdir. Asit rüzgarlarına ve orta şiddetteki rüzgarlara karşı inanılmaz derecede dayanıklı olan bu çanakların da zamanla içine nem işlemesi, sıcak ve soğukla bu gözeneklerin çalışarak cerkot denilen kaygan en üst tabakayı alttaki metalize polyesterveya taşıyıcı tabakadan ayırması veya çanağın geometrisini (verimini) bozacak şekilde deforme olmasına yol açması söz konusudur. Üretim sırasında kullanılan teknikler ve hazırlanan polyester macunun içinde küçük hava habbelerinin kalmamış olması çanağın ömrü bakımından son derece belirleyici olmaktadır.
Çanak cinsi derken, üzerine monte edildiği ayak (mount) yapısının da son derece önemli olduğunu. Bazı tiplerin çok kısa sürede korozyona uğradığını vidaların bulunduğu yere kaynadığını, kaynak yerlerinden içeriye doğru korozyon işleyerek dayanıklılığını yok ettiğini çevre felaketi bir çöp hale geldiğini belirtelim.
Uygulama zorluklarına rağmen uygun durumlarda düşey duvara L ayakla montajın (rüzgar v.s avantajları bakımından) tercih edildiğini, çanak seçimi sırasında bu imkanın da gözönünde bulundurulması gereğini hatırlatalım.
Çanak Verimi

Alacağınız çanağın verimli olup olmadığını nasıl anlarsınız? Kokusuna bakarak, cebinizden kumpas, metre çıkarıp şurasını burasını ölçerek, f/D oranına bakarak, en iyi markanın hangisi olduğunu öğrenerek, Metal, offset, ithal, beyaz oluşuna bakarak, satıcıya çanağın kazanç dBi degerini, etkinlik yüzdesini sorarak, dökümanından bakarak? Kestirmeden cevabı söyleyelim. Anlayamazsınız.
Satıcınız size satmak istediği çanağın en iyisi olduğunu, *** marka olanların, offset olanların, ithal olanların, TV şirketlerinin satın aldığı modellerin en iyisi olduğunu söyleyecektir. (Araba alırken “doktordan” olması gibi “TV şirketlerinin tercih ettiği” çanağın da sizin için en uygun olması akla yakın görünse de biraz dayanaksız gelmektedir.)
Satıcınızın ve hatta çanağınızın üreticisinin çanağın etkinlik yüzdesi ve kazancı gibi teknik değerleriyle arası pek iyi değildir. Çanağa ilişkin (şayet bulabilirseniz) teknik dökümanların hazırlanışından bunu kolayca anlayabilirsiniz. Bunları ölçen bağımsız tüketici kuruluşları hatta soran müşteri de pek olmadığından satıcınız bu sorunuza şayet hazırlıksız yakalanmamışsa size avrupanın SMW gibi iddialı üreticilerinin kullandığı etkinliği %70, kazancı 55cm/36dBi olduğunu söyleyecektir. (Tabii inanmazsanız siz kendiniz ölçün ?)
Gerçi kendiniz bu değerleri tam inandırıcı bir biçimde ölçemezsiniz ama kurulduğunda (biraz da kurucusuna bağlı olarak) anten kendi kalitesini ve verimini belli eder. Çanak “az-el” yönlendirmesinin, LNB odak uzaklığının ve polaritesinin tüm ince ayarlarının yapılmasından sonra aynı şekilde, aynı LNB ile aynı uydunun takatini bildiğiniz aynı yayınına sahametrenizin okuduğu sinyal şiddeti ve kalitesi için başka bir çanakla okuduğunuz değerleri karşılaştırdığınızda iki çanak arasında hangisinin daha iyi olduğu hakkında bir fikir edinebilirsiniz. Aslında sahametre her zaman için elzem de değildir. Aldığınız en zayıf analog yayındaki çapakların yoğunluğu size bu konuda bir fikir verecektir. Digital uydu alıcılarında ise zaten genellikle sinyal şiddeti ve kalitesi BER hata oranı göstergesi var. Ama, eğer işiniz buysa veya sık sık çanak kuruyor iseniz her yeni denediğiniz çanak için böyle bir karşılaştırmayı yapabilmek üzere standart olarak kullanacağınız bir LNByi elinizde tutmanız ve her uydudan belirli kanallar için daha önce ölçtüğünüz bazı değerlerin kaydını tutmanız yararlı olacaktır.
Belli başlı çanak üreticilerinin emsal özellikteki çanakları arasındaki performans farkının da genellikle ince ayarda gösterilebilecek titizliğin sağladığından çok fazla olmadığını belirtelim. Önemli farklar genellikle yanlış odak ayarı, kusurlu LNB, yanlış feed gibi farklardan kaynaklanmaktadır. En iyi şekilde üretilmiş bir çanağın bile kötü nakliye sırasında en kötü verimi sağlayacak deformasyona uğrayabileceğini hatırdan çıkarmayalım. (Çanağa profilden baktığımızda tek bir çizgi yerine 8 görüyorsak çanak deforme olmuş demektir.)
Ayrıca iyi ayarlanmış ve sabitlenmiş bir çanak sol/sağ aşağı/yukarı yönlerde kuvvetlice çekiştirmenize rağmen yayını kaybetmemeli, bıraktığınızda da eski kazanç seviyesine ulaşabilmelidir. Aksi halde çanak yeterince rijid olmadığından kısa sürede verimini kaybedip işe yaramaz hale gelebilir.
Şimdilerde DiSEqC1.2 uyumlu motorlar sayesinde artık hareketli anten mekaniğine de ayrıca ihtiyacınız yok. Sabit anten olarak aldığınız bir anteni bu motorlar sayesinde kolayca motorluya dönüştürebiliyorsunuz. Bu motorların 90, 120, 150cm çanaklar için olanları var. Çanağınızın daha büyük olmaması, ayrıca kurulacağı yerin de çok rüzgarlı olmaması gerekiyor. Soldaki resimde görülen motordan başka herhangi bir parçaya da gereksiniminiz yok. Tabii eğer digital uydu alıcınız DiSEqC1.2 uyumlu ise (şimdilerde üretilenlerin hemen hepsi uyumlu). Ancak kurma ve ayar işlerinin hiç de kolay olmadığını peşinen bilmelisiniz. Bu şekilde çanağınızdan aldığınız yayın sayısını en az 10 kat arttırabilecek bir uyducu kaç paranızı alısa alsın haketmiş olacaktır.
Özellikle saç çanaklarda üzerinde tırnakla kazınamayan epoksi tipi boya olması çok önemlidir, çünkü boya kalktığında çanak korozyona karşı hiç korunmasız kalacağından süratle işe yaramaz hale gelir. Ancak her çanağın veriminde hiçbir azalma olmadan istendiği zaman istenen renge kolayca boyanabileceğini belirtelim.


uydutvhaber den alınmıştır

digicom
07-11-2005, 03:39
güzel açıklamalarda bulunmuşsun arkadasım.iyi çalışmalar...